
Bu ayki köşemde, Avrupa kıtasının en güney noktasına ev sahipliği yapan ve dünyanın en büyük 12. ekonomisi olarak öne çıkan İspanya’dan bahsedeceğim.
İspanya, bol güneş ve rüzgâr kaynaklarını etkin biçimde kullanarak yeşil hidrojen üretiminde lider ülkelerden biri olarak konumlanıyor.
Yenilenebilir enerjiye ve sürdürülebilir uygulamalara yapılan sürekli yatırımlar, yalnızca karbon emisyonlarını azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda yeşil ekonomide yeni iş alanları ve ticari fırsatlar da yaratıyor. Bu yatırımlar, elektrik ve inşaat sektörleri için büyük fırsatlar taşırken, özellikle şalt, kablo, trafo ve diğer elektrik malzemeleri üreticileri için de yeni pazar kapılarını aralıyor.
İspanya, serbest piyasa kapitalizminin unsurlarını sosyal refah politikaları ve devlet müdahalesiyle birleştiren karma bir ekonomiye sahiptir. Yıllık nominal gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) 1 trilyon doları aşan 19 ülkeden biridir ve dünya çapında 12., Avrupa Birliği ve avro bölgesinde ise 4. sırada yer almaktadır. İspanya, Dünya Bankası tarafından yüksek gelirli ekonomi, Uluslararası Para Fonu tarafından ise gelişmiş ekonomi olarak sınıflandırılmaktadır.

2024 yılı itibarıyla dünyanın en hızlı büyüyen büyük gelişmiş ekonomisi konumundadır ve avro bölgesi ortalamasının neredeyse dört katı daha hızlı büyümektedir. Ekonominin büyüme hızı ve buna paralel olarak yapılan yatırımların büyüklüğü, önümüzdeki yıllarda İspanya’nın kazanacağı ivmeyi daha da açık biçimde ortaya koymaktadır.
2010 yılında İspanya, Alvarado, Badajoz yakınlarında bulunan La Florida adlı devasa elektrik santrali tesisiyle Amerika Birleşik Devletleri’ni geride bırakarak güneş enerjisi alanında dünya lideri oldu. İspanya aynı zamanda Avrupa’nın ana rüzgâr enerjisi üreticilerinden biridir.
İspanya’da kullanılan yenilenemeyen enerji kaynakları arasında nükleer enerji, gaz, kömür ve petrol yer almaktadır. Ülkede 8 çalışır durumda nükleer reaktör bulunmaktadır. Fosil yakıtlar, 2009 yılında İspanya’nın elektriğinin toplamda %58’ini üretmiştir. Bu oran, %61 olan OECD ortalamasının hemen altındadır. Nükleer enerji elektriğin diğer %19’unu, rüzgâr ve hidroelektrik ise yaklaşık %12’lik kısmını üretmiştir.
İspanya’nın metalurji ve metal endüstrisi; çelik üretimi, metal imalatı ve makine imalatı dahil olmak üzere geniş bir faaliyet yelpazesini kapsamaktadır. ArcelorMittal España gibi köklü şirketlerle birlikte ülke, uzun bir metalürji uzmanlığı geçmişine sahiptir. İnşaat, otomotiv ve havacılık gibi çeşitli sektörlere hammadde ve nihai ürün tedarikinde metal endüstrisi önemli bir rol oynamaktadır.
Çelik üreticisi Tosyalı Holding, 2024 yılının başında bünyesine dahil ettiği İspanya’nın önemli spiral boru üreticilerinden STS ile İspanya’daki faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket aynı zamanda aynı çatı altında ERW yatırımı da planlıyor.

Enerji alanında yapılan bir diğer yatırım ise Astor Enerji’den geldi. Astor Enerji (ASTOR), İspanya’nın Zaragoza bölgesinde yeni bir yatırım kararı aldı. Şirket tarafından KAP’a yapılan açıklamaya göre, hâlihazırda bakım, onarım ve servis hizmeti vermek üzere kurulan ve belirli güç seviyesinde üretim yapılması hedeflenen İspanya’nın Zaragoza şehrindeki tesiste; 7.200 m² kapalı alan ve 12.000 m² açık alan olmak üzere toplam 19.200 m² büyüklüğe sahip fabrika binası ve arsa satın alınarak ilave yatırım yapılacak.
Söz konusu ilave yatırımla, mevcutta yürütülen bakım, onarım ve servis hizmetlerinin yanı sıra ilk etapta 10 MVA’ya kadar dağıtım trafosu üretiminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Ek olarak bu yatırımla birlikte şirketin Euro Bölgesi, Afrika kıtası ve bu bölgelere yakın coğrafyalara yapılacak satışlarının, söz konusu tesiste gerçekleştirilecek üretimle desteklenmesi bekleniyor.
Elektrik sektörüne daha yakından bakmak gerekirse, İspanya pazarında faaliyet gösteren mevcut Türk markaları arasında farklı alanlarda öne çıkan şirketler bulunuyor. Şalt sektöründe devlet kurumunda onaylı ve elektrik ihalelerinde aktif rol oynayan Federal Elektrik, aydınlatma sektöründe projeler yürüten ACK Aydınlatma, pako şalter grubunda endüstriyel alanda iş birliği bulunan OPAŞ, plastik ürün gruplarında projelerde yer alan ARS ve Nisaluce ürün grupları ile klemens grubunda Klemsan bu pazarda dikkat çeken markalar arasında yer alıyor.

İspanya, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olduğu için dış ticarette de güçlü bir oyuncu konumundadır. 2025 verilerine göre İspanya’nın ihracatı yaklaşık 445 milyar dolar, ithalatı yaklaşık 513 milyar dolar, dış ticaret açığı ise yaklaşık 68,2 milyar dolar seviyesindedir.
İspanya’nın 2025 itibarıyla başlıca ithalat partnerleri şu ülkelerdir:
Almanya
Fransa
Çin
İtalya
Hollanda
İspanya’nın başlıca ithalat ürünleri ise şu şekilde sıralanmaktadır:
Ham petrol ve enerji ürünleri: 60,3 milyar dolar
Motorlu taşıtlar: 56,4 milyar dolar
Makine ve bilgisayarlar: 50,3 milyar dolar
Elektrikli makineler: 47,9 milyar dolar
İlaçlar: 28,9 milyar dolar
İspanya’nın başlıca ihracat ürünleri de ülkenin sanayi yapısını net biçimde göstermektedir:
Motorlu taşıtlar ve otomobiller: 62,1 milyar dolar
Makine ve ekipmanlar: 32,7 milyar dolar
Mineral yakıtlar ve rafine petrol ürünleri: 27,3 milyar dolar
Elektrikli makineler: 26,6 milyar dolar
İlaçlar: 23,1 milyar dolar
Türkiye ile İspanya arasındaki ticaret hacmi ise 20,59 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’nin İspanya’ya ihracatı 10,42 milyar dolar, İspanya’dan ithalatı ise 10,17 milyar dolar seviyesindedir.
İspanya’nın Türkiye’den en çok aldığı ürünler arasında otomobil ve ticari araçlar, otomotiv yan sanayi, elektrik malzemeleri, hazır giyim ve tekstil, beyaz eşya ve elektrikli ekipman, makine parçaları, demir-çelik ürünleri ve plastik ürünler yer almaktadır.
Türkiye’nin İspanya’dan en çok aldığı ürünler ise binek otomobiller, otomotiv ürünleri ve parçaları, ilaçlar, kimyasallar, makine ekipmanları, demir-çelik ürünleri ve hazır giyim ürünleri olarak öne çıkmaktadır.
Türk şirketlerinin İspanya’daki yatırımları son 10 yılda artmış durumdadır. Özellikle yenilenebilir enerji, müteahhitlik/gayrimenkul geliştirme ve enerji ekipmanları tedariki alanlarında dikkat çekici örnekler bulunmaktadır.
En somut Türk yatırım örneklerinden biri, Ankara merkezli enerji yatırım şirketi olan KINESIS Investment’tır. Şirket, İspanya’da 50 MW kapasiteli Andella Rüzgâr Santrali yatırımını geliştirmiş ve işletmiştir. 2025 yılında bu santralin satışı tamamlanmıştır. Bu yatırım, bir Türk sermayeli şirketin İspanya’da doğrudan enerji üretim varlığına sahip olduğu nadir örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır.
İspanya bugün Avrupa’nın en hızlı büyüyen güneş ve rüzgâr enerjisi pazarlarından biridir. Özellikle Endülüs (Andalucía), Aragon ve Castilla-La Mancha bölgelerinde büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları yapılmaktadır. Bu durum, Türk EPC yani mühendislik-taahhüt firmaları ve enerji yatırımcıları için yeni fırsatlar yaratmaktadır.
Türk müteahhitlerinin İspanya’da, Türkiye, Körfez veya Orta Asya’daki kadar büyük altyapı projeleri bulunmamaktadır. Ancak son yıllarda Madrid çevresinde ticari gayrimenkul ilgisi, Malaga ve Costa del Sol’da turizm ve konut projeleri, Alicante ve Valencia’da ise rezidans yatırımları artış göstermiştir.
Özellikle yüksek gelirli Türk bireysel yatırımcıların İspanya’da konut alımlarının ardından, Türk geliştiricilerin de projelere yöneldiği görülmektedir.
2020 sonrasında İspanya’nın Avrupa’nın “yeşil enerji merkezi” haline gelmesiyle birlikte Türk yatırımcıların güneş enerjisi, depolama sistemleri ve enerji altyapısı alanlarına ilgisi belirgin şekilde artmıştır. Bugün İspanya’daki Türk sermayesinin en stratejik alanı, enerji dönüşümü ve yenilenebilir enerji ekosistemi olarak görülmektedir.




