
Bu ayki köşemde Bin Tepeli Ülke’den yani Ruanda’dan bahsedeceğim. Ruanda, Afrika’nın da aynı zamanda en yoğun nüfuslu anakara ülkesidir. Ruanda Doğu Afrika’nın Büyük Rift Vadisi’nde denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Ekvator’un güneyinde yer alan Ruanda, Uganda, Tanzanya, Burundi ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile sınır komşusudur.
Nispeten yüksek bir rakıma sahip olan Ruanda’ya “bin tepeli ülke” (Fransızca: pays des mille collines) Başkenti ve en büyük şehri Kigali’dir. Nüfusu önce klanlar, sonra da krallıklar halinde birleşmiştir.

- yüzyılda, Kral Gihanga yönetimindeki bir krallık, Ruanda Krallığı’nı kurarak yakın komşu bölgelerinin birçoğunu bünyesine katmayı başardı. Ruanda Krallığı on sekizinci yüzyılın ortalarından itibaren Tutsi krallarının diğerlerini askeri olarak fethetmesi, gücü merkezileştirmesi ve birleştirici politikaları yürürlüğe koymasıyla egemen oldu.
1897’de Almanya, Alman Doğu Afrikası’nın bir parçası olarak Ruanda’yı sömürgeleştirdi, ardından 1916’da I. Dünya Savaşı sırasında kontrolü ele geçiren Belçika geldi. Her iki Avrupa ülkesi de Ruanda kralı aracılığıyla hüküm sürdü ve Tutsi yanlısı bir politika sürdürdü. Hutu nüfusu 1959 yılında ayaklandı. Çok sayıda Tutsi’yi katlettiler ve nihayetinde 1962’de Başkan Grégoire Kayibanda liderliğinde bağımsız, Hutu ağırlıklı bir cumhuriyet kurdular.
1973’teki askeri darbe Kayibanda’yı devirdi ve Hutu yanlısı politikayı sürdüren Juvénal Habyarimana’yı iktidara getirdi. Tutsi liderliğindeki Ruanda Yurtsever Cephesi (RPF) 1990 yılında bir iç savaş başlattı. Habyarimana Nisan 1994’te bir suikast sonucu öldürüldü.
Toplumsal gerilimler yüz gün süren Ruanda soykırımında patlak verdi. RPF, Temmuz 1994’te askeri bir zaferle soykırımı sona erdirdi.Ruanda, 1994 yılından bu yana fiili bir tek parti devleti olarak RPF tarafından yönetilmekte ve eski komutan Paul Kagame 2000 yılından bu yana Devlet Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Ülke, sömürge öncesi dönemden bu yana bir dizi merkezi otoriter hükümet tarafından yönetilmiştir. Ruanda, komşu ülkelerle karşılaştırıldığında düşük yolsuzluk seviyelerine sahip olsa da, hükümetin şeffaflığı, sivil özgürlükler ve yaşam kalitesine ilişkin uluslararası ölçümlerde en alt sıralarda yer almaktadır.
Nüfus genç ve ağırlıklı olarak kırsaldır; Ruanda dünyanın en genç nüfuslarından birine sahiptir. Ruandalılar sadece tek bir kültürel ve dilsel gruptan, Banyarwanda’dan gelmektedir. Ancak bu grup içinde üç alt grup bulunmaktadır: Hutu, Tutsi ve Twa. Twa ormanlarda yaşayan pigme bir halktır ve genellikle Ruanda’nın en eski sakinlerinin torunları olarak kabul edilirler.
Hıristiyanlık ülkedeki en büyük dindir; ana ve ulusal dil, yerli Ruandalılar tarafından konuşulan Kinyarwanda’dır ve İngilizce, Fransızca ve Swahili ek resmi yabancı diller olarak yer almaktadır. Ruanda’nın ekonomisi çoğunlukla geçimlik tarıma dayanmaktadır. Kahve ve çay, ihraç ettiği başlıca ürünlerdir.

Ruanda ekonomisi 1994 soykırımı sırasında yaygın can kaybı, altyapının korunamaması, yağmalama ve önemli nakit mahsullerin ihmal edilmesi nedeniyle büyük zarar görmüştür. Bu durum GSYH’de büyük bir düşüşe neden olmuş ve ülkenin özel ve dış yatırım çekme kabiliyetini yok etmiştir. Ekonomi o zamandan beri güçlenmiştir. Ülkede yetiştirilen geçim kaynakları arasında ülkenin tarım arazilerinin üçte birinden fazlasını kaplayan matoke (yeşil muz) patates, fasulye, tatlı patates, manyok, buğday ve mısır yer almaktadır.
Kahve ve çay, yüksek rakımlar, dik yamaçlar ve volkanik toprakların elverişli koşullar sağlaması nedeniyle ihracata yönelik başlıca ürünlerdir. Ruanda’da yetiştirilen hayvanlar arasında inek, keçi, koyun, domuz, tavuk ve tavşan yer almaktadır.
Dış ticaret rakamlarına bakıldığında en çok ihraç ettiği kalemler sırasıyla çay-kahve, metal cevherler, hava taşıt aksamları olurken; en çok ihracat yaptığı ülkeler Çin, Tayland, Polonya, Birleşik Krallık ve Pakistan’dır.
En çok ithal ettiği kalemler sırasıyla elektrik malzemeleri, nükleer reaktörler, kara yolu taşıtları, ilaç ve mineral yağlardır. En çok ithalat yaptığı ülkeler ise Çin, Kenya, Hindistan, Kore ve Belçika’dır. Türkiye’den en çok tahıl, karayolu taşıtları ve elektrik malzemeleri ithal etmektedir.
Elektrik sektörüne yakından bakıldığında Federal Elektrik, Kym Kablo, Nak Kablo, ACK Aydınlatma, Noas Aydınlatma, ARS Plastik, Grup İmaj, Zelkon Elektrik, Vatan Kablo, Arken Jenaratör, Mutlusan Plastik gibi markaları elektrik pazarlarında görmek mümkün. Yapı-inşaat sektöründe yapılması planan dev projeler bu sektörü besleyen elektrik malzemeleri endüstrisini de canlandıracağını gösteriyor. Bu projeler arasında; 29 katlı bir kule olan Kigali Yeşil Kompleksi (KGC) de yer almaktadır, tüm bina 35 kattan oluşacak ve ülkenin en yüksek binası olacaktır.
Bir diğeri; Ruanda Yeşil Fonu (Fonerwa) tarafından, KFW aracılığıyla Alman İşbirliği’nden sağlanan finansmanla uygulanan proje, 600 hektarlık Kinyinya Tepesi’nde uygulanacaktır. Yaklaşık 150.000 kişinin faydalanacağı ve Ruanda toplumu için en az 16.000 istihdam yaratacak olan 4-5 milyar dolarlık kalkınma projesi 30.000 konutu barındıracak.
Ayrıca; projeler arasında yer alan yeni kapalı stadyum, 2025-2026 yılları arasında Veteranlar Kulüpler Dünya Şampiyonası (VCWC) da dahil olmak üzere ilk turnuvaya ev sahipliği yapmaya da hazır olacak.
Genel olarak bakıldığında; Nüfus yoğunluğu, son yıllardaki istikrarı Ruanda’yı önemli ihracat pazarlarından biri haline getirmiş durumda. Çin markaları da pazarda hakim, ancak Türk markaları da oldukça başarılı olabilme fırsatına sahip. Hedeflenen projeler Türk markaları için Ruanda’yı cazip bir pazar haline getirmeyi başarmış durumda.
Görüşmek dileğiyle…




