bernard-henry-woodward-kimdir-1

Woodward Kimdir?

Bernard Henry Woodward elektrik ile yaptığı çalışmalarla tanınan bir İngiliz mucittir. Günümüzde kullandığımız birçok elektrik araç gerecinde doğrudan ya da dolaylı katkısı bulunan bu ünlü mucit hakkında detaylı bilgilere bu yazıda ulaşabilirsiniz.

Bilime Adanmış Bir Hayat

Kendini bilime adayan Bernard Henry Woodward, 19. yüzyılda orta gelirli bir aileden gelmektedir. Bernard Henry Woodward, küçük yaşlardan itibaren elektriğin nasıl ortaya çıktığını ve elektrik devrelerinde hangi araç gereç kullanıldığını merak etmiş ve bu soruları cevaplamaya çalışmıştır.

Küçüklüğünden itibaren elektriğe ilgisi olan Woodward, ailesinde elektrikle uğraşan birisi olmadığı için yeteneği ve merakı keşfedilememiş bir bilim adamıdır. Henry bu kadar meraklı olmasının yanında bir o kadar da zeki ve çalışkandır.

Yaptığı işi en iyi ve en kısa sürede bitirmek ister. Her zaman merak ettiği sorunun cevabını bulmak ister. Kimsenin ne dediğini aldırmaz ve kendi düşüncelerini gerçekleştirmeye çalışır. Belki de bu kadar ünlü bir bilim adamı olmasının nedeni de bu olsa gerektir.

Henry’nin hiperaktif ve yerinde duramayan bir çocuk olması bazı durumlarda işine gelirken küçük yaşlarda ailesinin sürekli ona kızmasına neden oluyordu. Ayrıca Henry çok ses çıkardığı için komşular tarafından da şikâyet ediliyordu.

Bu durumda ailesi Henry’e çok kızsa dahi Henry aynı yaramazlıkları tekrarlıyordu. Aynı zamanda Henry küçük yaşlardan itibaren dost canlısı biriydi. Herkesle iyi geçinirdi ayrıca sözünü arkadaşlarına dinletirdi. Hiçbir zaman birisinin baskısı altına girmezdi. Girdiğini hissettiğinde de sinirlenir ve bağırmaya başlardı.

Fizik Öğretmeninin Etkisi

Okulunu en iyi yerde okumasını ve büyük adam olmasını dileyen Henry’nin ailesi onu en iyi okullarda okutmuştur. Okulun başlarında Henry çok yaramazlık yapar ve öğretmenleriyle iyi geçinemezdi.

Öğretmenleri Henry’nin geleceğinin parlak olmayacağını düşünürlerdi. Fakat bir dönem sonra Henry’nin fizik dersinde gösterdiği performansı gören fizik hocası, Henry’nin fizik dalında, özellikle de elektrik konusunda ne kadar başarılı ve bir o kadar da meraklı olduğunu keşfeder.

Bu keşiften sonra Henry’nin fizik hocası Henry ile özel olarak konuşur ve bu işte gerçekten yetenekli olduğunu ve ileride iyi bir fizikçi olabileceğini belirtir. Henry fizik öğretmenin bu görüşünü ailesi ile paylaştığında ailesi yapacağı mesleğin onun yararına olmayacağını ve maddi bir kazanç sağlayamayacağını düşünse de Henry ailesini çok zorlar ve ailesi de bu durumu kabul etmek zorunda kalır.

Henry okulunu bitirip kendisine özel küçük bir laboratuvar kurar. Laboratuvarında gece gündüz çalışan Henry her gün neler yaptığının notunu tutar ve deneylerinin istediği gibi sonuçlanıp sonuçlanmadığını defterine yazar.

Bu sayede nerede eksik ve nerede doğru yaptığı bilir ve yeni çalışmalarına bu notları sayesinde yürütürdü. Henry’ye göre yazdığı bu notlar zaman kaybı değildi. Böylece yapmış olduğu çalışmaları düzenli olarak kaydettiği için hatasını görmüş olur, aynı zamanda deneylerin ne zaman yapılacağını karıştırmaz ve aynı deneyi birden çok kez tekrarlamazdı.

Edison’un Uyanıklığı

Laboratuvarında geçirdiği uzun süre boyunca kendini geliştiren ve yeni gözlemler yapan Henry, kendisi gibi elektrik ile uğraşan bilim adamı ve aynı zamanda ortağı olan Mathew Evans ile 24 Temmuz 1874 tarihinde elektrikle çalışan ampul patenti almak için başvuruda bulunur.

Ağustos‘ta iki ortağın yaptığı çalışma olumlu sonuç almıştır ve ürünün patenti kısa süre içinde iki ortağın eline geçmiştir. Bernard Henry Woodward ve ortağı Evans’ın yaptığı ampulün çalışma prensibi iki zıt yüklü bağlı kabloları karbon elementi ile birleştirerek elektrik ve ardından da ışık çıkaran bir mekanizmaydı.

Ayrıca bu ampulün verimini arttırmak için bu iki ortak çalışmış, çalışmalar neticesinde ampulün ucuna azot eklenirse daha uzun süre bozulmadan işlevini görebileceğini bulmuşlardır. Bu çalışmaları son yıllarda Edison geliştirmiş ve kendisine özel patent numarası almayı başarmıştı.

İki ortağın yaptığı bu akkor lambası o zamanlarda çok konuşulmuştu. Bu lambanın ne zaman seri üretime geçileceğini ve ne zaman evlerde kullanacağı merak konusuydu. Edison bu iki ortağın icat ettiği ampul modelinin patentini almak ister.

Woodward ve ortağı Evans ceplerinde nakit para olmadığı için çok ucuz bir fiyata yapmış oldukları icadın patentini satmak zorunda kalmışlardır. Sonrasında ise Edison bu iki ortağın yaptığı çalışmaları geliştirerek yeni ve daha elverişli bir ampul üretmeyi başarmıştır.

İcatlarla Dolu Bir Ömür

Bernard Henry Woodward’ın ortağıyla yaptığı akkor lambasından sonra yeni icatlar için gecelerini gündüzlerine katarak çalışmıştır. Bernard Henry Woodward zamanının çoğunu laboratuvarında geçirirdi. Yeni icatlara imza atmak istedi.

O da diğer mucitler gibi çalışkan, azimli ve bir o kadar da meraklıydı.  Fakat yeterli parası hiçbir zaman olmadı. İmkanlar doğrultusunda hareket etmek zorundaydı. Kim bilir belki de para sıkıntısı olmasaydı daha nice icatlarda adını görebilirdik.

Fakat Henry Woodward halinden memnundu ve yaptığı her çalışmayı kendisi için değil dünyanın gelişimi için yaptığını belirtirdi. Ayrıca Woodward‘ın bir diğer özelliği de istişareye çok önem verirdi.

Bu yüzden ortağı Evans’ın önerilerini dikkate alır ve yaptığı çalışmalar da bu önerilerinden yararlanmaya çalışırdı. İstediği gibi sonuçlanmayan deneylerini ortağı ile paylaşır ve nerede yanlış yaptığını veya neyi eksik bıraktığını ona da sorardı.

Aynı şekilde Evans da anlamadığı soruları ortağı Woodward‘a söylemekten utanmazdı. Henry Woodward dünya için yaptığı bu çalışmalarının ardından bitkin düşmüş ve 20. yüzyılın başlarında vefat etmiştir. Arkasında birçok icat bırakmış, bilim dünyasına adını altın harflerle yazdırmıştır.

Makale: Sektörüm Dergisi