akilli-kentler-sehirler

19. ve 20. yüzyılla birlikte demografi yapı ve diğer etkenlerden kaynaklı sebepler, insanoğlunu şehirleşmeye zorlamış bununla eş güdümlü olarak, yaşadığımız 21. yüzyılla akıllı şehirleşme ihtiyacını ve gereksinimlerini maksimum düzeye ulaştırmıştır. Buna paralel olarak şehir yaşam kavramı ve ihtiyaçlarda evrimleşmeler yaşandığına şahitlik ettik.

İnsanlık; ilk çağlardan beri mahremiyetini koruyan, güvenli, rahat yaşanabilecek, iklimsel ve kültürel koşullara uyum sağlayan yapılar inşa etme çabasında olmuştur.

Diğer taraftan nüfusun artması, doğal kaynakların azalması, uluslararası rekabet, enerji maliyetlerinin artması, çevre kirliliği ve konfor şartlarını iyileştirme gibi sebepler yapı tasarım yaklaşımına yeni boyutların dahil edilmesini zorunlu kılmıştır.

“Akıllı şehirleri” kısaca; sürdürülebilir bir yaşam ve kentleşme için teknolojinin şehirlere uygulanması olarak tanımlayabiliriz.

Uygulanan teknolojik çözümlerden en çok vurgulananlar; yenilenebilir ve temiz enerji, şehir içi hareketlilik, e-devlet, su yönetimi, akıllı trafik kontrolü, kablosuz internet erişilebilirliği ve atık yönetimi ile ilgili çözümler olarak sayılabilir.

Kentleşme, küreselleşme, iklim değişiklikleri, sosyo-demografik değişimler, yeni değerler ve normlardan kaynaklanan zorluklar nedeniyle Akıllı Şehir kavramı geliştirilmiştir.

Sürdürülebilir, uygulanabilir, rahat, çekici, güvenilir ve teknolojik donanıma sahip yeni bir şehir modeli önerilmektedir.

Akıllı şehirlerde yaşam kalitesini, ekonomiyi, sürdürülebilir verimliliği artırmak ve büyük şehirlerde suça yönelme, trafik sıkışıklığı, atık problemi gibi sorunları çözmek için planlama, tasarım, finans, inşaat, yönetim, kentsel altyapı hizmetlerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Küreselleşme sürecinde hızla artan kent nüfusu, kaynakların etkin kullanılamaması, iklim değişiklerinin olumsuz sonuçları, sosyo-demografik değişimler ve yeni değerlerden kaynaklanan zorluklar nedeniyle şehirlerde yaşamın imkansız hale gelebileceği gündeme gelmektedir.

Bu sorunlarla birlikte özellikle nüfus artışının şehir üzerinde yarattığı olumsuz etkiler ve hızlı kentleşmenin yarattığı çevre, konut, uyum, kirlilik, doğal alanların kaybolması, ulaşım ve trafik, eğitim gibi ciddi problemler üzerinde inceleme yapılmaya başlamıştır.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, Dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındıran kentler; enerji tüketimi kaynaklı CO2 salınımının %70’inden, sera gazları salınımının ise yarısından sorumlu olduğu ve tahminlerine göre 2050 yılında dünya nüfusunun %69,2’inin kentlerde yaşayacağı beklenmektedir.

Dünya Bankası’na göre; kentlerdeki bu yoğunlaşma, küresel ısınmanın yol açacağı zararların tahminen %81’ni oluşturmaktadır.

1960 yılında Dünya nüfusunun %33,8’i şehirlerde yaşarken, 2015 yılı itibari ile bu rakam %53,8’e ulaşmıştır ve 2050 yılında şehirlerde yaşayan toplam nüfus oranının %69,2’ye ulaşacağı beklenmektedir.

Türkiye’ de ise şehirlerde yaşayan nüfusun oranı 1960 yılında %31,5 iken, 2015 yılında %71,6’ya yükselmiştir ve 2050 yılında bu oranın %82,6 olarak gerçekleşeceği yönündedir.

  1. yüzyıldan itibaren, sanayileşme ile birlikte kentleşme arzulanan bir kavram olmasına rağmen hızlı kentleşmenin sonucunda meydana gelen sorunlar, kentleşme kadar ciddiye alınmamıştır. Bu nedenle nüfus artışı ve hızlı kentleşme ile ortaya çıkan kent sorunlarının çözümü için akıllı şehir konusu gündeme gelmeye başlamıştır.

Şehirdeki yaşamsal boyutları tehdit eden olumsuzluklar akıllı şehir kavramı ile çözüme kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Sürdürülebilir, rahat, çekici, yeşil, etkili, güvenli ve teknolojik donanımlı şehirleri anlatan bu kavram, yeni bir şehir modeli önermektedir.

Avrupa Birliği (AB) özellikle büyük şehirlerde “AKILLI” anlamda kentsel büyümenin gerçekleşebilmesi için çaba harcamaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından teşvik edilen akıllı şehir kapsamında sürdürülebilir kentsel modeli, stratejik enerji teknolojisi planı kullanılarak kaynakların korunmasını teşvik etmektedir.

Akıllı şehir hedefinin başarılması çeşitli bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) desteği ile mümkündür. Bunlar elektrik, su ve gaz tüketimlerinin yanı sıra ısıtma ve soğutma sistemleri, kamu güvenliği, atıkların yönetimi ve hareketlilik dikkate alınarak bir çözüme ulaşılabilir.

Günümüzde hızlı şehir yaşamı; insan, araç, bina ve yer altı hizmetleri gibi bileşenlerden oluşan karmaşık şehir olgusunun yarattığı ihtiyaçları gidermek için şehir yönetimleri, çözüm olarak bilgi ve iletişim teknolojisinden faydalanmaktadır.

Dünya genelinde yerel yönetimler, akıllı belediyecilik uygulamaları ile yaşamın hareketliliğini, vatandaşların ve turistlerin şehir hizmetlerinden yararlanması için bu süreci iyi ve sağlıklı bir şekilde yürütmektedir.

Kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaya ve doğal alanları en iyi şekilde korumaya çalışan akıllı şehirler, bilgi ve iletişim teknolojisinin kullanımı sayesinde iklim değişikliğini, aşırı kalabalıklaşma ve trafik tıkanıklıklarını çözüme ulaştırmaktadırlar.

Şehir sakinlerinin hayat kalitesini artırmayı amaçlayan akıllı şehir çözümleri önem kazanırken, bu şehirlerde akıllı turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması da turistlerin ihtiyaçlarına en doğru şekilde hizmet verebilmektedir. Aynı zamanda akıllı turizm bölgelerinin (akıllı destinasyon) geliştirilmesi, turistlere eşsiz bir hizmet ve deneyim sunmakta ve destinasyonlar rakiplerine kıyasla rekabet üstünlüğü sağlamaktadır.

Dünyada hızla uygulanmaya devam eden akıllı şehir, akıllı destinasyon kavramları ve bileşenleri incelendiğinde; sağlık, ulaşım, güvenlik, altyapı, çevre, eğitim ve kültür alanlarında birçok akıllı çözümler akademik çalışmalarda tespit edilmiştir.

Akıllı şehirlerde; şehrin içerisinde bulunan akıllı cihazlardan (akıllı cep telefonu, akıllı evler, akıllı aydınlatmalar vb.) elde edilen veriler sayesinde, veri olmadan, akıllı şehir olmaz.

Şehirlerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyorsa, konuyu örneklendirilirse; akıllı trafik ışıklarından elde edilen verilerle trafik ışıklarının yanma sıklığını daha dinamik bir şekilde ayarlanmasını ve özel durumlarda: itfaiye, ambulans gibi trafik ışıklarının otomatik olarak yeşile dönmesini verebiliriz.

Aslında esas konu; akıllı cihazların elde ettiği verilerin analiziyle zamandan, enerjiden, sudan, atıklardan tasarruf etmek ve daha sürdürülebilir bir hayat sunmak.

  • Akıllı binalar,
  • Şehrin mobil uygulaması,
  • Ücretsiz wi-fi alanları,
  • Akıllı park alanları,
  • Toplu taşıma & otomobil paylaşım uygulamaları,
  • Temiz enerji ve aydınlatma,
  • Akıllı trafik,
  • Eğitim,
  • Akıllı çöp toplama sistemi,
  • Dijital kiosklar,
  • Güvenlik.

Araştırmalara göre günümüzde sıfır olan akıllı şehir sayısı; 2025’e kadar 26’ya ulaşması bekleniyor.

Frost&Sullivan’ın yeni bir tahminine göre, akıllı şehir teknolojisi harcamalarının 2019’da 96 milyar ABD dolarından, 2025 yılına kadar 327 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor.

Şirket, belirsiz bir pandemi sonrası durumun, şehirleri sağlık hizmetleri, kamu güvenliği hizmetleri ve daha fazlasında kullanılmak üzere işbirliğine ve veriye dayalı altyapı geliştirmeye odaklanmaya zorlayacağını öngörmüştür.

Akıllı teknolojilere yapılan yatırımların da önümüzdeki 2 yıl içinde artması bekleniyor.

Rapora göre şehirler, Covid-19 ile savaşmak için temas izleyen giyilebilir cihazlara ve uygulamalara, açık veri platformlarına, otonom insansız hava araçlarına ve kitle analizlerine ve akıllı şebekelere, akıllı trafik yönetimine, otonom araçlara, akıllı aydınlatma ve e-yönetişim hizmetlerine zaten yatırım yaptı. Pandemi geçtiğinde bu alanların güç kazanması bekleniyor.

Genel olarak, akıllı şehirlerin 2025 yılına kadar 2,46 trilyon ABD Doları değerinde iş fırsatları yaratacağı tahmin ediliyor ve Frost&Sullivan o zamana kadar en az 26 akıllı şehrin kurulmasını bekliyor.

Rapora göre 2030 yılına kadar küresel akıllı şehir harcamalarının %70’inden fazlası Amerika Birleşik Devletleri, Batı Avrupa ve Çin’den olacak.

SONUÇ OLARAK

Akıllı şehir; Sanayi Devrimi’nden bu yana şehir gelişiminin üzerine inşa edilmiş bir kavram olarak ortaya çıkarılmış yeni bir modeldir.

Şehirlerin kalitesi ve değerini arttırmada önemli bir rol oynamaktadır. Ancak hızlı kentleşme; kaynakların tüketimi, çevre bozulması, zengin ve fakir arasındaki genişleyen ayrım gibi bazı olumsuz etkilere yol açmıştır.

Bu sorunların ve zorlukların üstesinden gelmek için şehirler; sürdürülebilir şehir, bilgi kenti, eko-kent, dijital şehir, yaşanabilir kent, düşük karbonlu şehir olarak adlandırılan birçok yeni kavramlarla ifade etmekte (Yanrong, Lei, Cai, Yuming, Hao ve Ying, 2014) ve akıllı kent kavramı teknoloji açısından; sayısal, dijital, kablolu, yetenekli, melez, bilgili şehirler, insan açısından; yaratıcı, öğretici, insancıl, bilgili şehirler, toplum açısından ise akıllı toplum ile çok sık kullanılmaktadır.

Akıllı şehirler, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak şehirlerin yaşam kalitesini arttırmayı ve güvenli yaşanabilir hale getirmeyi hedefleyen uygulamalar bütünüdür.

Akıllı şehir projelerinin temel amacı sağlık, halk güvenliği, sosyal, çevresel ve eğitim alanlarında verimliliği arttırmaktır.

Önümüzdeki yüzyıllarda dünyadaki şehirler, buna doğru gerekli adımları çok radikal olarak atacağı aşikardır.

Türkiye’mizin bu konuda hızlı bir şekilde reaksiyon alarak, belirlediği şehirlerde uygulaması olmazsa olmazımızdır.

Görüşmek dileğiyle…

KAYNAKÇA:

1-) Akıllı Şehir Uygulamaları ve Turizm: Türkiye örneği,

https://www.researchgate.net/publication/322420278_SMART_CITY_APPLICATIONS_AND_TOURISM_THE_CASE_OF_TURKEY_AKILLI_SEHIR_UYGULAMALARI_VE_TURIZM_TURKIYE_ORNEGI

2-) Akıllı Kentler,

Akıllı Kentler – Akıllı Şehirler (akillikentler.org)

3-) Akıllı Kent Nedir, / dogadergisi.com/akilli-kent-nedir/

4-) Akıllı Şehirlerin Yükselişi / ioturkiye.com/2020/11/akilli-sehirlerin-yukselisi/

Semih Çalapkulu
Semih ÇALAPKULU kimdir: 2002 yılında, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği bölümü mezun olup, Makina Mühendisi lisans programını tamamlamıştır. Evli, Dilara ve Furkan isimli iki çocuğu var. Meslek hayatı boyunca sırasıyla; Aydın Grubu; gıda üretim prosesi ve fabrika kurulumunda, Ciner Grubu; madden ocağı ve filatasyon tesis kurulumunda, Kuzu Grubu; inşaat sektöründe, toplamda 19 senelik deneyime sahiptir ve son olarak 2024 Yılının Temmuz ayı itibariyle, Genel Müdür olarak atandığı Zorlu Elektromekanik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de görevini sürdürmektedir. Çalapkulu, 2019 yılından itibaren; teknik yazıları, teknik makaleleri ve serbest yazıları 60’dan başka platformda yayınlanmıştır. Bunlardan bazıları: Sektörel Yayıncılık bünyesindeki Sektörüm Dergisi ve Haber Sitesi, MMO, TTMD, TESYÖN, MTMD, MÜKAD, İnşaat Yatırım Dergisi, Sanayi Gazetesi, Mechanic Dergisi, Şantiye Dergisi, Termoklima Dergisi, İnşaat Tedariği Dergisi, Enerji ve Tesisat, Medya Siirt, Baret Dergisi, Akıllı Binam, DTK, Ankara’nın Sesi, ST Endüstri Dergileri, Mühendistan, Termodinamik Dergisi, Birleşim Dergisi, İlkses Gazetesi, Siirt Gazetesi, ESSİAD, TMMOB Dergileri, Mühendis Beyinler, ZeroBuild Journal, İnşaat Dünyası, İnşaport, Doğa Yayın, Hvac360, Emlak Kulisi, B2B Dergileri’dir. 2020 yılından itibaren, ZeroBuild’te yönetim sekretaryası içinde olup, ZeroBuild Summit’te Makina Mühendisleri Ağı Lideri olarak faaliyetlerini yürütmektedir. 2021 yılından itibaren, Fırat Üniversitesi Makina Mühendisliği Danışman Kurulu üyesidir. 2022 yılında kurulan, Uluslararası Tesis Yöneticileri Derneği’nde kurucu üyesidir. 2022 yılından itibaren, TESYÖN Kurucu Yönetim Kurulu üyesidir. Yirmi seneyi aşkın sürede; inşaat sektörü başta olmak üzere, elektromekanik, maden sektörü, prosesler, petrokimya tesisleri, arıtma tesisleri ve üretim başta olmak üzere birçok alanda çalışarak ilgili sektörlerde global anlamda tecrübe sahibi olmuştur.