Şirketimizin yeni araç ihtiyacı nedeniyle yaptığı toplantıda elini yukarıya kaldırıp “alınacak araçların tamamı elektrikli ve TOGG olmalı” diyen kişi bendim. Elimi kaldırırkenki özgüvenim; etrafımdaki elektrikli araç kullanan insanların geri bildirimleri ve içten yanmalı motorların devrinin kapandığına olan inancımdan geliyordu.

Bu ayki yazımı, iki aydır aktif olarak kullanma fırsatı bulduğum, 29 Ekim 2022 günü üretim bandından ilki inen ve Mart 2023 tarihlerinde teslimata başlanılan, yaklaşık 3 yıldır yollarda olan yerli ve milli aracımız (gururumuz) TOGG üzerine yazmak istedim. En baştan şunu özellikle belirtmek isterim ki; yazacaklarım bir şikâyet yada övgü listesi değil bizzat bendenizin edinmiş olduğu (gerçek kullanıcı) deneyimlerinin samimi bir özetidir.

İki aylık kullanım sürecimde Togg’un birçok alanda ne kadar doğru bir vizyonla yola çıktığını gördüm. İhtişamı, sürüş konforu, sessizliği, yol tutuşu, tasarımı gerçekten muazzam, takdire şayan. Ancak bazı konularda “biraz daha olgunlaşması gerektiğini” düşündüren detayları gelin biraz konuşalım. Tabiki her eleştirinin her zaman dikkate alınmadığını/alınmayacağını biliyorum. Mamafih, gereken iyileştirmelerin yapılacağına inanarak buraya not düşüyorum.

Özellikle yazılımı, TOGG’un en güçlü iddialarından biri olmasına ve bildiğim kadarıyla üç kez güncellenmesine rağmen, zaman zaman kullanıcıyı şaşırtıp zorluyor. Multimedya ekranlarında yaşanan (kısa) süreli donmalar, ön veya geri görüş (park) kamerasının geç açılması ya da bağlantı sorunları, teknoloji merkezli bir araçtan beklenen akıcılığı zaman zaman sekteye uğratıyor. Bunlar büyük problemler değil belki ama kusura bakmayın, sürekli yaşandığında algıyı etkileyen küçük ama önemli detaylar.

Sürüş destek sistemleri genel anlamda güven verici olsa da, bazı durumlarda gereksiz uyarılar veriyor, bu uyarılar ve tepkiler 3 kademeli olarak ertelenebiliyor.

Şarj tarafında ise (Trugo) ve diğer istasyonların şehir içlerinde genelde dolu ve yetersiz olması, bazı istasyonların aktif çalışmaması ya da vaat edilen şarj hızlarına her zaman ulaşılamaması ayrıca ele alınması gereken bir konu.

Bu gururun iç aksamına çok bir şey dersem sanki haksızlık etmiş olurum.  Plastik aksamlar  tek başına büyük kusurlar değil; sadece “daha iyisi olabilirdi” duygusu tırmalıyor zihnimi.

Gelelim servis tarafına… İyi niyet ve çaba net şekilde hissediliyor. Ancak özellikle yazılım temelli sorunlarda çözüm süreçlerinin uzaması ve “ileride gelecek güncellemeyle düzelecek” yaklaşımının sık kullanılması, (beni ziyadesiyle rahatsız etti), kullanıcıyı belirsizlikte bırakıyor. Elektrikli araçlarda servis anlayışının, klasik otomobil servis mantığından farklı ele alınması gerektiği burada net şekilde görülmeli. Bana göre tüm bu deneyimler şunu gösteriyor:Bilinmeli ki TOGG sadece bir otomobil değil; yazılım, donanım ve hizmetin birlikte çalıştığı bir akıllı teknoloji ürünü.

Bu nedenle yazılım güncellemelerinin daha kapsamlı test edilmesi, kullanıcı geri bildirimlerinin daha hızlı ve şeffaf şekilde değerlendirilmesi, servislerin elektrikli araç ve yazılım uzmanlığı konusunda daha da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Şarj altyapısının sürekli izlenmesi, sorunlu istasyonlara hızlı müdahale edilmesi ve kullanıcıya daha net bilgilendirme yapılması, elektrikli araç deneyimini ciddi manada yukarı taşıyacaktır. Mükemmelliğin ayrıntıda gizlendiği gerçeği ile küçük detayların büyük algılar yarattığı unutulmamalI hatta en çok akılda tutulmalı..

“Yiğidi öldür, hakkını yeme..”

Son Söz: Mart 2023’ten bugüne toplamda yaklaşık 90.000 araç teslim edilmiş durumda. Bu sayı bile tek başına büyük gurur, köklü global markaların at başı birbiri ile yarıştığı elektrikli araç pazarında isminden söz ettirmesi TOGG’un bu oyunda bende varım sedasıdır! Hasılı kelam, TOGG, Türkiye’nin sadece bir otomobil markası değil; gururu, cesareti ve vizyon iddiasıdır.

Bu nedenle beklenti de yüksektir, eleştiri de…Ancak bu eleştiriler (ben nazarında el hak öyle) köstek olmak için değil; daha iyisini hak ettiğimiz için yapılmalıdır/ yapılmaktadır. Bugün aynı toplantı yine yapılsa, ben yine elimi kaldırır mıyım? Evet…

Vesselam…

 

Harun Yerlikaya
Çiftçi bir ailenin üçüncü çocuğu olarak, ülkemizin tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ünlü şehri Konya’da dünyaya geldi. Selçuk ve Anadolu Üniversitelerinde Kamu Yönetimi ve Siyaset ile İşletme ve Hukuk alanlarında eğitim aldı. 2007 yılında İstanbul’da başlayan iş hayatı, farklı sektörlerde kazandığı tecrübelerle şekillendi ve yönetici pozisyonlarında ilerledi. Beş yıl önce, X Koren Electric ile başladığı yolculuk ise her geçen gün başarı ve özveri ile devam ediyor. Yoğun iş temposunun içinde, fırsat bulduğu vakitlerde ailesi ile birlikte doğada vakit geçirmekten keyif alan, hem bedenen hem de ruhen yenilenmek üzere sahilde ya da ormanda uzun yürüyüşler yapan, seyahat, spor ve müzikle ilgilenen, İstanbul’un bitmeyen tarihi ve kültürel zenginliklerini ihmal etmeyen birisidir. Genel olarak iş hayatı dışındaki uğraşları ki özellikle huzur bulduğu şeyleri yapmanın yaşam kalitesini artırdığına ve iş hayatındaki yaratıcılığını beslediğini inanmaktadır. Profesyonel ve kişisel yaşamında sürekli bir gelişim ve yenilik peşinde olan, kaliteli bir yaşam sürmenin ve sağlıklı bir şekilde yaşlanmanın yolunun bu şekilde olduğuna inanmaktadır.