
Elektrik enerjisi dünyada uzun yıllardır büyük ölçüde alternatif akım (AC) üzerinden taşındı; ancak enerji sistemi dönüşümü ve yenilenebilir enerji entegrasyonlarının hızlanmasıyla birlikte doğru akım yüksek gerilim iletimi (HVDC-High Voltage Direct Current) konusu ve teknolojisi 2025 yılı itibarıyla hem küresel ölçekte hem Türkiye’de gerçekleşen gelişmelerle önemini artırmaya devam ediyor.
Ülkelerin enerji politikalarını belirleyen karar vericilerin temel gündem maddelerinden biri. Çünkü küresel çapta artan elektrik talebi, dijitalleşme, iklim politikaları ve arz güvenliği tartışmaları, iletim teknolojilerini stratejik bir meseleye dönüştürdü.
Alternatif akım (AC) sistemi yüzyıldan uzun süredir elektrik şebekelerinin omurgasını oluşturdu. Ancak AC, özellikle uzun mesafelerde ciddi kayıplara neden olabiliyor; reaktif güç, kararlılık, kapasite sınırları ve hat empedansı gibi teknik faktörler, enerjinin boşa gitmesine veya iletilememesine yol açabiliyor. Oysa HVDC’de durum farklı. Doğru akım iletimi, çok daha düşük kayıplarla ve yüksek kontrol kabiliyetiyle elektrik transferi sağlıyor. Üstelik yönü ve miktarı hassas şekilde ayarlanabiliyor, hat arızalarına karşı sistem kararlılığını artırıyor ve özellikle yenilenebilir kaynakların entegrasyonu için kritik işlevler sunuyor.

2025 yılında hem dünya hem de Türkiye bu dönüşümün tam ortasında. Son birkaç yılda rüzgâr ve güneş enerjisindeki hızlı artış, HVDC’nin artık bir lüks değil, zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Offshore rüzgâr projelerinin büyük çoğunluğu bugün HVDC ile ana karaya bağlanıyor.
2025 tarihli bilimsel çalışmalar, özellikle VSC-HVDC (gerilim kaynağı konverterli sistemler) teknolojisinin esnekliği sayesinde açık deniz rüzgâr santrallerinin olmazsa olmazı haline geldiğini gösteriyor (He et al., 2025). Aynı yıl yayımlanan başka bir çalışma ise zayıf şebekelerin birbirine bağlanmasında HVDC’nin artık neredeyse tek seçenek olduğuna dikkat çekiyor (Irnawan et al., 2024). Çünkü yenilenebilir enerjinin ağırlık kazandığı bölgelerde şebekelerin ataleti azalıyor, frekans dalgalanmaları artıyor ve klasik AC altyapı bu değişimi taşımakta zorlanıyor.
Bu küresel ihtiyaç, ülkelerin yatırımlarına da çok net yansımış durumda. Hitachi Energy’nin 2025’te Hindistan’da imzaladığı 6 GW kapasiteli, 950 km uzunluğundaki HVDC hattı; Çin’in ultra yüksek gerilim 1100 kV HVDC sistemlerini hızla yaygınlaştırması; Birleşik Krallık’ın dev denizaltı kablo yatırımı gibi projeler gün geçtikte gelişmelerin artacağını ve elektriğin geleceğinin doğru akım üzerinden taşınacağını göstermektedir.
ABD’de Enerji Bakanlığı’nın, yüksek performanslı HVDC konverterleri için 11 milyon dolarlık Ar-Ge fonunu devreye alması da bu dönüşümün diğer ayağı. Birçok ülkede HVDC artık sadece bir mühendislik projesi değil; ekonomiyi, iklim politikalarını ve enerji güvenliğini ilgilendiren geniş kapsamlı bir altyapı yatırımı olarak görülüyor.
Türkiye’ye de de durum Dünya’dan farksız. 2025 yılı bu konuda bir dönüm noktası niteliğinde. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yaptığı açıklamaya göre Türkiye’nin kurulu gücü 120 bin MW’ı aşmış durumda ve bunun %61’i yenilenebilir enerjiden sağlanmakta. Bu oldukça yüksek bir oran; ancak yenilenebilir kaynakların coğrafi dağılımı, iletim şebekesi üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Güneş enerjisinin büyük bölümü İç Anadolu ve Güney bölgelerinde; rüzgâr ise genellikle Ege ve Marmara’nın kıyı şeridinde yoğunlaşmaktadır. Tüketim ise şehirleşmenin ve sanayinin yoğun olduğu Marmara havzasında toplanıyor. Yani Türkiye’nin elektriği ülke içinde yüzlerce kilometrelik yolculuklar yapmak zorunda.
Bakanlık 2025 yılında bu sorunları çözmek için çok önemli bir plan açıkladı: 14.700 km uzunluğunda, toplam 40 GW kapasiteli HVDC iletim hattı inşa edilmesi. Buna ek olarak 15 bin km yeni AC hat, enterkonneksiyon kapasitesinin artırılması ve yaklaşık 28 milyar dolarlık iletim altyapısı yatırımı gündemde.
Bu ölçekte bir HVDC planı sadece Türkiye değil, dünya genelinde bile büyük projeler arasında yer alıyor. 2025’te yayımlanan bir pazar raporu, HVDC iletim pazarının 2025 yılında yaklaşık 9,96 milyar USD büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini ve 2032’ye kadar yaklaşık %7,4 bileşik yıllık büyüme oranıyla artacağını gösteriyor.
Bu vizyonun arkasındaki temel gerekçe, Türkiye’nin enerji geleceğini garanti altına almak. Yenilenebilir kapasite her yıl artarken, iletim altyapısının aynı hızda büyütülmesi gerekiyor; aksi takdirde üretilen elektrik taşınamadığı için boşa gitmeye başlayabilir.
Ayrıca HVDC hatları, AC hatlarının aksine uzun mesafelerde kararlılığı bozmaz; hatta zayıf sistemleri güçlendirir. VSC-HVDC teknolojisi sayesinde iletim hattı aynı zamanda bir “sanal jeneratör” gibi davranarak şebekeye sanal atalet sağlayabilir.
Türkiye’nin coğrafi konumu da HVDC’nin stratejik değerini artırıyor. Avrupa ile artan elektrik ticareti potansiyeli, Karadeniz’de büyüyen offshore rüzgâr planları, Doğu Akdeniz’in enerji jeopolitiği ve komşu ülkelerle olası yeni bağlantılar düşünüldüğünde HVDC, Türkiye’yi sadece daha verimli değil, daha güçlü bir bölgesel enerji merkezi haline getirebilir. SHURA’nın 2025 raporu da Türkiye’nin iletim şebekesini %20 artırması gerektiğini, HVDC’nin bu genişlemenin temel taşı olacağını söylüyor.

Bu tabloya Türkiye’nin güçlü yerli üretim altyapısı da eklendiğinde, HVDC yalnızca enerji güvenliği değil aynı zamanda sanayi ve ihracat için de büyük bir fırsat sunuyor. Türkiye’nin kablo ve transformatör sanayisi dünya çapında tanınmış durumda. HVDC yatırımlarıyla bu sektörler birkaç basamak daha yukarı çıkabilir; yüksek katma değerli teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelebiliriz.
HVDC elektriğin verimli, kayıpsız, güvenli ve uzun mesafelerde kararlı bir şekilde taşınmasının en güçlü aracı. Planların hayata geçirilmesi, kontrol altyapılarının kurulması ve yerli üretimin bu alana adapte edilmesi büyük önem taşıyor. Enerji sistemleri giderek daha karmaşık hale gelirken, doğru akımın sağladığı netlik, verimlilik ve istikrar bu konuda daha farklı gündemleri beraberinde getirecek.
Referanslar
Zafari, L., Liu, Y., Ukil, A., & Nair, N. K. C. (2025). Advances in HVDC Systems: Aspects, Principles, and a Comprehensive Review of Signal Processing Techniques for Fault Detection. Energies, 18(12), 3106.
Alrajhi, Hasan, et al. “Power Sharing control trends, challenges, and solutions in multi-terminal HVDC systems: a comprehensive survey.” IEEE Access 12 (2024): 69112-69129.
Irnawan, Roni, et al. “Review of HVDC technologies for weak grid interconnectors.” Electrical Engineering 107.4 (2025): 4483-4501.
Khalid, Saqib, et al. “Recent advances and future perspectives of HVDC development in Pakistan: A Scientometric Analysis Based Comprehensive Review.” IEEe Access 11 (2023): 56408-56427.
https://www.intelmarketresearch.com/hvdc-transmission-system-2025-2032-867-1021?utm_source




