teknoloji nedir

Teknoloji kelimesi, Yunanca techné (teknik, yetenek, yaratıcı iş) ve logos (bilgi) kelimelerinin birleşimiyle oluşmuştur. Kelime anlamı olarak bakıldığında, sistematik ve planlı iş yapma yolu veya sanatı anlamına gelmektedir.

Günlük yaşamda genel olarak teknoloji, fiziksel bir unsur veya bir araç ile özdeşleştirilmektedir; bir elektronik cihaz, bir transistor veya bir dişli tek başına teknoloji olarak algılanmaktadır.

Ancak, teknoloji denilince, bahsedilen fiziksel unsurların gerisinde yatan, yararlı ürünler üretmeye ve yeni ürünler tasarlamaya yarayan bilgiler bütünü olarak anlaşılmalıdır. Bu bilgi bütününün fiziksel bir çıktısı (ürün) olabileceği gibi, fiziksel olmayan (yazılım, süreç, hizmet) çıktıları da olabilir.

Her halükarda, teknoloji, değerli ve dinamik bir varlıktır. Teknoloji, gereksinimlerin değişmesine ve bilgi birikiminin yükselmesine bağlı olarak değişmekte ve gelişmektedir.

Teknolojiler, ekonomik bir değer olarak düşünülmelidir. Teknoloji, ürün ve hizmetin daha az kaynak ve maliyet ile yüksek miktarda, daha kaliteli, daha faydalı bir şekilde üretilmesini ve topluma sunulmasını sağlarlar.

Ancak, tüm teknolojilerin ekonomik gereksinimlerden doğduğu kanaatinin yanlış olduğu söylenebilir. Sınırlılıklar ve mevcut olanaklar içinde, keşfetme, yön verme yeteneğine sahip olan ve bu yeteneğini göstermekten hoşlanan kişiler, çok önemli teknolojiler geliştirmişlerdir.

Teknolojiler hangi güdüyle gelişmiş olursa olsun, toplum, teknolojiyi rekabet ve kalkınma unsuru olarak kullanmak ister. Böylece, teknoloji yayılır, öğrenilir ve yeni bilgilerle sürekli olarak gelişir.

Teknoloji Önemli Bir Kaynaktır ve Yönetilmelidir

Teknoloji doğru bir şekilde yönetilirse, firma için önemli bir rekabet avantajı sağlar. Bir firma, rakiplerinden daha fazla ekonomik değer yaratabilme yeteneğine sahip ise, rekabet avantajına sahiptir denilebilir.

Ekonomik değer ise, basitçe, bir ürünün (veya hizmetin) birim maliyet değeri ile müşterinin ürüne ödemeye razı olduğu değerin arasındaki farktır. Bu fark ne kadar büyükse, o kadar büyük ekonomik değer vardır.

Teknolojinin rekabet ve kalkınma unsuru olarak kullanılabilmesi için, örgütler, bilgiye sahip olma ve karar verme mekanizmalarını daha etkin çalıştırma yolları ararlar.

Özellikle, küreselleşmenin getirdiği yoğun rekabet ve yüksek kalite beklentileri, örgüt liderlerinin, ürün ve süreç teknolojilerinin geliştirilmesi üzerine odaklanmalarına neden olmuştur.

Öyle ki, teknolojide yaşanan değişimlerin gerisinde kalmamak amacıyla, firmalar ve kurumlar yeniden şekillenmektedir. Pazarın ve ihtiyaçların değişimine hazır olmak ve bu değişimlere bağlı olarak teknoloji geliştirme faaliyetleri planlamak, küresel rekabete karşı ayakta kalmak ve koşabilmek için oldukça büyük bir öneme sahiptir.

Teknoloji Geliştirmek

Teknoloji geliştirmenin maliyeti yüksektir ve zaman almaktadır. Maddi kaynakların, insan kaynağının ve diğer ekonomik ve sosyal unsurların verilecek kararlarla doğru bir şekilde yönlendirilmesi; bununla beraber doğru zamanda ve doğru yönde hareket edilmesi gerekir.

Karar verme aşamasında, geleceği görebilmek son derecede önemlidir. Ancak, oluşan bilgi birikimi ve gelişen teknoloji, günümüzde, yönetim ve karar verme mekanizmalarını büyük bir karmaşanın içine sürüklemiş; geliştirilen stratejilerle firmaların eylemlerinin kontrol edilmesinde zorluklarla karşılaşılmasına sebep olmuştur. Böyle bir ortamda, cevaplanması gereken temel üç stratejik soru vardır:

  1. Bugün ve gelecekte hangi teknolojiler hangi işlere imkân verecektir?
  2. Hangi teknolojileri geliştirmek zorundayız ve hangilerini dışardan edinme imkânımız var?
  3. Hangi teknolojiler özel olarak elde tutulacak, korunacak ve hangileri ticari hale getirilip satılabilecektir?

Bu sorular, firmaların gelecek vizyonlarını teknolojiye dayandırması gerektiğini açık bir şekilde ifade etmektedirler.

MAKALE: Alper COPLUGİL

güncelleme tarihi:07/04/2019