markalar-markalasma-konulu-makale-gorseli

Ocak sayımızla herkese merhaba; Bildiğiniz gibi 2020; başta pandemi olmak üzere tüm Dünya’da can sıkan bir dizi siyasi ve ekonomik olumsuzlukla baş etmek zorunda kaldığımız bir yıl oldu. Galiba hepimiz bir şekilde neye uğradığımızı şaşırdığımız ve hala bu hızlı değişime adaptasyon sağlamaya çalıştığımız günler geçiriyoruz. Ama hepsi bu kadar..

Hepsi bu kadar diyorum, çünkü; artık yeni bir başlangıç yapmak zorunda olduğumuzu görüyorum. Bu başlangıcın en önemli hammaddesi ise mutlaka motivasyon olmalı.

Elbette amacım size pembe senaryolar üretmek ya da tatsız günler geçirenlerimize ütopik bir yaklaşım sergilemek değil.. Ancak sadece sızlanarak bir adım bile yol alamayacağımız konusunda hepinizle hemfikir olacağımıza eminim..

Üreten, satan, hizmet sunan, yani; bir biçimde ticari hayatın bir parçası olan tüm paydaşlar aslında duruşuyla, markasıyla, stratejisiyle kendi hikayesini yazar.. Elbette bu hikayede bazen hayatın getirdiği kötü süprizlerin satırlarını da okuruz. Fakat iş dünyasının her bir ferdi, bu zor satır aralarına ismini işlemeyi başaran ve imzasıyla parlayan insanlar değil midir?..

Markalar?

Markalar da bu sıradışı motivasyonun ve hiç vazgeçmeyenlerin emekleri sonucu olarak doğarlar.

Her marka; bir dizi sesten oluşan bir isim ve birkaç renk ile bir parça geometrinin harmanlandığı bir logodur. Son derece basit bileşenlerle zihninizdeki son ve en lezzetli damla olmayı başaran markaların tüm sihri bundan ibaret midir? Kocaman bir HAYIR..

Bir eylemin değil, ancak bir sonucun ürünü olan markanın hakiki sihri; enerjisine hayranlık duyduğumuz bir genç olarak hayat bulmuş olsa da, onu değerli kılan başlıca esasla, hayat tecrübesinin yüzüne, sesine, tavrına bilgelik yüklediği olgun insan’da saklıdır..

MARKA; Yenilmez bir kahramandır.

Öyle ki; marka olmayı başarmış firmaların geçmişinde de tıpkı insan gibi bir dizi iniş-çıkış hikayesi vardır. Hayatında ne tür sıkıntılar yaşarsa yaşasın, kaç kez düşerse düşsün, her defasında kalkıp üzerindeki tozları temizlemeyi bilen, düşen silahlarını alıp yeniden mücadeleye koşan yenilmez kahramanlardır markalar..

MARKALAR; Sanatçıdır.

Dokunduğu hiç kimseye bulaştırmamak için, canı sıkıldığında yaşadığı hüznü, sancıları varken çektiği acıyı daima kontrol altında tutan, her şart altında yüzüne bir tebessüm yerleştirip, moral aşılayan insanların tutumu ne kadar asildir, öyle değil mi? Aynı asaleti yakalayan markalar da; her baktığınızda size güven ve estetik duygusu sunan sanatsal bir tabloyu çizen, faydacı bir üstattır.

MARKALAR; Sorumluluk sahibidir.

Markaların tek stratejisi yarına dair hayatta kalma planından ibaret değildir. O, aynı zamanda yarını güzelleştirecek bilinçlendirmeyi yaparak, parçası olduğu arenanın tüm paydaşlarına ilkesel olarak bağlı, sosyal çevresine katma değer üretmeye odaklı bir sorumluluk anlayışını da benimser.

MARKALAR; Yenilenmenin gelenekçisidir.

Doğayı izleyen her mucidin en önemli özelliği merak, en hayati yeteneği; analiz, en değerli eylemi ise emek‘tir. Bu 3 arkadaşın bir araya gelmesiyle yazılır bütün başarı öyküleri. Fakat başarıyı sürdürmek, başarılı olmaktan çok daha zordur. Tevafukla elde edilmiş başarılar, gerçeğe bir katkı sunmadıkları için yok oluşa mahkumdur Tıpkı markalar gibi..

Bu nedenle bir marka; yenilenmenin en ateşli savunucusu, iflah olmaz gelenekselcisidir. Daima bir taş daha koymak, daima bir adım daha atmak, daima bi çıktı üretmek için önüne bakar. Bu bir mecburiyettir, ancak doğal gelişir. Araç kullanırken de 3 saniyeden fazla dikize bakmayız mesela.. Yoksa ne olacağını hepimiz iyi biliriz..

Tüm bu ifadelerden sonra vermek istediğim mesaj şudur: Türkiye’nin popüler gündeminin arka planında kalan en büyük ihtiyaçlarından biri; ürün ve hizmet bandında Dünya çapında kendini kanıtlamış markalara olan gereksinimi son derece elzem bir milli hayal ve hedeftir.

Çeşitli sektörlerde bu amaca ulaşan ve yaklaşan yerli firmalarımızın artmasının verdiği heyecanı neden elektrik ve aydınlatma sektöründe de yaşamayalım?

Öyleyse haydi; ilkeli hedeflere yürüyerek, başarılı işlere imza atacağımız yepyeni bir 2021 vizyonunu birlikte inşaa edelim. İnançla ve Sevgiyle..

 

1983 İstanbul doğumlu olan Nurşah Sunay aslen Of’ludur 🙂 Elektrik Aydınlatma sektöründe reklam satışı, marka danışmanlığı, sektörel fuar hizmetlerine kadar olan tüm Satış-Pazarlama birikimini, 2010 yılında kurduğu Sektörüm Elektrik Aydınlatma Dijital Dergisi’ne taşıyarak sektöre önemli katkı sunan bir medya organı oluşturmuştur. Farklı disiplinlerde bilgi edinmeyi kişisel ilgi alanı olarak benimsemiş; Ekonomi alanında Sermaye Piyasası ve Menkul Kıymetler Borsası, Dinler Tarihi alanında İlahiyat ve Gazetecilik alanında Yeni Medya lisans ve ön lisans eğitimlerini tamamlamıştır. Evli ve 4 çocuk annesi olan Nurşah Sunay, tüm mesleki faaliyetlerini, Sektörüm Dergisi’nin Dijital Medya Direktörlüğünü de üstlenen eşi Serdar Sunay ile birlikte yönetmektedir.