dijital-donusum

“Dijital dönüşüm”, var olan geleneksel yapının, elektronik dünya şartlarına göre düzenlenerek, aktif hayata geçirilme biçimidir..

Bir örnek üzerinden gidelim; su satıyorsunuz. En iyi fiyata en kaliteli ürünü sunuyorsunuz. İşletmenizin sürekli müşterisi olan üç beş tane de kervancı var ve durumunuz pek de fena değil. Halbuki dijital dünyada ‘aslında’ ürünlerinize, iş yaptığınız bu potansiyel dışında ihtiyaç duyan çok daha büyük bir kitle var..

Dijital dönüşümün getirisi bu fırsatı gördünüz. Öncelikle bakış açınızı genişletebilmek ve bu potansiyele ulaşmak için internetten bilgi aradınız, bulduklarınızı kıyasladınız, şaşırarak devam ettiniz incelemelere.. Bu arada ufak ufak narkozu da aldınız tabi..

Narkozun diğer adı mobil teknoloji..

Eskilerin “aptal kutusu” dedikleri TV vardı. Sonra onu internet izledi. Bir süre sonra gelinen noktada neredeyse tüm özel&ticari ilişkilerin dijitalleşmiş halini cep telefonu sörfünde gördünüz. Muazzam bir çöplük yığınından bilgi çıkarıp analiz etmeye çalışan biri olarak artık siz, akarsuda altın elemeye başladınız bile. Su tüccarı hikayemizin devamında artık siz;

  • Yeni açılan dijital pencere ve kendi üretim kapasitesini ölçüyorsunuz,
  • Kervanları küstürmeden, okyanus köşelerindeki ya da kutuplardaki olası müşterilerinizi dijital dünyada görüp, araştırabiliyorsunuz.
  • Doğru reklam verme yöntemlerini bir kaç tecrübeden sonra edindiniz.
  • Artık çölün ortasında bir su dükkanı değil, tüm ihtiyaç sahiplerinin olası tedarikçisisiniz.

Başka örnekler yaratalım mı? Taksici olsun mesela.. ya da sanayici.. eğitimci.., anahtarcı.. modelist.. fabrikatör.. Sonuç değişmeyecek. Küçücük bir kutu gibi görünüyor olsa da cep telefonları, dünya nüfusunun teknolojiyle en güçlü etkileşen tarafı..

Maalesef o dünyanın içinde, bazen ölüm tehlikesini bile görmeden karşıdan karşıya geçip, yemek pişirip, şirket yönetip, kararlar veren bağımlı ve farkındalıksız bir dünyaya dönüşüp- dönüştürüyoruz.. Çocuk bakıcıları, hakimler, öğretmenler.. ve dahası.. İtiraf etmek gerekirse bu çok tehlikeli bir aşı.

Bu tehlikelerin arasında su satışlarınızın artmasını istiyorsanız dönüşümün farkında olmak ve hangi mecrayı nasıl kullanacağınızı bilmek zorundasınız. Mesela, facebook kanalını fazla zorlarsanız, (ki bu hata çok yapılır) kervanlarınız susuz kalır ve sizi terk eder.

Hedef kitlenin kimine Linkedin’de (üst düzey yönetici), kimine Facebook’ta ulaşırsınız (al/sat-toptancı). Burada da farklı dinamikler, dolayısıyla farklı dillere sahip bambaşka dünyalar var.

Dijital dönüşümü görüp, tesisinizi, dijital yüzünüzü (Google’da ben kimim?) ve tüm sistemlerinizi uyumlu hale getirmek zorundasınız.. Sevip-sevmemek, onaylayıp-onaylamamak kişisel yorumdur. Ancak bu mecraları gerektiği kadar ve olması gerektiği gibi kullanmaktan başka bir yolunuz yok. Unutmayın kidenge”; canlılar ve tüm sistemler için her zaman en önemli prensiptir.

Ya bilginizi, emeğinizi, işinizi eritecek ya da elektronik dünyanın farkına varıp harekete geçeceksiniz.