Teknolojinin geldiği nokta, bazı meslek dallarını zorlamakta ve hatta yok olma riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Yapay zekâ, artık hemen her alanda kullanılmaya başlanmış; kim olursa olsun, beyaz yakalı ya da mavi yakalı fark etmeksizin iş gücünü azaltma konusunda belirleyici bir unsur hâline gelmiştir.

Sistem, daha az çalışanla daha yüksek kapasiteye ulaşarak kâr marjını artırma hedefindedir. Bu doğrultuda iş dünyası da yeniden yapılanmaya gitmekte; mavi ve beyaz yakalı çalışanlar arasında verimlilik esaslı bir denge kurmaya çalışmaktadır. Günümüzde beyaz yakalıların etkisi eskisi kadar güçlü değildir.

Özellikle masa başında çalışan bazı pozisyonlar, teknoloji ve yapay zekânın gelişimiyle birlikte önemini kaybetmeye başlamıştır. İdari kadrolardaki şişkinlik, yüksek maaşlı kalabalık ekipler ve yüksek maliyetli ancak düşük katkılı koordinatör, müdür ve üst düzey yöneticiler artık daha fazla dikkat çekmektedir.

Buna karşılık mavi yakalılar; çalışarak, üreterek ve somut fayda sağlayarak ön plana çıkmaktadır..

İşyerlerinde teknikerler, teknisyenler ve ustalar; birçok ofis çalışanına kıyasla daha değerli hâle gelmeye başlamıştı. Sahada ürünü satan, sevkiyatı gerçekleştiren ve operasyonel süreçleri yöneten personelin değeri giderek artmaktadır.

Emeğiyle çalışan kişiler haftada 60 saate varan sürelerle çalışırken, beyaz yakalılar haftada 5 gün, 45 saat çalışmaktadı. Ancak beyaz yakalılar ofislerde çoğu zaman 3 kişilik işi 6 kişi yaparak kadroları şişirmektedir. Kadro talep eden de, cumartesi çalışmayan da, tatil yapan da; şirkette organizasyon, yıldönümü kutlaması ve benzeri etkinlikleri düzenleyen de yine onlardır.

Mavi yakalılar ise durmaksızın üretirken, beyaz yakalılar çoğu zaman evden ve esnek saatlerde çalışmaktadır. Burada sözümüz;  beyin gücüyle şirkete değer katan beyaz yakalılar hariç olmak üzere, kalabalık içinde var olup katkısı sınırlı olan kesimedir. Bu durum, nitelikli beyaz yakalıların bile zamanla önemsizleştirilmesine yol açmaktadır.  Beyaz yakalıların etkisi giderek azalırken, mavi yakalıların yükselişi devam etmektedir. Bunun en önemli nedeni, yapay zekânın hâlâ tam anlamıyla yerine geçemediği bir güce sahip olmalarıdır:  zanaat.

haluk bozali
Haluk Bozali İstanbul Elektrik Teknisyenleri Odası Başkanı Haluk Bozali, 4 Kasım 1967'de Trabzon'un Akçaabat ilçesinde doğdu. Hacettepe Üniversitesi Elektrik Önlisans bölümünden mezun olduktan sonra, meslek hayatına 1991 yılında elektrik sektöründe tesisat, proje ve taahhüt alanlarında çalışarak başladı. 2022 yılının Şubat ayında İstanbul Elektrik Teknisyenleri Odası Başkanı seçilen Haluk Bozali, bu göreviyle sektörde odanın tanınırlığını ve saygınlığını artırma vizyonunu benimsedi. Başkanlığı süresince üyelerin gelişimini destekleyici düzenlemeler yaparak, dağıtım şirketleri ve Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) gibi önemli kurumlarla iş birlikleri kurdu. Bu iş birlikleri sayesinde sektördeki teknisyenlerin eşit haklara sahip olması için kararlı adımlar atmaktadır. Sektöre değer katma ve mesleki başarılarını artırma hedefiyle çalışan Haluk Bozali, aynı zamanda evli ve iki çocuk babası olarak aile hayatına da büyük önem vermektedir. Hem mesleki hem de sosyal sorumluluklarını titizlikle yerine getiren Başkan Bozali, gelecekte de elektrik sektörüne yön verecek projelere imza atmayı sürdürmektedir.