Dünyada enerji dönüşümünün merkezinde elektrik var. Hem küresel iklim hedefleri hem de teknolojik gelişmeler, elektriği daha stratejik ve öncelikli bir kaynak haline getiriyor. Türkiye de bu dönüşümde hızla yerini almaya çalışıyor.  TEDAŞ’ın 2024 yılı Türkiye Elektrik Dağıtımı Sektör Raporu, ülkemizin elektrik sektöründeki konumunu hem yerel hem de küresel ölçekte değerlendiren önemli veriler sunuyor. Bu rapor, sadece sayılarla dolu bir istatistik belgesi değil; Türkiye’nin enerji geleceğine dair ipuçları barındıran bir yol haritası niteliğindedir.

Dünya elektrik tüketimi 2022 yılındaki elektrik tüketimi bir önceki yıla göre %2,64 artış göstererek 24.577 TWh’e, 2023 yılında %2,6 oranında artarak, yıllık %2,7 büyüme ortalamasına yaklaşmıştır. Bu artış trendi ger geçen yıl artarak devam etti.

Özellikle dikkat çeken nokta, sanayi sektörünün küresel elektrik tüketiminin %42,3’ünü oluşturması. Bu oran, sanayileşmenin elektrik ihtiyacındaki belirleyici rolünü gösteriyor. Türkiye açısından bakıldığında, ülkemizin 2023 yılında %45 sanayi tüketim oranıyla dünya ortalamasının üzerinde olması, sanayileşme yolculuğumuzun bir göstergesi.

BRICS ülkelerindeki %6’lık keskin artış ve özellikle Çin’in dünya elektrik tüketiminin üçte birini tek başına karşılaması, küresel güç dengesindeki değişimi elektrik tüketimi üzerinden okumaya imkan veriyor.

Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümelerinin elektrik talebiyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. 2023 yılı verilerine bakıldığında elektrik tüketimi Rusya’da %1,4 artmıştır. OECD ülkelerinde yavaşlayan ekonomik büyümeye bağlı olarak elektrik tüketimi bir önceki yıla göre %1,4 oranında düşüş göstermiştir.

Avrupa elektrik tüketiminde %3 oranında düşüş gerçekleşmiştir. Almanya’da %5,3, Fransa ve Britanya’da %3 oranında elektrik tüketiminde azalma görülmüştür. ABD elektrik tüketimi, ılıman hava koşulları ve sanayi üretimindeki yavaşlamanın etkisi ile %1 azalmıştır.

Küresel Perspektif: Çin Tüketiyor, Afrika Bekliyor

2022 yılında dünya genelinde elektrik tüketimi %2,6 oranında artarak 24.577 TWh’ye ulaştı. Bu tüketimin üçte biri Çin’e ait. Hindistan ve ABD onu takip ediyor. Gelişmekte olan ülkelerde elektrik talebi artarken, Avrupa’da bu talep %3 oranında azaldı. Sanayileşmenin ve dijitalleşmenin yoğun olduğu Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya’da ise elektrik talebi hızla yükseliyor.

Bu büyümeye rağmen 2023 yılı itibarıyla dünya nüfusunun hâlâ %8,4’ü elektriğe erişemiyor. Elektriğe erişimdeki bu adaletsizlik, sürdürülebilir kalkınmanın önünde ciddi bir engel olarak duruyor.

Türkiye’de Tüketim Profili: Sanayi Başrolde

2023 itibarıyla Türkiye’nin net elektrik tüketimi 289,4 TWh (milyar kWh) seviyesinde. Bu tüketimin sektörel dağılımı dikkat çekici:

  • Sanayi: %45
  • Ticaret ve Kamu Hizmetleri: %25,7
  • Mesken: %22,6
  • Tarımsal Faaliyetler: %4,6
  • Aydınlatma: %2

Bu veriler, üretime dayalı enerji kullanımının hâlâ baskın olduğunu gösteriyor. Ancak ticari alanlarda ve evsel kullanımdaki artış da, tüketim çeşitliliğini artırıyor.

Dağıtım Altyapısının Anatomisi:

Ülkemizde ilk elektrik santrali 15.09.1902 tarihinde 2 kW gücünde Tarsus’ta kurulmuş, bir dinamo ile elektrik üretimine başlanmıştır.

Geniş çapta ilk elektrik enerjisi üretimi İstanbul’da 14 Şubat 1914 tarihinde kurulu gücü 13.400 kW olan Silahtarağa Termik Santralinin işletmeye açılmasıyla gerçekleşmiştir. Tramvay ulaşımı, aydınlatma ve telefon şebekesi için gerekli olan enerji bu santralden sağlanmıştır.

1923 yılında Cumhuriyet ilan edildiğinde kurulu güç sadece 33 MW olup İstanbul, İzmir, Adapazarı ve Tarsus olmak üzere 4 yerleşim yerinde elektrik vardı. 1911-1930 yılları arasında elektrik enerjisi faaliyetleri imtiyazlı şirketler tarafından yürütülmüş; 1930’larda MTA, ETİBANK, EİEİ, DSİ ve İller Bankası gibi kurumların kurulmasından sonra, yabancı şirketlere verilen imtiyazların 1939’da devletçe satın alınmasıyla bu hizmetler belediyelere devredilmiştir.

1970 yılında 1312 sayılı yasa ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurularak elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaret işlerinin bir kamu tekeli olarak merkezileştirilmesi gündeme gelmiştir. Böylece, imtiyazlı şirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırları dışında bütün yurtta elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve ticaret hizmetleri TEK bünyesinde toplanmıştır.

2.234,9 MW kurulu güç ile faaliyete geçen TEK’in hizmetlerinden bütün yurt genelinde olumlu sonuçlar alınmasından sonra Etibank, İller Bankası ve DSİ gibi kamu kuruluşlarının elindeki santraller ve şebekeler TEK’e devredilmiştir.

1982 yılında da çıkarılan bir yasa ile üretim ve iletim dışında elektrik dağıtım hizmetleri belediyelerden alınarak TEK’e devredilmiştir. Bu tarihte kurulu gücümüz 6.638,6 MW, üretimimiz 26,6 milyar kWh olarak gerçekleşmiştir.

15/09/1993 tarih ve 21699 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/08/1993 tarihli ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile elektrik üretim, iletim ve ticaret/tedarik hizmetlerini yapmak üzere “Türkiye Elektrik Üretim, İletim Anonim Şirketi”(TEAŞ) ile elektrik dağıtım hizmetlerini yapmak üzere “Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi”(TEDAŞ) unvanlı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgisi devam edecek şekilde iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü kurulmuştur.

Türkiye elektrik dağıtım sistemi, 2023 yılı itibarıyla 1.299.265 km toplam hat uzunluğuna sahip. Bu ağın %21,30’u yer altı kablolu olmakla birlikte AG’de bu oran %23,76 iken OG’de %17,52’dir. Bu oran, özellikle büyükşehirlerde enerji arz güvenliği ve iklim koşullarına dayanıklılık açısından kritik önemde.

Elektrik dağıtımı için kullanılan trafo sayısı da 568.738 adettir. Bu trafoların toplam gücü 237.287 MVA ile hem konut hem de sanayiye hizmet vermektedir.

Kaybımız Büyük: Dağıtım ve İletim

Avrupa Enerji Düzenleyicileri Konseyi’nin (CEER) yayımladığı “3rd CEER Report on Power Losses” raporunda, Avrupa ülkelerinin dağıtım kayıplarına ilişkin verilere yer verilmiştir. Türkiye’nin 2023 yılı teknik ve teknik olmayan kayıp oranı %11,02 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran hem teknik altyapı hem de kaçak kullanım açısından geliştirme ihtiyacını işaret etmektedir.

Geleceğe Bakış: Elektrikli Araçlar ve Veri Merkezleri

Uluslararası Enerji Ajansı, Dünya Enerji Görünümü 2024 raporunda, gelecek dönemdeki olası enerji tahminlerini üç farklı senaryo altında incelemektedir.

Bunlar, Açıklanmış Taahhütler Senaryosu (Announced Pledges Scenario-APS), Belirtilmiş Politikalar Senaryosu (Stated Policies Scenario-STEPS) ve Net Sıfır Emisyon Senaryoları’dır (Net Zero Emissions – NZE). Uluslararası Enerji Ajansı’nın projeksiyonlarına göre, 2030’a kadar dünyada elektrik talebi STEPS senaryosunda %3,3, APS senaryosunda %3,5’in üzerinde ve NZE senaryosunda %4,5’a kadar ulaşmaktadır.

2023-2050 yılları arasında büyüme oranları STEPS’te %2,4, APS’de %3’ten fazla ve NZE senaryosunda %3,5 olmaktadır. Bu artışın 2035 yılına kadar olan ek elektrik tüketim talebinin %40’ını özellikle elektrikli araçlar, yapay zeka veri merkezleri ve ısı pompaları oluşturacaktır. Türkiye için de bu yeni yük profillerine uygun altyapı yatırımlarının şimdiden planlanması gerekmektedir.

Ulaşılabilen en güncel verilere baktığımızda ise Türkiye elektrik enerjisi tüketimi 2024 yılında bir önceki yıla göre %3,8 oranında artarak 347,9 TWh, elektrik üretimi ise bir önceki yıla göre %5,4 artarak 348,9 TWh olarak gerçekleşmiştir. Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmasının sonuçlarına göre elektrik tüketiminin 2025 yılında 380,2 TWh, 2030 yılında 455,3 TWh, 2035 yılında ise 510,5 TWh seviyesine ulaşması beklenmektedir.

TEDAŞ’ın raporu, Türkiye’nin elektrik dağıtım sektöründe kaydettiği mesafeyi ve karşılaştığı zorlukları net bir şekilde ortaya koyuyor. Kalite göstergelerinde Avrupa standartlarına ulaşmak için daha fazla yatırım ve teknolojik dönüşüm gerekiyor. Gelecekteki elektrik talebindeki artış öngörüleri, bugünden alınacak stratejik kararların önemini artırıyor. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, hem altyapı kalitesini artırmak hem de artan talebi karşılamak, sektörün önündeki ikili görev olarak duruyor.

Referans:

https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerji-elektrik

https://www.tedas.gov.tr/FileUpload/MediaFolder/ff204253-90d1-4560-8946-cdc529dceff2.pdf

Dr. Seda Kül
Dr. Seda KÜL: 1989 Konya/Seydişehir doğumludur. 2011 yılında, Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapmaya başlamıştır. Daha sonra Selçuk Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başlayıp, 2015 yılında yüksek lisansını aynı üniversitede tamamlamıştır. 2015-2018 yılları arasında Gazi Üniversite Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapmıştır. 2018 yılından itibaren Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliğin bölümünde araştırma görevlisi olarak görevine devam etmektedir. Doktora eğitimini 2022 yılında Gazi Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora tez çalışmaları kapsamında elektrik motorları ve güç transformatörleri ve bunların modellenmesi ile ilgili çalışmalar yapmış ve bu konularda ulusal ve uluslararası makaleler yayınlamıştır. Doktora çalışmaları kapsamında 2019 yılında 9 ay İngiltere/Galler’de Cardiff Üniversitesi’nde araştırmacı olarak bulunmuştur. 2021 yılından itibaren, ZeroBuild’te yönetim sekretaryası içinde olup, ZeroBuild Summit’te “Elektrik Elektronik Mühendisleri Ağı Lideri” olarak faaliyetlerini yürütmektedir. 2021 yılında haftalık olarak serbest yazmaya başlamıştır. 2018 yılından itibaren IEEE üyesidir. Buna ek olarak 2019 yılından itibaren de IEEE Industry Applications Society üyesidir.