ICC’nin bir örnek ticaret kuralları, ICC (“International of Chamber”) tarafından dünya ticaretini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen ve yıllardır ticaret ile uğraşan bütün tarafların hizmetine sunulan düzenlemelerdir. “Bir Örnek Kurallar” veya eski tabirle “Yeknesak Kurallar” olarak bilinen bu düzenlemeler iç ve dış ticarette kullanılabilir, ancak daha çok dış ticarette kullanıldıkları için “Uluslararası Kurallar” olarak bilinirler.  ICC’nin Birörnek kuralları, ihtiyaç üzerine çıkarılmalarına karar verildikten sonra, bu amaçla ICC tarafından çalışma grubu kurulur, uzman kişilerden kurulu bu çalışma grubu veya grupları milli komiteler aracılığıyla sorunları belirlerler. Sorunlar tespit edildikten sonra ihtiyaca uygun taslak metinler hazırlanır ve milli komiteler aracılığıyla ülkelerin görüşlerine sunulur.

Ülkelerden gelen görüşler dikkate alınarak son taslak hazırlanır ve yine milli komiteler aracılığıyla son görüşler alınarak son şekli verilir. Son olarak ICC tarafından altı ayda bir yapılan uluslararası toplantıların birinde oylamaya sunulur, eğer çoğunluk sağlanırsa yayınlanır ve yürürlüğe konulur. Şimdiye kadar yayınlanan ve kullanılan bu kuralların en çok bilinenleri ve yaygın kullanımda olanları,  Teslim Şekilleri ile ilgili olan INCOTERMS, Garanti Akreditifleri (standby Letter of Credits) ile ilgili olan ISP (International Standby Practices), Akreditifler (Letter of Credits, Documentary Credits) ile ilgili olan “Akreditiflere İlişkin Bir Ornek Usuller ve Uygulama Kuralları” (“Uniform Customs and Practice for Documentary Credits” – “UCP 600”), Tahsiller (Collections) (Vesaik Mukabili) ile ilgili olarak “Tahsiller İçin Bir Örnek Kurallar” (“Uniform Rules for Collections” – “URC 522”) ve Garantiler ile ilgili olan Garantilere İlişkin Bir Örnek Kurallar (“Uniform Rules for Demand Guarantees” – “URDG 758”) dir.  ICC kuralları dünya çapında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. ICC kurallarının tüm dünyada çok yaygın olarak kullanılması beraberinde bazı yanlış anlamaları da getirmiştir.

Birçok kişi tarafından bunların bir yasa veya yaptırımı olan düzenlemeler olduğu sanılır, oysa durum bundan farklıdır, bu kurallar dünya ticarettini kolaylaştırmak amacıyla ICC tarafından kural haline getirilen standart uygulama ve geleneklerdir. Ticari faaliyettin içerisindeki taraflar sözleşmelerini bunlara tabi tutarak bunları sözleşmelerinin parçası haline getirirler, böylece her defasında mazbut bir sözleşme imkanı elde ederken sözleşmelerine aynı benzer bilgileri tekrar tekrar yazma zahmetinden de kurtulurlar. Bu kurallar tüm dünyada ticari camia tarafından çok iyi bilindiği ve yeknesak oldukları için yabancı ülkelerde bulunan kişilerle sözleşme yapmak çok daha kolay olur. Aslında bu kurallar birer şablondur, sözleşmeye eklendiğinde sözleşmenin parçası olurlar, bazı maddeleri ihtiyaca göre değiştirilebilir veya uygulama dışı bırakılabilirler.

ICC’ nin uluslararası bir örnek kuralları standart sözleşmeler ile benzerlik gösterdikleri halde standart sözleşmelerden farklı olarak sözleşmenin ta­mamını değil, bir parçasını oluştururlar ve sözleşme serbestisi kapsamında atıf (“incorporation”) yapılarak sözleşmeye eklenerek sözleşmenin parçası haline getirilirler. Bir örnek kuralların dünya çapında itibar ve kullanım alanı vardır, bu bakımdan hernekadar bir Lex Mercatoria gibi görülürlerse de iyi bir kaynak olmakla birlikte bir Lex Mercatoria değildirler.

Tarihi gelişime baktığımızda bir örnek kurallar veya eski deyimiyle yeknesak kurallar ilk olarak teslim şekilleri ve akreditiflere ilişkin kurallar olarak karşımıza çıkmaktadır. Birinci dünya savaşından sonra ticaret hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Birinci dünya savaşından sonra ticaretin hızlı bir gelişme göstermesi ICC’ nin bu konuda çalışmalar yapmasına neden olmuştur. ICC dünya ticaretini kolaylaştırmayı kendisine misyon olarak kabul ettiği için bu amaçla bazı taslaklar hazırlamıştır. İlk olarak 1929 yıllında ortaya çıkan taslaklar sadece birkaç Avrupa bankası tarafından kullanılmıştır. ICC tarafından akreditiflere ilişkin çıkarılan ilk kurallar 1933 tarihli 82 sayılı kurallardır.  ICC’ nin Viyana’ daki 7.kongresinde kabul edilmiştir.

Daha sonraki yıllarda akreditif kuralları sırasıyla 1951 yılında 151, 1962 yılında 222, 1974 yılında 290, 1983 yılında 400, 1994 yılında 500 ve 2006 yılında 600 sayı ile revize edilerek yayınlanmıştır. ICC’ nin bir örnek kuralları öncellikle Belcika, Almanya, Fransa, Hollanda, Italya, Romanya ve Isviçre bankaları tarafından uygulamaya alınmıştır. Amerikan bankaları 1938 yılında kuralları kabul etmekle birlikte bazı çekincelerini bildirmişlerdir. ICC tarafından 1951 yılında yapılan revizyonda Amerikan bankalarının bu çekince, uygulama ve talepleri dikkate alınmıştır. 1951 yılındaki revizyondan sonra birçok ülkenin kuralları kullanması mümkün olmuş ancak o tarihlerde dünya çapında bir yaygınlık sağlanamamıştır. Özellikle İngiltere ve İngiliz ekolündeki ülkelerin kuralları kullanmakta isteksiz davranmaları bunda etkili olmuştur. Ancak 1962 yılındaki revizyondan sonra yaygın bir kullanım sağlanabilmiştir. Bu revizyondan sonra Ingiltere ve Ingiltere’ nin etkisindeki ülkeler kuralları kullanmaya başlamışlardır.

ICC’ nin akreditiflere ilişkin 290 Sayılı 1974 revizyonu kuralları bu kurallarının olgunlaştığı ve tüm dünyada standart olarak kullanılmaya başladığı dönemdir. Bu revizyondan sonra akreditiflerle ilgili bu kurallar tüm dünyada atıf yapılan tek kaynak haline gelmiştir.   Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL) bir sonraki yıl yaptığı toplantısında bu kuralları övmüş,  ICC’ yi kutlamış ve tüm dünyada akreditif işlemlerinde kullanılmasını tavsiye etmiştir.

Bundan sonra ICC bu kurallara her zaman sahip çıkmış, arkasında durmuş takip etmiş, sorunları tespit etmiş ve düzenli olarak güncellenmelerini yani revize edilmelerini sağlamıştır. Kurallar ilk çıktıklarında bankaları korumak üzere tasarlanmıştı, ancak daha sonra dünya çapında yaygın kullanılmaları üzerine tüm tarafları korumak üzere tasarlanmaya başlanmıştır. ICC’ nin akreditif kuralları özellikle 1974 revizyonunundan sonra bugünkü standart yapısına kavuşmuştur. Bundan sonra ticaret ve tekolojideki gelişmeler dikkate alınarak revizyonlar yapılmış ve bu durum UCP’ nin 1983 revizyonu olan 400 sayılı kuralların önsözünde özetle şu şekilde belirtilmiştir; “Vesikali krediler, ilk ortaya konuluşundan itibaren MTO Bankacilik Komisyonu tarafından düzenli olarak güncelleştirilen, yasayan bir metindir. 1962 yılından önce vesikalı krediler, asıl amaç olarak, alıcının eksik veya belirsiz talimat vermesine karşılık bankaları korumak üzere tasarlanmiştı.1974 revizyonu, ticarettin gelişmesi ve deniz nakliyatindaki büyük değişiklikler, konteyner taşımacılığı ve bunun sonucunda ortaya cikan kombine nakliyatin gelismesinin sebep olduğu dökümantasyon ve prosedürlerdeki degişiklikler üzerinde durmustu. 1983 revizyonunda ise ulaşım teknolojisinde devamlı gelişmeler, dokümantasyon düzenlenmesinde yeni yöntemlerin kullanılması, kağıdın yerini otomatik veya elektronik veri işleme yontemlerinin kullanılmasıyla elde edilen araçların alması, standby akreditifler ve vadeli akreditiflcr gibi vesikali kredi tiplerinin geliştirilmesi konularına ağırlık verilmiştir”[1]

 

UCP’ nin 2006 yılında yapılan 600 sayılı revizyonunun önsözünde de ICC Genel Sekreteri Guy Sebban, ICC’ nin faaliyet ve amacını şu şekilde özetlemiştir; “1919’da kurulan ICC’nin öncelikli hedefi milliyetçiliğin ve korumacılığın dünya ticaret sistemini ciddi biçimde tehdit ettiği bir zamanda uluslararası ticaretin akışını kolaylaştırmak olmuştur. UCP bu yaklaşımla ve ülkelerin akreditif uygulaması konusunda kendi ulusal kurallarını geliştirmeleri ve uygulamaları sonucu oluşan karışıklığı azaltmak amacıyla hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Bugün itibariyle ulaşılmış olan söz konusu hedef akreditif uygulamasında birörnekliği sağlayacak bir kurallar dizisi oluşturmak ve böylece uygulamacıların sıklıkla birbiriyle çatışan çok sayıda ulusal mevzuatla uğraşmalarına son vermekti. UCP’nin ekonomik ve hukuksal açıdan çok farklılık gösteren ülkelerdeki uygulamacılar tarafından evrensel düzeyde kabul görmüş olması kuralların başarısının kanıtıdır.

UCP’nin bir kamu merciinin değil, özel bir uluslararası kuruluşun eseri olduğunu önemle not etmek gerekir. Kurulduğu günden bu yana ICC, iş kollarının bizzat kendilerinin koyduğu kurallarla uygulamada bulunmalarının önemi üzerinde ısrarla durmuştur. Konumuzu oluşturan ve tamamen özel sektör mensubu uzmanlarca hazırlanan kurallar bu yaklaşımın geçerli olduğunu kanıtlamış bulunmaktadır. UCP, ticaretle ilgili olarak şimdiye kadar geliştirilmiş en başarılı özel kurallar dizisidir.” [2]

UCP 600’ün giriş kısmında kuralların revizyonu ve amacı Gary Collyer tarafından şu şekilde anlatılır;

“Önceki revizyonlarda olduğu gibi genel hedef bankacılık, taşımacılık ve sigortacılık dallarındaki gelişmelerin dikkate alınmasına yönelik bulunuyordu. Ayrıca uyumsuz uygulama ve yorumlamalara yol açabilecek ifadelerin çıkarılması için UCP’de kullanılan dil ve biçimin gözden geçirilmesi gerekiyordu.

Revizyon çalışmalarına başlandığı sırada dünya çapında yapılan birkaç araştırma akreditifler altında ibraz edilen belgelerin takriben %70’inin rezervler nedeniyle ilk ibrazda geri çevrildiğini gösteriyordu. Bu durum akreditifin bir ödeme aracı olarak görülmesini olumsuz biçimde etkilemiş ve halen etkilemekte olup sorunun üzerine gidilmediği takdirde akreditifin uluslararası ticarette tanınmış bir ödeme aracı olarak piyasadaki payını sürdürmesinde veya arttırmasında ciddi sorunlar yaşanabileceğini göstermektedir. Bankaların rezervli ibrazlarda rezerv komisyonu almaya başlamaları, bilhassa ileri sürülen rezervlerin kuşkulu veya yersiz bulunduğu durumlarda konunun önemini artırmıştır. UCP 500’ün yürürlükte bulunduğu süre içinde dava konusu yapılan anlaşmazlıkların sayısında artış gözlenmemekle birlikte ICC’nin Akreditiflere ilişkin Anlaşmazlıkların Çözümü için Bilirkişilik Hizmeti Kuralları’nın (DOCDEX) Ekim 1997’de yayımlanması (Mart 2002’de revize edilmiştir) altmıştan fazla vakanın karara bağlanmasıyla sonuçlanmıştır.” [3]

Bu görüşler ICC kurallarının dış ticaretteki yeri ve önemini kısaca özetlemektedirler.

ICC kurallarının her bir revizyonuna daha önce uygulamada tespit edilen sorunlar ile ICC Bankacılık Komisyonu tarafından verilmiş resmi görüşlerin analiz edilmesiyle başlanır. Bu konuda verilen görüşler tek tek ele alınır, konuları itibariyle o tarihte yürürlükte bulunan ICC kurallarının (Incoterms, UCP, URC, ISP, URDG vs.) maddelerinde değişiklik, ekleme ve çıkarma yapılmasını gerektiren önemde olup olmadıkları tek tek değerlendirilir. Örneğin, UCP’ nin son revizyonunda, son üç yıl içinde ICC milli komitelerine başvurularak Taslak Hazırlama Grubu’nun sunduğu seçenekli metinler hakkındaki tercihleri sorulmuş ve alınan sonuçlar komitelerin önemli katkılarıyla birlikte UCP 600’ün içeriğine yansıtılmıştır. Taslak Hazırlama Grubu sadece akreditife ilişkin cari uygulamayı dikkate almakla kalmamış, bu uygulamanın gelecekteki evrimini de belirlemeye yönelik çalışmalarda bulunmuştur.

ICC kurallarının dünya ticarettine katkısı büyüktür. Herşeyden önce ticaretti kolaylaştırmaktadır, ihtilafların çözümüne katkıda bulunmaktadır, çoğu zaman sözleşmelerin hazırlanması aşamasında devreye girerek ihtilafların ortaya çıkmasını engellemektedir. Buna karşın bu kuralların hukuki niteliği her zaman tartışma konusu olmuştur. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi ICC’nin yapısı ile ilgilidir. ICC milletlerarası resmi veya milli kurumların üzerinde bir kuruluş veya organizasyon değildir. Özel bir organizasyondur. Bu nedenle böyle bir organizasyonun yayınlamış olduğu kurallar ne kadar yaygın ve etkili olursa olsun bir yasa veya yasa hükmünde değildir. Uluslararası bir anlaşma, örf ve adet hukuku da değildir[1], ayrıca zaman zaman revize edildiklerinden dolayı ticari teamül sayılmaları da pek mümkün değildir. Buna rağmen sözleşmelere dahil edildiklerinde sözleşmenin parçası olarak çok faydalı ve etkilidirler. Dünya çapında çok yaygın kullanılmaları ve  popüler olmaları bundandır. Uluslararası ticarette ortak lisan gibidirler. Dış ticaret, banka ve finans dünyasında çok önemli bir yere sahip olan bu kurallar sözleşmelere eklenerek ticari hayatı kolaylaştırırlar.

Kaynakça:

ICC’nin Akreditiflere ilişkin Birörnek Usuller ve Uygulama Kuralları 2007 Revizyonu (UCP 600),  ICC Yayını

Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Akreditif, Prof.Dr.Seza Reisoğlu,2009

[1] Prof.Dr.Seza Reisoğlu, Akreditif, 2009, Sh.55-57

Abdurrahman Özalp
Abdurrahman Özalp ICC Türkiye Bankacılık Komisyon Başkanı Danışman-Eğitimci-Yazar Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Turizm İşletmeciliği 1986 mezunudur. Askerliğini Ankara Mamak Muhabere Okulu Öğretim Başkanlığında ingilizce mütercim yedek subay olarak yapmıştır. 1988 den itibaren özel bankaların dış ticaret bölümlerinde çalıştı. Kambiyo yöneticiliği yaptı. 1998 den beri bankalara ve firmalara dış ticaret danışmanlığı yapmaktadır. 2000 yılından beri ICC Türkiye bankacılık komisyonunda görev almaya başladı, halen aynı komisyonun başkanlığını yapmaktadır. ICC’nin Paris merkezinde de çalışma gruplarında ve uzman bilirkişi listelerinde yer almaktadır. ICC, Türkiye Bankalar Birliği, İhracatçı Birlikleri, Ticaret Odaları, Üniversiteler ve firmalara özel eğitim seminer ve konferanslar vermektedir. 20 den fazla yayınlanmış kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır.