Ülkemizde gündem çok hızlı değişmektedir. Bu durumda bir olayın üzerine gidip çözümleri ve sorunları tartışarak ortaya koymak gerekirken, maalesef önümüze gelen diğer bir olaya dikkat çekilmektedir. Bu durum, sorunların kartopu gibi büyüyerek çözülemez boyuta gelmesine sebep olmaktadır.

Urfa ve Kahramanmaraş’ta yapılan saldırıları lanetliyorum. Ayrıca hemen akabinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da kutluyorum. Evet, birbirinden tamamen farklı iki durum var. Odaklanamıyoruz. Bu da sorunlarımızı çözümsüz kılıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Ümidim gençliktedir” diyerek aslında ülkede eğitimden sorumlu herkese görevler ve hedefler göstermiştir. Çünkü bir ülkenin geleceği, refahı, sosyal hayatı; değişen dünya koşullarına göre daima ilerlemek, ihtiyaca cevap vermek ve muasır medeniyetler seviyesine çıkmak, eğitim seviyesiyle doğru orantılıdır.

Okullarımızı bir ilim ve bilim yuvasına çevirmek önceliğimiz olmalıdır. Çocuk okula ayağını bastığında eğitim, spor, tiyatro, sanat gibi konularla uğraşmalı, yeteneği olan dallara yönlendirilmelidir.

Kesinlikle liyakat esasına göre çalışan bir sistem kurulmalı; torpilin ve kayırmacılığın olmadığı, herkesin hakkının hiçbir şekilde yenmeyeceği inancıyla birey kendini öğrenmeye adamalıdır. Gençlerimizin içindeki değerin ortaya çıkacağı eşit şartlarda eğitimin sağlanması ve eğitime yönlendirilmesi birinci öncelik olmalıdır. Bu sistemin önemli bir parçası da öğretmenlerimize, hayata yönelik bilgi ve birikimlerini ülkesine ve öğrencisine verebilecek koşulların sağlanması ve statülerinin daha da yüksek seviyelere çıkarılarak onurlandırılmasıdır..

Çocuklarımız okula geldiğinde yemek sorunu, giyecek sorunu, yol sorunu gibi hiçbir şeyi düşünmemeli; devlet bu koşulları ücretsiz olarak sağlamalıdır. Dünyanın en genç nüfusuna sahip olan ülkemizde gençlerin enerjisinin eğitim, öğretim, spor ve sanat gibi alanlarla deşarj edilmesi, cep telefonu ve eğitim dışı zararlı alışkanlıkların peşinden koşmamalarının öğretilmesi gerekmektedir.

Gelişmekte olan ülkemizde gençlerin enerjisini üretmeye, çalışmaya ve öğrenmeye yönlendirecek çalışmalar başlatılmalıdır. Ülkemizin en büyük bütçe harcaması eğitim olmalıdır. Bunun için ayrıca fonlar oluşturulabilir; ülkedeki her sektörden eğitime küçük katkılar sağlanarak, örneğin %1 gibi bir oranla maçlardan, tiyatrolardan ve organizasyonlardan alınacak küçük eklemelerle devasa bir bütçe oluşturulabilir.

 

Saygılarımla..

haluk bozali
Haluk Bozali İstanbul Elektrik Teknisyenleri Odası Başkanı Haluk Bozali, 4 Kasım 1967'de Trabzon'un Akçaabat ilçesinde doğdu. Hacettepe Üniversitesi Elektrik Önlisans bölümünden mezun olduktan sonra, meslek hayatına 1991 yılında elektrik sektöründe tesisat, proje ve taahhüt alanlarında çalışarak başladı. 2022 yılının Şubat ayında İstanbul Elektrik Teknisyenleri Odası Başkanı seçilen Haluk Bozali, bu göreviyle sektörde odanın tanınırlığını ve saygınlığını artırma vizyonunu benimsedi. Başkanlığı süresince üyelerin gelişimini destekleyici düzenlemeler yaparak, dağıtım şirketleri ve Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) gibi önemli kurumlarla iş birlikleri kurdu. Bu iş birlikleri sayesinde sektördeki teknisyenlerin eşit haklara sahip olması için kararlı adımlar atmaktadır. Sektöre değer katma ve mesleki başarılarını artırma hedefiyle çalışan Haluk Bozali, aynı zamanda evli ve iki çocuk babası olarak aile hayatına da büyük önem vermektedir. Hem mesleki hem de sosyal sorumluluklarını titizlikle yerine getiren Başkan Bozali, gelecekte de elektrik sektörüne yön verecek projelere imza atmayı sürdürmektedir.