Maalesef “insanın korktuğu başına gelir” sözü tüm soğukluğu ile sizi bulabiliyor!

Bazen tüm olasılıkları düşünüp gerekli tedbirleri aldığınızı düşünürsünüz! Oysaki gözden kaçan ve/veya tahmin edemediğiniz bir nokta telafisi mümkün olmayan sonuçlar ile sizi yüzleştirir!

Neden bu cümleler ile giriş yaptım diye merak ediyorsunuz!

Geçtiğimiz aylarda Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in elim bir kaza sonucu vefat ettiği haberi düşmüştü ajanslara! Olayın oluş şekli netleştikçe konu tam da bizim sektörümüze, hatta üretimini yaptığımız, lokomotif ürünlerimizden “kaçak akım algılama rölesinin” kullanılmaması, çalışıp çalışmadığının kontrol edilmemesi üzerine yoğunlaştı.

Tabii bu sayıda bu üründen bahsetmemin benim için özel bir nedeni daha var. Geçtiğimiz hafta telefonum ısrarla farklı birçok yakınım tarafından aynı anda aranınca hissettim ki kötü bir haber var! Nitekim çok geçmedi ki çocukluk arkadaşım, iş yerinde elektrik kesintisinin nedenini anlamak için elektrik panosunun kapağını açmış, dokunduğu anda akıma kapılarak hayatını kaybetmişti.

Henüz 40 yaşında… İki küçük kız çocuğunun babası, pırlanta gibi bir insanı, “bile isteye alınmayan bir tedbirsizlik” hayattan, sevdiklerinden, eşinden ve evlatlarından koparmıştı.

Derinden sarsıldım… Tarif edilemez bir üzüntü içindeyim. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve geride kalan tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum…

Oysa çok olmadı ulusal bir televizyon kanalında üzerine konuşalı. Ülkemizde her yıl meydana gelen her dört iş kazasından bir tanesi elektrik kaynaklı demiş, bazı veriler paylaşmıştım.

Peki neden bu kazalar oluyor ve gerekli önlemleri alıyor muyuz?

Tabii ki almıyoruz! Her alanda olduğu gibi, yazılı mevzuatımız gerekli ceza-i müeyyideler ile donatılmış durumda! Ancak denetimler yetersiz! İnsanımız bilinçsiz! Ne yazık ki nasihatten değil, musibetten ders almakta ısrar ediliyor!

Elektrikten kaynaklı kazaların (ölümlerin, yaralanmaların, yangınların) çoğu gerekli sertifikasyona haiz ürün kullanılmamasından ve akım düzensizliğinden kaynaklanmaktadır.

Bu sayıda yukarıda bahsettiğim iki güzel insanı hayattan koparan nedenden, kaçak akımı algılama rölesinin öneminden biraz bahsedeceğim…

Peki nedir bu Kaçak Akım Algılama Rölesi? Ne İşe Yarar?

Kaçak akım algılama rölesi, belki de günlük yaşantımızda adını çok sık duymadığımız ama varlığı bir hayat kurtarıcı niteliğinde olan bir güvenlik ekipmanıdır.

Basitçe ifade etmek gerekirse; elektrik tesisatında oluşabilecek herhangi bir kaçak akımı algılayarak sistemi devre dışı bırakır ve kullanıcıyı elektrik çarpmasına karşı korur.

Yani:

  • Duş alırken elektrikli şofbenden kaçak oluşursa,
  • Çamaşır makinesinde oluşabilecek bir izolasyon arızasında,
  • Sanayi tesislerinde kullanılan yüksek güçlü makinelerin bağlantılarında oluşabilecek risklerde, kaçak akım rölesi müdahale eder ve enerjiyi keserek ölümlü ya da kalıcı hasarlı kazaların önüne geçer.

Bu cihazlar, milliamper (mA) seviyesinde bile hassasiyetle çalışır ve bu sayede ölümcül riskleri daha oluşmadan bertaraf eder.

Ne yazık ki birçok yapıda ya hiç kullanılmıyor ya da kurulmuş olsa bile yıllar içinde kontrol edilmediği, test edilmediği için devre dışı kalmış oluyor. Tıpkı bahsettiğim olaylarda olduğu gibi…

Bilinç, Denetim ve Zorunluluk

Sadece kaçak akım rölesi değil, tüm koruyucu sistemler hayatımızı güvence altına almak için var. Ancak çoğu zaman “bize bir şey olmaz” düşüncesiyle ihmal ediliyor.

Bir cihazın maliyeti yüzlerce, belki binlerce lira olabilir ama koruyacağı hayatın değeri biçilemez!

Elektrik içeren her ortamda ,evde, ofiste, fabrikada, okulda  bu sistemlerin zorunlu olarak kurulması ve düzenli olarak test edilmesi gerektiği artık bir tercih değil, hayati zorunluluktur!

Eğer bu yazıyı okuyorsanız, evinizde ya da iş yerinizde kaçak akım rölesi var mı, çalışıyor mu diye lütfen kontrol ettirin!

Unutmayın; bazı hataların telafisi yoktur!

Son Söz

Hayatımızdaki en büyük hatalardan biri, güvenliği bir lüks olarak görmek…Oysa ki en temel hakkımız yaşamak!

Kıymetli bir kardeşimi, ülkemizin değerli bir yöneticisini ve belki de adını bilmediğimiz yüzlerce insanı sadece bu küçük ama hayati cihaz kullanılmadığı için kaybettik.

Artık musibetten değil, nasihatten ders almanın zamanı gelmedi mi?

Görüşmek dileğiyle…

Harun Yerlikaya
Çiftçi bir ailenin üçüncü çocuğu olarak, ülkemizin tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ünlü şehri Konya’da dünyaya geldi. Selçuk ve Anadolu Üniversitelerinde Kamu Yönetimi ve Siyaset ile İşletme ve Hukuk alanlarında eğitim aldı. 2007 yılında İstanbul’da başlayan iş hayatı, farklı sektörlerde kazandığı tecrübelerle şekillendi ve yönetici pozisyonlarında ilerledi. Beş yıl önce, X Koren Electric ile başladığı yolculuk ise her geçen gün başarı ve özveri ile devam ediyor. Yoğun iş temposunun içinde, fırsat bulduğu vakitlerde ailesi ile birlikte doğada vakit geçirmekten keyif alan, hem bedenen hem de ruhen yenilenmek üzere sahilde ya da ormanda uzun yürüyüşler yapan, seyahat, spor ve müzikle ilgilenen, İstanbul’un bitmeyen tarihi ve kültürel zenginliklerini ihmal etmeyen birisidir. Genel olarak iş hayatı dışındaki uğraşları ki özellikle huzur bulduğu şeyleri yapmanın yaşam kalitesini artırdığına ve iş hayatındaki yaratıcılığını beslediğini inanmaktadır. Profesyonel ve kişisel yaşamında sürekli bir gelişim ve yenilik peşinde olan, kaliteli bir yaşam sürmenin ve sağlıklı bir şekilde yaşlanmanın yolunun bu şekilde olduğuna inanmaktadır.