
Ülkemizde elektrik üretiminde fosil yakıtlara bağımlılık devam ediyor. Mevcut veriler, üretimimizin %58’inin fosil yakıtlarla sağlandığını, %6’sının güneş, %10’unun rüzgâr, %20’sinin hidroelektrik ve %5’inin ise termal ve biyokütle kaynaklarından karşılandığını gösteriyor.
Bunun yanı sıra, elektrik üretimimizin %75’i Gürcistan’dan ithal ediliyor. Dünyada elektrik üretiminde dışa bağımlı olmaktan yıllardır kurtulamıyoruz; bu durum, ülkemizin hem elektrik ithalatına hem de üretimde kullanılan fosil yakıtların (petrol, kömür, doğalgaz) ithaline sebep oluyor. Dünya genelinde artan petrol ve doğal gaz fiyatları, ülkemizin ekonomisini zorlamakta ve döviz stoklarımızı eritiyor.
2025 yılı Ekim ayı itibarıyla elektrik üretimimizin %60’ı termik santrallerden sağlanmıştır; dolayısıyla fosil yakıt ihtiyacımız halen ekonomiye yük oluyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretimimiz ise %37’ye ulaşmıştır; bunun %12’si güneş, %10’u hidroelektrik ve %5’i diğer termal ve biyokütle kaynaklarından elde ediliyor.
Elektrik üretimindeki bu tabloyu tersine çevirecek önlemler almak, çözüm yolları üretmek ve ekonomimizin iyileşmesi için çalışmak elzemdir. 2024 yılında toplam elektrik üretimimiz 354,6 TWh olurken, tüketim aynı dönemde 353,6 TWh olarak raporlandı. Şu an için üretim genel ihtiyacı karşılıyor; ancak üretimi istikrarlı sağlamak ve dışa bağımlılığı azaltmak halen öncelikli bir konudur.

Bu süreçte Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile enerjiye yatırımlarımız devam ediyor. Santral devreye girdiğinde ülkemiz için önemli bir kazanım sağlanacak. Elektrik üretimindeki fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmak, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve yerli üretimi artırmak gerekiyor.
Ülkemiz, coğrafi olarak doğal kaynaklar açısından çok bereketli bir konuma sahiptir. Dünyanın en çok güneş alan ülkelerinden biri olarak güneş enerjisinden daha fazla faydalanabiliriz.
Bizden daha az güneş alan Almanya, güneş enerjisinden elektrik üretiminde %60 pay elde ediyor. Ayrıca akarsularımızın çokluğu ve coğrafi konumumuz, rüzgâr enerjisi açısından da önemli avantajlar sağlıyor.
Enerjimizin arz güvenliğini sağlamak için fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmalı ve yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak amacıyla bir dizi önlem almalıyız.
- Öncelik, ulusal enerji politikasının hazırlanıp ilan edilmelidir.
- Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde güneş enerjisi tarlaları kurulmalı ve güneşten maksimum fayda sağlanmalıdır.
- Ege, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde rüzgâr enerjisi kurulacak yerler tespit edilmeli ve sınırsız rüzgâr enerjisinden faydalanılmalıdır.
- Ayrıca, ilköğretimden itibaren enerjinin verimli kullanımına yönelik eğitimler tasarlanmalıdır.
- Yenilenebilir enerjiye yatırım yapan yatırımcılara vergi kolaylığı ve teşvikler sağlanabilir.
Unutulmamalıdır ki, her alanda kendine yeten bir ülke, dünyada cazibe merkezi olur. Bu sayede ülkemiz vatandaşları saygı gören, refah seviyesi yüksek ve mutlu bireylerin yaşadığı bir kimliğe kavuşur.
Görüşmek dileğiyle…

