uv-c-ultraviole-lambalar-ve-saglik-2

UV-C ışınlı lambalar, sağlığımızı tehdit eden riskleri hafifletir mi? Öyleyse, nasıl hafifletebilir? Bu konuyu bende merak ediyordum. Biraz irdeleyelim mi?

Aklımıza, Ultraviyole(UV) nedir ? sorusu geliyorsa, biraz teknik olmakla beraber; kısaca radyasyon, yani güneşten gelen ışık enerjilerinden biridir diyebiliriz.

Güneş, bilinen tanımıyla elektromagnetik spektrum adlı bir dizi enerji yayar. Bu enerjinin şekilleri, dalga boylarına göre sınıflandırılır. En kısa dalga boylu olanı radyasyon, aynı zamanda en fazla enerjik olanıdır.

UV radyasyon; 320-400 nm arasında UV-A, 280-320 nm arasında UV-B ve 200-280 nm arasında UV-C olmak üzere üç kategoride sınıflandırılır. UV-C ışını, sağlık sektöründeki pozitif katkısı dolayısıyla bizi ilgilendiren kısmıdır.  

Ultraviyole (UV) ışık, gözle göremeyeceğimiz kadar mavi bir ışıktır. Dalga boyu 100 nm ile 400 nm arasındadır. Işık tayfında, röntgen ışığından önce, mordan sonra gelir. Renk Sıcaklığı-Kelvin konulu içeriğimize göz atınız.

Bu nedenle morötesi ışık adı da verilir. Doğadaki ana kaynağı Güneştir. Güneşten dünyamıza gelir fakat atmosferde önemli bir kısmı tutulur. Dezenfektan özelliklidir ki, zaten konumuzda bu kısmı ile ilgilidir.

Bahsettiğim üzere, UV-C ışınları, insan gözünün göremediği 200 – 280 nanometre (nm) dalga boyu aralığındadır. 253,7 nm dalga boyunda mikroorganizmaların DNA’larını bozup onları zararsız hale getirerek dezenfeksiyon veya sterilizasyon amacıyla kullanılabilir.

Tabii, DNA ‘dan ve RNA’ dan (Ribo Nükleik Asit) parça kopmalarına ve mutasyonlara sebep olması dolayısıyla etkilidir ama bildiğimiz, kanserojen bir ışıktır. RNA’dan urasil kopartır. Urasil, RNA’nın yapısındaki dört bazdan birisidir. Böylece protein sentezini de durdurur. Bu ışığın mikrop öldürücü etkisi buradan gelir.

Güneş kaynaklı UV ışını, teknik olarak üretilebilmektedir. O nedenlede hayatımıza, doğru kullanımlı olumlu etkileri ile hizmet verebilmektedir.

UV ışınların Herpes virüslerini (uçuk) saniyeler içerisinde yok edebildiği, Tüberküloz (verem) mikrobunda ise15-20 dakika içinde etki gösterdiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.

Bu ışıkları hayatımızda en çok; hastanelerde, diğer medikal merkezlerde (dişçi gibi) ve hayatımıza dokunan kısmıyla kuaförlerimizde, traş malzemelerini sterilize etmede kullandıkları mini bir mutfak fırını görünümlü olan, sterilizasyon ünitesi içinde görmekteyiz.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından Pandemi olarak tanımlanan koronavirüs (COVID-19), dünyamızın dört bir yanında pek çok ülkeye sıçramış durumda.

Bu ülkelerde, hastane ve diğer sağlık kuruluşlarında hastaların tedavisi gece gündüz, yoğun bir şekilde devam ediyor. UV-C lambaları, insanları doğrudan tedavi edemese de, önemli katkıları olabiliyor.

Peki nasıl kullanılırsa ne etkisi olur ?

UV-C ışınları ile sudaki, havadaki ve yüzeylerdeki virüs, bakteri ve küfler yok edilebilir. Hastanelerde, diğer sağlık kuruluşları ve okul gibi kamusal alanlarda, uçak, tren, gemi vb. mekanlarda (geceleri veya ortamda kimse kalmadığında) UV-C lamba mekanizmaları kurulabilir.

UV-C ışınlarıyla temizlik saatleri belirlenerek virüsler etkisiz hale getirilebilir. Bu uygulama, hem bugün hem de gelecekte hastaların iyileşme sürecinde olası komplikasyonlara yol açabilecek virüsleri de ortadan kaldıracaktır.

Burada ortam sterilizasyonu yapılabildiği gibi, tedavi süreçlerinde kullanılan tüm araç, gereç, kıyafet vb. ekipmanlar da, yine steril bir odada kimsenin girmediği bir zaman diliminde, UV-C ışınlı lambalar ile dezenfekte edilmesi sağlanabilir.

Bu kapsamda, yapılan çok güncel bir araştırmaya göre; UV-C ışınları, yüzeylerin üzerindeki COVID-19 virüsünü etkisiz hale getirebilir ve gelecekte yeni virüs salgınlarının çıkma riskini düşürebilir.*

Güvenli olması için UV-C lambalar, mutlaka uzman profesyoneller tarafından kullanılmalıdır. Kullanım sırasında ışınlar zarar verebileceği için gözler ve cilt örtülmelidir.

İnsanlar, UV-C ışınlı lambaları asla kendilerinde veya hayvanlarda kullanmamalılar. Aksi takdirde göz ve deride ciddi hasarlar görülebilir. Eğer bu ışık göze doğrudan temas ederse,görme kaybı ile sonuçlanabilir. Bu ışığın gözlerde yaptığı hasarı onarmak zordur.

Bu ışığa direk maruz kalan insanda (eritrositleri parçalanabileceği için) anemi olması söz konusu olabilir.

Ultraviyole ışık derimizi, önce esmerleştirir, uzun süre maruz kalınırsa yakar. Güneşlendiğimizde, derimizde oluşan esmerleşmenin sebebi bu ışıktır. Güneş yanıklarının sorumlusu da bu ışıktır.

Ozon tabakasının önemi burada ortaya çıkıyor. Güneşten gelen ultraviyole ışıklar, atmosferden geçerken bir kısmı süzülerek, engellenmiş olur.

Ancak son zamanlarda ozon tabakasındaki delik sebebiyle insanlar üzerine daha fazla ultraviyole ışık gelmektedir. Bu sebeple, güneş ışınlarına uzun süre direk maruz kalmanın risklerine dikkatinizi çekerim.

Korona virus dolayısıyla, dünya üzerindeki insan popülasyonlarının izolasyonu sürecinde, üretim ve sanayilerin bir müddet durduğu yerde, ozon tabakasının kendini onarımı olası olabilir. Bu virüse bağlı yaşadığımız izole hayatla, belki de ironik biçimde yerküreye olumlu etki edecek olabiliriz.

Sonuç itibariyle,

  • UV-C lambalar, doğru ellerde ve doğru kullanılırsa sağlığa katkısı olduğu ortadadır.
  • UV-C ışınlı lamba kullanan herkes, güvenlik talimatlarına harfiyen uymaları kendi sağlığı için önemlidir.,

1 Mayıs İşçi  Bayramımız, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız ve Ramazan Bayramımız kutlu olsun. Yaz aylarına bir adım daha yaklaşırken, güneş dolu sağlıklı günler dilerim.

* UV-C ışınlarının, bakteri ve virüslerin yok edilmesinde ne kadar etkili olduğunu ortaya koyan mikrobiyoloji araştırması.