<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yazarlar &#8211; Sektörüm Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.sektorumdergisi.com/kategori/yazarlarimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sektorumdergisi.com</link>
	<description>Elektrik, aydınlatma malzemeleri otomasyon sistemleri dijital dergi ve sektörel haber portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 19:04:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/cropped-sektorum-dergisi-512-512-logo-1-32x32.png</url>
	<title>Yazarlar &#8211; Sektörüm Dergisi</title>
	<link>https://www.sektorumdergisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dış Ticarette Ödeme Yöntemleri</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/dis-ticarette-odeme-yontemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdurrahman Özalp]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 19:01:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=138740</guid>

					<description><![CDATA[Gerek iç ticaretin gerekse de dış ticaretin yöntem ve kuralları vardır. Bunlar satış öncesinden başlar ödeme ve dosya kapamalarının yapılmasına kadar devam eder. Bu yazımızda ödeme yöntemlerini inceleyeceğiz. Ticaretin temel dört adet ödeme yöntemi vardır, bunlar; Peşin Ödeme Yöntemi (veya avans) Mal Mukabili Ödeme Yöntemi (veya açık hesap) Vesaik Mukabili Ödeme Yöntemi (veya tahsil) Akreditif [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gerek iç ticaretin gerekse de dış ticaretin yöntem ve kuralları vardır. Bunlar satış öncesinden başlar ödeme ve dosya kapamalarının yapılmasına kadar devam eder. Bu yazımızda ödeme yöntemlerini inceleyeceğiz. Ticaretin temel dört adet ödeme yöntemi vardır, bunlar;</p>
<ol>
<li>Peşin Ödeme Yöntemi (veya avans)</li>
<li>Mal Mukabili Ödeme Yöntemi (veya açık hesap)</li>
<li>Vesaik Mukabili Ödeme Yöntemi (veya tahsil)</li>
<li>Akreditif Ödeme Yöntemi (veya kredili)</li>
</ol>
<p>Ticaret işi olan herkesin bu yöntemleri bilmesi ve buna göre kullanması gerekir. Kuralları bilmeden kullanmak risktir. Bu futbol kurallarını bilmeden maça çıkmaya benzer; kaybetmek kaçınılmaz olur. Ödeme yöntemlerinin Milletlerarası Ticaret Odası (ICC-International Chamber of Commerce) tarafından yazılan kuralları da vardır, onlar başka yazılarımızın konusu olacaklardır. Ticarette taraflar arasında finansal açıdan ilk operasyonel hareket yazılı bir sözleşmenin yapılması ve daha sonra sözleşmeye doğru ve uygun bir mal teslim ve ödeme yönteminin yazılmasıdır. Doğru ve uygun ödeme yöntemini tercih edebilmek ve sözleşmeye yazabilmek için o ödeme yöntemini teknik olarak bilmek gerekir. Temel ödeme yöntemleri genel ve teknik olarak aşağıdaki gibi özetlenebilir;</p>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">1-Peşin Ödeme Yöntemi</span></strong></p>
<p>Alıcının (ithalatçının) mal bedelini malın sevkiyatından önce Satıcıya (ihracatçıya) ödediği ödeme şeklidir. Bu ödeme yönteminin Alıcı için herhangi bir garantisi yoktur, itibar ve iyi niyete dayalıdır. Peşin ödemenin bazen “Avans Garantisi” ile güvence altına alındığı/alınabildiği görülür.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-138744" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/pesin-odeme.jpg" alt="" width="708" height="479" srcset="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/pesin-odeme.jpg 708w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/pesin-odeme-621x420.jpg 621w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/pesin-odeme-696x471.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 708px) 100vw, 708px" /></p>
<p>Tercih nedenleri;</p>
<ul>
<li>Satıcı mal sattığı ülkenin riskini almak istemez.</li>
<li>Satıcı mal sattığı Alıcının riskini almak istemez.</li>
<li>Satıcının malı hazırlayıp sevk etmesi için fonları yeterli değildir, paraya (finansmana) ihtiyacı vardır.</li>
<li>Satıcı tekel durumundadır.</li>
<li>Satıcı, Alıcıya güvence vermiştir. Örneğin; Avans veya Peşin Ödeme Garantisi vs.</li>
<li>Alıcı, Satıcı ve ülkesine güven duyar.</li>
<li>Alıcının o mala mutlaka ihtiyacı vardır.</li>
<li>Alıcı, pazara yeni girmektedir.</li>
<li>Alıcı, Satıcı ile uzun dönemli bir iş ilişkisine girmek istemektedir.</li>
<li>Alıcı ve Satıcı arasında tam bir güven vardır.</li>
<li>İşin veya malın bedeli çok yüksek değildir.</li>
</ul>
<p>Genel Prosedürü;</p>
<ul>
<li>Alıcı (İthalatçı) ve Satıcı (ihracatçı) aralarında anlaşır,</li>
<li>Satıcı Alıcıya proforma fatura gönderir,</li>
<li>Satıcı güvence verecekse bankasına müracaat eder ve Alıcıya garantinin gönderilmesini sağlar,</li>
<li>Alıcı mal, hizmet veya işin bedelini Satıcıya gönderir,</li>
<li>Satıcı malı gönderir veya iş yapmaya başlar veya hizmeti verir,</li>
<li>Alıcı garanti almışsa mal, hizmet veya işi aldıktan sonra garantiyi iade eder veya serbest bırakır, aksama halinde aldığı garanti altında tazmin talebinde bulunur.</li>
</ul>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">2-Mal Mukabili Ödeme Yöntemi</span></strong></p>
<p>Alıcının (ithalatçının) mal bedelini malın sevkiyatından sonra Satıcıya (ihracatçıya) ödediği ödeme şeklidir. Bu ödeme şeklinde Satıcı malları sevk ettikten sonra ödenmek üzere Alıcıya fatura gönderir. Alıcı, bu ödeme yönteminde Satıcı ile daha önceden mutabık kaldıkları bir vadede veya fatura ve malları alır almaz mal bedelini Satıcıya öder. Bu ödeme şeklinin herhangi bir garantisi yoktur, Alıcının(ithalatçının) itibar ve iyi niyetine dayalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-138743" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/mal-mukabili.jpg" alt="" width="708" height="479" srcset="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/mal-mukabili.jpg 708w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/mal-mukabili-621x420.jpg 621w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/mal-mukabili-696x471.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 708px) 100vw, 708px" /></p>
<p>Tercih Nedeni;</p>
<ul>
<li>Alıcı ve Satıcı arasında tam bir güven vardır.</li>
<li>Alıcının fonları ve kredisi o anda yeterli değildir.</li>
<li>Alıcı o malın tek Alıcısıdır, tekel durumundadır.</li>
<li>Alıcı, Satıcıya güvence vermiştir. Örneğin; Ödeme Garantisi vs.</li>
<li>Satıcı, Alıcı ve Alıcının ülkesine güven duyar.</li>
<li>Satıcı, pazara yeni girmektedir.</li>
<li>Satıcı, Alıcı ile uzun dönemli bir iş ilişkisine girmek istemektedir.</li>
<li>İşin veya malın bedeli çok yüksek değildir.</li>
</ul>
<p>Genel Prosedürü;</p>
<ul>
<li>Alıcı (İthalatçı) ve Satıcı (ihracatçı) aralarında anlaşır,</li>
<li>Satıcı Alıcı’ya Sipariş Emri (Purchase Order)/Teyit(Confirmation) veya duruma göre Proforma gönderir,</li>
<li>Alıcı güvence verecekse bankasına müracaat eder ve Satıcıya garantinin gönderilmesini sağlar,</li>
<li>Satıcı malı gönderir veya iş yapmaya başlar veya hizmeti verir,</li>
<li>Alıcı mal, hizmet veya işin bedelini Satıcıya gönderir,</li>
<li>Satıcı garanti almışsa mal, hizmet veya işi aldıktan sonra garantiyi iade eder veya serbest bırakır, aksama halinde aldığı garanti altında tazmin talebinde bulunur.</li>
</ul>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">3-Vesaik Mukabili Ödeme Yöntemi</span></strong></p>
<p>Satıcının (ihracatçının) malları sevk ettikten sonra vesaiki (belgeleri) bedeli tahsil edilmek üzere bir talimat ekinde bankasına verdiği ve tahsil vesaikini alan bankanın ödeme veya kabul karşılığı vesaiki Alıcıya (ithalatçıya) teslim ettiği ödeme şeklidir. Bankalar Alıcı ile Satıcı arasında itibar müessesesi olarak hareket ederlerken tahsil vesaiki bedelinin tahsiline veya vesaike eşlik eden poliçenin kabulünün sağlanmasına aracılık ederler.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-138742" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/vesaik-mukabili.jpg" alt="" width="708" height="502" srcset="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/vesaik-mukabili.jpg 708w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/vesaik-mukabili-592x420.jpg 592w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/vesaik-mukabili-696x493.jpg 696w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/vesaik-mukabili-100x70.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 708px) 100vw, 708px" /></p>
<p>Vesaik mukabili işlemlerde bankaların yükümlülüğü talimatlara uygun olarak belgelerin tahsile gönderilmesi, teslim edilmesi ve tahsil edilen bedelin yine talimata uygun olarak ilgili yerlere aktarılmasından ibarettir. Bankalar, aval veya garanti vermedikleri sürece taahhüde girmezler, ancak talimatları yerine getirirken makul özeni göstermek zorundadırlar, aksi halde ihmalden dolayı sorumlu duruma düşebilirler.</p>
<p>Vesaik mukabili ödeme şekli Satıcı açısından mal mukabili ve akreditif arasında bir yerde olup, mal mukabiline göre daha fazla, akreditife göre daha az bir güvence sağlar.</p>
<p><em>Vesaik</em><em> Mukabili Ödeme Yönteminin İşlem Adımları (Prosedür<strong>);</strong></em></p>
<ul>
<li>Alıcıve Satıcı kendi aralarında anlaşıp satış sözleşmesi yaparlar,</li>
<li>Satıcısatış sözleşmesine uygun olarak malı hazırlar ve gönderir,</li>
<li>Satıcısevk ettiği mallara ilişkin dokümanları (fatura, konşimento, menşe şahadetnamesi vs.) talimat ekinde bedeli tahsil edilmek/kabul edilmek üzere bankasına teslim eder,</li>
<li>Satıcıdan vesaiki teslim alan banka römiz mektubu düzenler ve tahsil talimatıyla (varsa poliçe ile) birlikte vesaiki tahsil bankasına (collecting bank) gönderir. Poliçeveya konşimento ciro gerektiriyorsa uygun şekilde cirolar verilir,</li>
<li>Satıcının bankasından gönderilen vesaiki teslim alan tahsil bankası ihbarmektubu düzenler Alıcıya gönderir,</li>
<li>Alıcıbankaya gelen vesaiki teslim almak üzere vesaikin geldiği bankaya müracaat eder, vesaik ödeme karşılığı (D/P) teslim edilecek ise bedelini öder, kabul karşılığı(D/A) teslim edilecek ise poliçeyi kaşeler ve imzalar vesaiki teslim alır malları çeker,</li>
<li>Tahsil bankası göndericiye vesaikin alındığı bildirir. Tahsil bankası işlemi yapmak istemiyorsa gecikmeden vesaiki gönderen tarafa bilgi verir,</li>
<li>Tahsil talimatında avalveya garanti istenmişse ve banka bunları vermeye hazır değilse mutlaka vesaiki gönderen tarafa gecikmeden bilgi vermelidir, gönderen tarafın talimatına aykırı olarak kesinlikle hareket etmemelidir, yani Aval veya garanti vermeden belgeleri teslim etmemelidir, aval veya garanti vermişse bunu da ayrıca <u>açık</u> bir şekilde vesaiki gönderen tarafa bildirmelidir,</li>
<li>Tahsil bankası tahsil ettiği vesaikbedelini vesaiki gönderen bankaya talimatlarına uygun olarak transfer eder,</li>
<li>Alıcı, poliçe kabul ederek belgeleri teslim almışsa vadesinde poliçe bedelini öder, Tahsil bankası poliçe vadesinde ödenen bedeli Satıcı’ya ödenmek üzere Gönderi bankasına transfer eder,</li>
<li>Poliçevadesinde ödenmezse Tahsil bankası poliçeyi Satıcı’ya iade edilmek üzere Gönderi bankasına gönderir. Poliçe’nin ödenmemesi halinde protesto edilmesi talimatı varsa Tahsil bankası usulüne uygun olarak protesto işlemlerini yapar ve protesto bilgisini poliçe ile birlikte Gönderi bankasına gönderir,</li>
<li>Poliçe‘ye aval verilmesi istenmişse ve Tahsil bankası Alıcı tarafından kabul edilen poliçe’ye aval vermişse o halde Tahsil bankası önce aval verdiğine ilişkin bildirimi Gönderi bankasına gönderir ve daha sonra poliçe bedelini vadesinde Satıcı’ya ödenmek üzere Gönderi bankasına transfer eder.</li>
</ul>
<p>Vesaik mukabili ödeme konusu belgeler genel olarak ICC’nin Tahsiller (Collections) için Yeknesak Kuralları olan URC 522 (Uniform Rules for Collections, ICC Publication Nr.522)’ye tabi olarak işleme alınırlar. Müşteri bankasına talimatını verirken tahsil talimatında bu tahsil işleminin URC 522’ye olduğunu belirtir, gönderi bankası da tahsil belgelerini bir talimat ekinde tahsil bankasına gönderirken kendi talimatına bu tahsil işleminin URC 522’ye tabi olduğunu yazar.</p>
<p>Gönderi Bankası tarafından düzenlenen ve ekinde dokümanların muhabir bankaya gönderildiği römiz mektupları üzerine &#8220;Subject to ICC Uniform Rules for Collections (URC 522)&#8221; ibaresi yazılmalıdır. Aynı şekilde müşteriye hitaben düzenlenen ve vesaikin geldiğini bildiren ihbar formları üzerine de &#8220;ICC’nin 522 sayılı broşürüne tabidir.&#8221; ibaresinin yazılması gerekir.</p>
<p>Bankalar bir tahsili veya herhangi bir tahsil talimatını veya buna ilişkin talimatı işleme almak zorunda değildirler.</p>
<p>Bankalar talimat elde etmek amacıyla belgeleri incelemeyeceklerdir, talimatlar açık ve net olmalıdır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 18pt;">4-Akreditif Ödeme Yöntemi</span></strong></p>
<p>Akreditif, teknik, dengeli, sağlam ve çok geniş finansman imkânları ve ödeme için banka güvencesi olan bir ödeme yöntemidir. Genel olarak uluslararası ticarette yapılması gereken ödemeler için kullanılır, ancak yerel ödemeler için de kullanılmasına engel bir durum yoktur. Akreditif ödeme yöntemini diğer ödeme yöntemlerinden ayıran ve ayrıcalıklı yapan özellik banka güvencesidir. Peşin, Mal Mukabili ve Vesaik Mukabili türü ödeme yöntemlerinde üçüncü bir tarafın (genelde banka) güvencesi bulunmaz, ancak Aval, Standby ve Talep Garantiler gibi bazı ek güvence yöntemleriyle güvenceli hale getirilebilirler ki bu ödeme yönteminin kendisinden gelen bir güvence olmayıp ek güvencelerdir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-138741" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/akreditif.jpg" alt="" width="710" height="531" srcset="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/akreditif.jpg 710w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/akreditif-562x420.jpg 562w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/akreditif-80x60.jpg 80w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/akreditif-696x521.jpg 696w, https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/03/akreditif-265x198.jpg 265w" sizes="auto, (max-width: 710px) 100vw, 710px" /></p>
<p>Tüm ödeme yöntemlerinde taraflar vardır. Bunlar Alıcı, Satıcı ve Bankalardır. Tercih edilen ödeme yöntemine göre bankaların rolü değişir, bazen taahhüde giren bir taraf olurken bazen sadece havale veya belgelerin gönderilmesine aracılık ederler. Peşin ve Açık Hesap ödeme yöntemlerinde sadece para gönderme işini yani havale yaparlar, Tahsil ödeme yönteminde tahsilata aracılık ederler, yani tahsil konusu belgeleri tahsile gönderirler ve tahsilatı sağladıktan sonra para gönderme işini yaparlar.</p>
<p>Akreditif ödeme yönteminde bankalar sadece para gönderme veya belgelerin gönderilmesi işini yapmazlar, aynı zamanda uygun belgelerin ibrazı karşılığında ödemenin kesin olarak yapılacağına ilişkin güvence verirler, bunu da Satıcıya karşı geri DÖNÜLEMEZ bir ödeme taahhüdüne girerek gösterirler. Diğer ödeme yöntemlerinde Satıcıya karşı ödeme bakımından Alıcı esas taraf olurken Akreditif işlemlerinde Alıcı bu bakımdan taraf değildir, Satıcının muhatabı alıcının bankasıdır (amir banka), yani Satıcı malı gönderdikten sonra ödeme için Alıcıyı değil akreditifi açan bankayı (Amir Banka) muhatap alır, banka tarafından Satıcıya ödeme yapılır. Alıcının ödeme yapması veya yapmaması Satıcıyı ilgilendirmez, tamamen Alıcı ile kendi bankası yani Amir Banka arasındaki bir konu olarak kalır.</p>
<p>Akreditif işlemlerinde Satıcı, Alıcının ödememe riskini ortadan kaldırır. Satıcı, Alıcı ile satış sözleşmesi yaptıktan sonra bankasına bir akreditif açılması için talimat verir. Bankası Satıcıya karşı DÖNÜLEMEZ bir ödeme taahhüdüne girer, bunu şartları içeren bir mektup düzenleyerek yapar, bu mektuba akreditif denir, eskiler küşat derlerdi, kısaca akreditif şartlı bir banka taahhüdünü içeren bir mektuptur. Satıcı kendisine verilen taahhüdün (akreditif) şartlarını yerine getirerek akreditif açan bankadan ödeme alma hakkı elde eder. Bir akreditifi bir banka açmak zorunda değildir, bir akreditifi bir finans kurumu veya herhangi bir kişi de açabilir. Satıcı bir başka banka teyidi alarak banka güvencesini iki katına çıkarabilir. Bu durumda satığı ve yüklemesini yaptığı malın bedelinin ödenmesi için biri amir banka diğeri de teyit bankası olmak üzere iki bankanın güvencesine sahip olur. Buna göre akreditifin tanımını aşağıdaki gibi yapılabilir;</p>
<p>UCP’de Akreditif şu şekilde tanımlanmıştır; <em>Credit (Akreditif),</em> adı ve tanımlaması nasıl olursa olsun, amir bankanın uygun bir ibrazı karşılayacağına (Honour)  ilişkin kesin yükümlülüğünü oluşturan dönülemez nitelikte herhangi bir düzenleme anlamına gelir (UCP’ye göre).</p>
<p>Akreditifler genel olarak ICC’nin Akreditifler için yeknesak kurallar olan UCP (Uniform Customs and Practice for Documentary Credits)’ye tabi olarak açılırlar. UCP bir yasa veya kanun olmayıp ICC’nin akreditifler için yayınlamış olduğu kurallardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa’nın En Kalabalık 5. Ülkesi; Polonya</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/avrupanin-en-kalabalik-5-ulkesi-polonya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Genco UYSAL]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 16:33:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=136437</guid>

					<description><![CDATA[Bu ayki köşemde Avrupa’nın en kalabalık 5. Ülkesi Polonya’dan bahsedeceğim.Başkent ve en büyük şehir Varşova&#8217;dır; diğer büyük şehirler arasında Kraków, Wrocław, Łódź, Poznań ve Gdańsk bulunur. Polonya Krallığı 1025 yılında ortaya çıktı ve 1569 yılında Litvanya ile uzun süredir devam eden birlikteliğini pekiştirerek Polonya-Litvanya Topluluğu&#8217;nu oluşturdu. O dönemde, 1791&#8217;de Avrupa&#8217;nın ilk modern anayasasını kabul eden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ayki köşemde Avrupa’nın en kalabalık 5. Ülkesi Polonya’dan bahsedeceğim.Başkent ve en büyük şehir Varşova&#8217;dır; diğer büyük şehirler arasında Kraków, Wrocław, Łódź, Poznań ve Gdańsk bulunur.</p>
<p>Polonya Krallığı 1025 yılında ortaya çıktı ve 1569 yılında Litvanya ile uzun süredir devam eden birlikteliğini pekiştirerek Polonya-Litvanya Topluluğu&#8217;nu oluşturdu.</p>
<p>O dönemde, 1791&#8217;de Avrupa&#8217;nın ilk modern anayasasını kabul eden Topluluk, seçimli monarşisi ve benzersiz liberal siyasi sistemiyle Avrupa&#8217;nın en büyük güçlerinden biriydi. Polonya Altın Çağı&#8217;nın sona ermesiyle birlikte ülke 18. yüzyılın sonunda komşu devletler tarafından bölündü. Polonya, Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın sonunda 1918&#8217;de İkinci Polonya Cumhuriyeti&#8217;nin kurulmasıyla bağımsızlığını yeniden kazanmıştır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-136441" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/05/polonya-yari-baskanlik-cumhuriyetidir.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p>Dönemin çeşitli çatışmalarından zaferle çıkmıştır. Eylül 1939&#8217;da Almanya ve Sovyetler Birliği&#8217;nin Polonya&#8217;yı işgali, Holokost ve milyonlarca Polonyalının ölümüyle sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın başlangıcı oldu. Küresel Soğuk Savaş&#8217;ta Doğu Bloğu&#8217;na dahil olmaya zorlanan Polonya Halk Cumhuriyeti, Varşova Paktı&#8217;nın imzacılarından biriydi.</p>
<p>1980 yılında ortaya çıkan ve Demir Perde&#8217;nin yıkılmasına önayak olan Dayanışma hareketinin katkılarıyla komünist hükümet feshedilmiş ve Polonya 1989 yılında komşularından ilki olarak liberal bir demokrasi olarak yeniden kurulmuştur.</p>
<p>Polonya, Sejm ve Senato&#8217;dan oluşan iki meclisli yasama organı ile yarı-başkanlık cumhuriyetidir. Orta güç olarak kabul edilen Polonya, gelişmiş bir pazar ve yüksek gelirli bir ekonomi olup nominal GSYH&#8217;ye göre AB&#8217;nin altıncı, SAGP&#8217;ye göre düzeltilmiş GSYH&#8217;ye göre ise beşinci en büyük ekonomisidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-136440" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/05/polonya-dunyanin-en-buyuk-ondokukuzuncu-hizmet-ve-mal-ithalatcisidir.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p>Polonya, ücretsiz üniversite eğitimi ve evrensel sağlık hizmetlerinin yanı sıra çok yüksek bir yaşam standardı, güvenlik ve ekonomik özgürlüğe sahiptir. Polonya bir sosyal piyasa ekonomisidir ve Doğu-Orta Avrupa&#8217;nın bölgesel ekonomik gücüdür. 2023 yılında yayınlanan işsizlik oranı %2,8 ile AB&#8217;deki en düşük ikinci işsizlik oranıdır.</p>
<p>2023 itibariyle, istihdam edilen nüfusun yaklaşık %62&#8217;si hizmet sektöründe, %29&#8217;u imalat sektöründe ve %8&#8217;i tarım sektöründe çalışmakta, böylece oldukça çeşitlendirilmiş bir ekonomi ortaya koymaktadır.</p>
<p>Polonya, Avrupa Tek Pazarı’nın bir üyesi olmasına rağmen, ülke Avro&#8217;yu yasal ödeme aracı olarak kabul etmemiş ve kendi para birimi olan Polonya złoty&#8217;sini korumaktadır.</p>
<p>Polonya doğrudan yabancı yatırım açısından bölgesel bir Avrupa lideridir ve yüksek küreselleşme oranını ve nispeten yüksek ekonomik rekabet gücünü korurken gelirlerine göre bölgedeki en büyük 500 şirketin yaklaşık yüzde 40&#8217;ına sahiptir. Polonya ayrıca Orta Avrupa&#8217;daki en büyük bankacılık sektörüne sahiptir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-136439" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/05/polonya-baskenti-varsova.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p>Ülke, dünyanın en büyük 19. mal ve hizmet ihracatçısıdır. Mal ve hizmet ihracatı, 2023 itibariyle GSYH&#8217;nin yaklaşık %58&#8217;i değerindedir. Polonya&#8217;nın en büyük ticaret ortakları Almanya, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İtalya, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletleri&#8217;dir.</p>
<p>Başlıca ihracat kalemleri arasında otomobil, otobüs ve araçlarla ilgili aksesuarlar, makine, elektronik, elektrikli piller, ev aletleri, mobilya, kozmetik, askeri teçhizat ve tütünün yanı sıra gümüş, bakır, çelik, kömür, çinko, katran ve kok kömürü gibi malzemeler yer almaktadır.</p>
<p>2023 yılında ülke 1300 ton gümüş üretmiş ve dünyanın en büyük 5. gümüş üreticisi olmuştur. 2024 yılı itibarıyla Polonya, 377 ton olduğu tahmin edilen dünyanın en büyük 12. altın rezervine sahiptir.</p>
<p>Başlıca ithalat rakamları arasında nükleer reaktör, elektrik malzemeleri, karayolu taşıtları, mineral yağlar ve plastik malzemeleri yer almaktadır.</p>
<p>En büyük ithalat ortakları sırasıyla Almanya, Çin, İtalya, ABD, Hollanda, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Kore, Norveç, Suudi Arabistan, İspanya, Belçika, Türkiye yer almaktadır.Türkiye’den en çok karayolu taşıtları, elektrik malzemeleri, tekstil, nükleer reaktörler ithal etmektedir.</p>
<p>Türkiye’den en çok elektrik malzemeleri ihraç eden markalar arasında <strong>Federal Elektrik, Kym Kablo, Nak Kablo, Grup İmaj Aydınlatma, Noas Aydınlatma, ACK aydınlatma, ARS Plastik, Zelkon Elektrik, Aksa Jeneratör, Arken Jeneratör, Makel Elektrik, Mutlusan Elektrik, EAE Elektrik, Ulusoy Elektrik, Esitaş Elektrik, Alce Elektrik, Reçber Kablo, EZT Elektrik</strong> gibi markalar yer alıyor.</p>
<p>Polonya&#8217;daki elektrik üretim sektörü büyük ölçüde fosil yakıtlara dayalıdır. Polonya&#8217;da kömür üretimi önemli bir istihdam kaynağı ve ülkenin sera gazı emisyonlarının en büyük kaynağıdır. Ülke çapındaki birçok enerji santrali, enerji üretiminde kömürü birincil hammadde olarak kullanmaya devam ederek Polonya&#8217;nın Avrupa&#8217;nın önemli bir kömür ihracatçısı konumunu kendi avantajlarına kullanmaktadır.</p>
<p>Polonya&#8217;nın en büyük üç kömür madenciliği firması (Węglokoks, Kompania Węglowa ve JSW) yılda yaklaşık 100 milyon ton kömür çıkarmaktadır. Kömürden sonra Polonya&#8217;nın enerji arzı önemli ölçüde petrole dayanmaktadır; ülke, Rusya&#8217;nın AB&#8217;ye ihraç ettiği petrolün üçüncü en büyük alıcısıdır.</p>
<p>Polonya&#8217;nın 2040 yılına kadar olan yeni Enerji Politikası (EPP2040), elektrik üretiminde kömür ve linyitin payını 2017&#8217;den 2030&#8217;a kadar %25 oranında azaltacaktır.</p>
<p>Plan, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve uzun vadeli enerji güvenliğine öncelik vermek amacıyla yeni nükleer santrallerin devreye sokulmasını, enerji verimliliğinin artırılmasını ve Polonya ulaşım sisteminin karbondan arındırılmasını içermektedir.</p>
<p>Stabil ve büyüyen ekonomisi, coğrafi konumun verdiği avantaj, diğer Avrupa ülkeleriyle olan ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda güvenilir bir partner ile bayilik sistemiyle çalışmak için veya depo kurup diğer Avrupa ülkelerine ürünleri göndermek için oldukça elverişli bir ülke.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Görüşmek dileğiyle..</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tünel Kullanıcılarının Dikkatine!</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/tunel-kullanicilarinin-dikkatine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kerem Can Yıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2024 14:50:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=134032</guid>

					<description><![CDATA[Karayolu tünellerinin miktarının her geçen gün ile daha çok arttığına da ilk yazımda değinmiştim. Zorlu dağ yollarından yapılacak konforsuz ve güvensiz sürüşler yerine kullanıcılar karayolu tünellerine yönelmektedir. Artan kullanım oranlarına rağmen tünellerin kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar maalesef kullanıcılara öğretilmemektedir. Ehliyet kursiyerlerine verilen birkaç sürücü aday kitabını incelediğim zaman tüneller ile ilgili yalnızca yaklaşımda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karayolu tünellerinin miktarının her geçen gün ile daha çok arttığına da ilk yazımda değinmiştim. Zorlu dağ yollarından yapılacak konforsuz ve güvensiz sürüşler yerine kullanıcılar karayolu tünellerine yönelmektedir.</p>
<p>Artan kullanım oranlarına rağmen tünellerin kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar maalesef kullanıcılara öğretilmemektedir.</p>
<p>Ehliyet kursiyerlerine verilen birkaç sürücü aday kitabını incelediğim zaman tüneller ile ilgili yalnızca yaklaşımda yavaşlama gerekliliği ve tünel girişinde araç farlarının açılması gerekliliğinin anlatıldığını gördüm. Tabi ki bunlarda bir gerekliliktir. Ancak tünel içerisinde oluşacak <a title="yangın anında acil müdahale ekipleri ve görevleri" href="https://www.sektorumdergisi.com/yangin-aninda-acil-mudahale-ekipleri-ve-gorevleri/" target="_blank" rel="noopener">kaza ve yangınlarda kullanıcıların uyması gereken kuralları</a>n otoriteler tarafından belirlenip yayınlanmasının gerekli olduğu görüşündeyim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-126432" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2023/08/tunellerde-aydinlatma-ve-uyari-sistemleri.jpg" alt="tunellerde-aydinlatma-ve-uyari-sistemleri" width="696" height="378" /></p>
<p>Bu her ne kadar şahsi düşüncem olsa da kaza/yangın durumunda kullanıcıların tepkileri tüneller konusunda kullanıcıların eğitilmesi gerekliliğini destekler niteliktedir.  Sizlere bu konuyu örnekler ile açıklamak istiyorum.</p>
<p>Özellikle mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde yoğun trafik alan bir tünelde, tırın balatalarından çıkan alev ile arkasında bulunan ve kolay tutuşacak kumaş yükü yanmaya başladı.</p>
<p>Olayın başlaması ile birlikte tüm elektromekanik senaryolar aktif duruma geçti ve tünelde yangın olduğu kullanıcılara aktarıldı. İşletme ekipleri kapama faaliyetlerini gerçekleştirdiler.</p>
<p>Ancak yangın noktasının gerisinde olan kullanıcılar kendi can ve mal güvenliklerini hiçe sayarak kapalı bölgeden seyahatlerine devam etmek istediler. Trafik ekipleri kullanıcılara riski anlatıp uyarı ve yönlendirme yaparken hakaretlere maruz kaldılar.</p>
<p>Bir diğer örnekte tünel içerisinde aracı yanmaya başlayan kullanıcı hemen sağ tarafa yaklaşarak aracını terk etti. Olayın tespiti ile birlikte işletme ekipleri olay bölgesine giderken panik yapan kullanıcı araç tüpü ile yangına müdahale etti.</p>
<p>Bu noktaya kadar olay akışında bir sorun yok. Ancak bu noktadan sonra olanlar ramak kala olaylarını aratmayacak seviyede.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-127332" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/03/karayolu-tuneli-3.jpg" alt="karayolu-tuneli (3)" width="696" height="378" /></p>
<p>Yangın tüpünün bitmesi ardından telaş içerisinde olan kullanıcı yolun karşısında bulunan yangın dolabına yöneldi. Trafik kapaması olmadan! Akan trafik altında bu panik kullanıcıyı ölüme sürükleyebilirdi. Maalesef olay burada da bitmiyor. Kullanıcı yangın dolabı içerisindeki sulu yangın söndürme hortumunu açmaya başladı durumu gören bazı kullanıcılarda sürücüye yardım etmek için araçlarını terk ettiler.</p>
<p>Akan trafik altında yangın hortumu ile söndürme çalışmasına girdiler. Ancak yangın hortumunun çıkışında 7-8 bar seviyelerindeki su ile panikleri daha da arttı. 4 kişi bir hortumu tutup yangını söndürmeye çalıştılar.</p>
<p>Çok geçmeden olay yerine gelen trafik ekipleri gerekli önlemleri aldı kullanıcıları uzaklaştırdı. Hemen akabinde de itfaiye ekipleri yangına müdahale etti ve can kaybı olmadan olay tamamlandı.</p>
<p>Ancak akan trafik altında bu tür yanlış müdahaleler yangından daha büyük can kayıplarına neden olabilirdi.</p>
<p>Otoyol tünellerinin işletilmesi sırasında gerçekleşecek olaylarda işletme ekipleri tarafından alınacak aksiyonlar <strong>Karayolları Genel Müdürlüğü</strong>’nün <strong>Otoyol Tünellerinin İşletilmesi ve Bakım Esasları</strong> yayınında belirtilmektedir.</p>
<p>Bu yazımda ben de sizlere tecrübelerimi ve tünel kullanıcıları için yayınlanmış bazı yayınları kaynak alarak dikkat edilmesi gereken hususu aktaracağım. Konu hakkında daha detaylı bilgiler edinmek için kaynakça kısmında bulunan yayınları okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Diğer ülkelerde yayınlanan tüneller içerisinde uyulması gereken kurallar ile ilgili özet yayınlar da kaynakça kısmında bulunmaktadır.</p>
<figure id="attachment_134035" aria-describedby="caption-attachment-134035" style="width: 696px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-134035 size-full" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/ornek-tunel-ekipman-yerlesimi.jpg" alt="ornek-tunel-ekipman-yerlesimi" width="696" height="378" /><figcaption id="caption-attachment-134035" class="wp-caption-text">ÖRNEK TÜNEL EKİPMAN YERLEŞİMİ</figcaption></figure>
<p><strong>Karayolları tünellerinde seyahat ederken dikkat edilmesi gereken hususlar:</strong></p>
<p><strong>1-</strong> Tünel bölgesindeki hız sınırlarına uyulmalıdır. Ayrıca bir kısıtlama yoksa, taşıtların tünel içindeki maksimum hızı, Devlet ve il yollarında 80 km/saat, otoyollarda 90 km/saat’dir.[1]</p>
<p><strong>2-</strong> Takip mesafesi korunmalıdır. Ayrıca bir hız kısıtlaması yoksa, taşıtlar arasındaki minimum takip mesafesi Devlet ve il yollarında 40 metre, otoyollarda 50 metre, ağır taşıtlar içinse bu mesafe iki katıdır. [1</p>
<p><strong>3-</strong>Tünelde trafiğin durması halinde, karayolu kullanıcıları önlerindeki araç ile aralarında olması gereken minimum 5 metrelik mesafeyi, tehlike anındaki ani duruş nedeniyle mümkün olmayan durumların haricinde korumalıdır. [1]</p>
<p><strong>4-</strong>Tünel tek tüp ve çift yönlü işletme durumunda ise araç sollamaya çalışılmamalıdır.</p>
<p><strong>5-</strong> Özellikle uzun tünellerde radyonun açık ve yayın yapılan bir frenkansta olduğu kontrol edilmelidir.</p>
<p><strong>6-</strong> Hiçbir koşulda trafik akışının tersi yönünde, geri geri sürüş yapılmamalıdır.</p>
<p><strong>7-</strong> Acil geçiş kapıları açık olsa dahi hiçbir koşulda işletme/kolluk ekipleri yönlendirme yapmadan bu geçişlerden dönüş yapılmamalıdır.</p>
<p><strong>8-</strong> Tünel içerisinde akan trafikte karşıdan karşıya geçmeye çalışılmamalıdır.</p>
<p><strong>9-</strong> Acil durumlar haricinde tüneller içerisinde durulmamalıdır.</p>
<p><strong>10-</strong> Tünel bölgesindeki görsel ve işitsel uyarılara dikkat edilmemelidir.</p>
<p><strong>11-</strong> Tünel içerisinde aracınız arıza yapar ise araç en yakın acil durum cebine bırakılmaya çalışılmalıdır. Acil durum cebi yok ise trafik ve kendi güvenliğinizi tehlikeye atmayacak bir noktada, dörtlü sinyalleri yakılarak araç terk edilip güvenli bölgeye geçilmelidir. En yakın SOS telefonunu kullanarak işletme ekipleri ile iletişime geçilmelidir.</p>
<p><strong>12-</strong> Aracınızda alev görmeniz durumunda acil durum cebi, acil durum cebi yok ise trafik ve kendi güvenliğinizi tehlikeye atmayacak bir noktada, araç terk edilerek güvenli bölgeye geçilmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134034" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/tunel-icerisinde-hiz-kontrolu-dikkat-edilmesi-gereken-bir-konudur.jpg" alt="tunel-icerisinde-hiz-kontrolu-dikkat-edilmesi-gereken-bir-konudur" width="696" height="378" /></p>
<p>Ardından en yakın SOS telefonunu kullanarak işletme ekipleri ile iletişime geçilmelidir. Yangın tüpü erişebileceğiniz bir noktada ise yangın tüpü ile uygun mesafeden söndürme çalışması yapabilirsiniz.</p>
<p>Bu noktada rüzgâr yönüne dikkat edilmelidir. Havalandırmanın devreye girmesi ile oluşacak hava akımı ile alev yön değiştirebilir.</p>
<p><strong>13-</strong> Tünel içerisinde kaza/yangın durumunda tüm uyarılara riayet edilmelidir. Tahliye anonsu ile birlikte aracınızı terk edilerek en yakın kaçış noktasına gidilmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134037" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/acil-cikis-isaretleri.jpg" alt="acil-cikis-isaretleri" width="696" height="378" /></p>
<p>En yakın kaçış noktası tünel sağ ve sol duvarlarında aşağıdaki gibi levhalar ile gösterilmektedir.</p>
<p>Araçla birlikte kaçmaya çalışmayınız, araçtan eşya almaya çalışmayınız. Bu gibi yavaşlatıcı hareketler hem sizin hem de diğer kullanıcıların can güvenliğini tehlikeye sokacaktır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134036" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/acil-durum-telefonlari.jpg" alt="acil-durum-telefonlari" width="696" height="378" /></p>
<p><strong>14-</strong> İşletme ekipleri ve kolluk kuvvetlerinin yapacağı tüm yönlendirmelere uyulmalıdır. Tüm ekiplerin sizin can güvenliğiniz için çalıştığını unutmayın.</p>
<p><strong>15-</strong> Herhangi bir sorun belirlemeniz durumunda, 159 (Alo Karayolları) veya 161 (Otoyol Acil Yardım) numaralı telefonlar ile ilgili ekiplere bilgi verebilirsiniz.[2]</p>
<p>Yukarıda belirttiğim tüm hususlar kullanıcıların güvenliği için hayati öneme sahiptir. Unutmayın ki hiçbir hız limiti kuralı veya yönlendirme sizleri yavaşlatmak için uygulanmamaktadır.</p>
<p>Tüm kurallar sizleri varacağınız noktaya daha güvenli ulaştırabilmek içindir.</p>
<p>Güvenli sürüşler&#8230; Görüşmek dileğiyle&#8230;<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1-</strong> Tünel İşletme Yönetmeliği – Resmi Gazete, 4 Ağustos 2015, Sayı : 29435</p>
<p><strong>2-</strong> Elektronik Haberleşme Sektöründe Acil Yardım Çağrı Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik</p>
<p><strong>3-</strong> Karayolu Tünellerinin Sürüş ve Tünel İşletim Güvenliği Açısından İrdelenmesi Üzerine Bir Araştırma – 2022 &#8211; Emine Çoruh, Metin Mutlu Aydın.</p>
<p><strong>4</strong><em>&#8211; <u>https://www.tmr.qld.gov.au/safety/driver-guide/tunnel-safety</u></em></p>
<p><strong>5 &#8211;</strong> <em><u>https://www.lta.gov.sg/content/dam/ltagov/getting_around/driving_in_singapore/road_tunnel_</u></em></p>
<p><em><u>operations_safety/pdf/lta_tunnelsafety_a4pdf_r4.pdf</u></em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orta Doğu’nun En Zengin Ülkesi; Katar</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/orta-dogunun-en-zengin-ulkesi-katar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Genco UYSAL]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2024 14:41:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=134026</guid>

					<description><![CDATA[Bu ayki köşemde GSYH bazında Dünya’nın en zengin beşinci ülkesi ve aynı zamanda Orta Doğu’nun en zengin ülkesi olan Katar’dan bahsedeceğim. Nüfusu yaklaşık 3 milyondur. Başkent Doha, ülke nüfusunun %80&#8217;inden fazlasına ev sahipliği yapar. Katar, Muhammed bin Thani&#8217;nin 1868 yılında İngiltere ile ayrı statüsünü tanıyan “resmi bir antlaşma niteliği olmayan bir pakt ” imzalamasından bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu ayki köşemde GSYH bazında Dünya’nın en zengin beşinci ülkesi ve aynı zamanda Orta Doğu’nun en zengin ülkesi olan Katar’dan bahsedeceğim.</strong></p>
<p>Nüfusu yaklaşık 3 milyondur. Başkent Doha, ülke nüfusunun %80&#8217;inden fazlasına ev sahipliği yapar. Katar, Muhammed bin Thani&#8217;nin 1868 yılında İngiltere ile ayrı statüsünü tanıyan “resmi bir antlaşma niteliği olmayan bir pakt ” imzalamasından bu yana Thani Hanedanı tarafından kalıtsal bir monarşi olarak yönetilmektedir. Osmanlı yönetiminin ardından Katar 1916&#8217;da İngiliz himayesine girmiş ve 1971&#8217;de bağımsızlığını kazanmıştır.</p>
<p>Mevcut Emir Tamim bin Hamad Al Thani, Katar Anayasası uyarınca neredeyse tüm yürütme, yasama ve yargı yetkilerini otokratik bir şekilde elinde tutmaktadır. Dünyanın üçüncü en büyük doğal gaz rezervleri ve petrol rezervleri ile desteklenen yüksek gelirli bir ekonomidir. Katar, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçılarından biridir.</p>
<p>Petrolün keşfinden önce ekonomi balıkçılık ve inci avcılığına odaklanmıştı. Japon kültür incisinin 1920&#8217;lerde ve 1930&#8217;larda dünya pazarına girmesinden sonra Katar&#8217;ın incicilik endüstrisi çökmüştür. Katar&#8217;da 1940 yılında Dukhan Sahasında petrol keşfedildi.</p>
<p>Bu keşif devletin ekonomisini dönüştürdü. Artık ülke, yasal vatandaşları için yüksek bir yaşam standardına sahip. Gelir vergisi olmayan Katar (Bahreyn ile birlikte) dünyadaki en düşük vergi oranlarına sahip ülkelerden biridir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134029" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/katar-petrol-kaynaklari-acisindan-en-zengin-ulkelerden-biridir.jpg" alt="katar-petrol-kaynaklari-acisindan-en-zengin-ulkelerden-biridir" width="696" height="378" /></p>
<p>Ekonomisini büyütmek için büyük ölçüde yabancı işgücüne dayanmaktadır; öyle ki göçmen işçiler nüfusun %86&#8217;sını ve işgücünün %94&#8217;ünü oluşturmaktadır. Ekonomik büyüme neredeyse tamamen 1940 yılında başlayan petrol ve doğal gaz endüstrilerine dayanmaktadır.</p>
<p>Katar&#8217;ın tamamı Umm Said&#8217;de bulunan ağır sanayi projeleri arasında günde 50.000 varil (8.000 m3) kapasiteli bir rafineri, üre ve amonyak için bir gübre tesisi, bir çelik fabrikası ve bir petrokimya tesisi bulunmaktadır. Tüm bu endüstriler yakıt olarak gaz kullanmaktadır.</p>
<p>Bunların çoğu Avrupalı ve Japon firmalar ile devlete ait QatarEnergy arasındaki ortak girişimlerdir. ABD, Katar&#8217;ın petrol ve gaz endüstrisinin başlıca ekipman tedarikçisidir ve ABD şirketleri Kuzey Sahası gaz gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır.</p>
<p>2018 yılında Katar, önümüzdeki yirmi yıl içinde Katar için dört ana hedeften biri olarak çevresel kalkınmayı vurgulayan Ulusal Vizyon 2030&#8217;u başlattı.  Ulusal Vizyon, yerel ve küresel çevreyi korumak için petrole dayalı enerjiye sürdürülebilir alternatifler geliştirmeyi taahhüt ediyor.</p>
<p>Katar, yenilenebilir kaynaklara yatırımı önümüzdeki yirmi yıl içinde ülke için önemli bir hedef haline getirdi. Katar, 2030 yılına kadar enerjisinin %20&#8217;sini güneş enerjisinden elde etme hedefini belirlemiştir.</p>
<p>Katar Vakfı, güneş enerjisi hedeflerine yardımcı olma konusunda aktif olmuştur. Katar Kalkınma Bankası ve Alman SolarWorld şirketi ile birlikte Qatar Solar Technologies&#8217;in (QSTec) kurulmasıyla sonuçlanan bir ortak girişim başlatan Qatar Solar&#8217;ı kurdu. QSTec, 2017 yılında Ras Laffan&#8217;daki polisilikon tesisini devreye aldı. Bu tesis 1,1 MW güneş enerjisi kapasitesine sahiptir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134028" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/katar-ulusal-vizyon-ikibin-otuzu-baslatti.jpg" alt="katar-ulusal-vizyon-ikibin-otuzu-baslatti" width="696" height="378" /></p>
<p>Dış ticaret rakamlarına baktığımızda, mineral yağlar, gübre, plastik malzemeler, alüminyum ve inorganik kimyasallar en çok ihraç edilen kalemlerdir. En çok ihracat yapılan ülkeler Çin, Hindistan, Kore, Japonya ve Birleşik Krallık’tır. Türkiye’ye en çok alüminyum, plastik malzemeleri, mineral yakıtlar, gübre ve organik kimyasallar ihraç etmektedir.</p>
<p>En çok ithalatı Çin, ABD, Hindistan, İtalya, Almanya ve Türkiye’den yapmaktadır. Nükleer reaktör, elektrik malzemeleri, kara yolu taşıtları, askeri malzemeler ve demir-çelik ithal etmektedir.</p>
<p>Türkiye’den en çok mobilya, askeri malzemeler, elektrik malzemeleri, nükleer reaktör ve canlı hayvan ithal etmektedir.</p>
<p>Elektrik sektöründe de aktif olan Türk markaları Katar pazarında da oldukça talep görüyor. Bu markaların başında <strong>Xkoren Elektrik, <a title="firma rehberi aydınlatma firması Bafra Aydınlatma" href="https://www.sektorumdergisi.com/bafra-lighting-bcc-elektronik-aydinlatma/" target="_blank" rel="noopener">Bafra Aydınlatma</a>, ACK Aydınlatma, Nak Kablo, Nks Kablo, EAE Elektrik, Bemis, Klemsan, Pelsan Aydınlatma, ALCE, Plastim </strong>gibi markalar geliyor.</p>
<p>İnşaat sektörü de Türk müteahhitleri tarafından oldukça ilgi görüyor. Türk inşaat firmaları bugüne kadar yaklaşık 18,3 milyar dolar tutarında 148 proje üstlendi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Görüşmek dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşaat Sektöründe Bilinmesi Gereken Kavramlar</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/insaat-sektorunde-bilinmesi-gereken-kavramlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih Çalapkulu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 May 2024 14:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=134020</guid>

					<description><![CDATA[20.yüzyılla birlikte tüm dünyada ve ülkemizde insan popülasyonu ciddi şekilde artmıştır. Özellikle ülkemizde 2000 yıllından itibaren yapı sektöründe, ciddi bir yatırımlar olmuştur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göz önüne alındığında; TOKİ tarafından son 20 yılda, 120 milyar USD yatırımla yaklaşık 1,2 milyon adet konut inşa etmiştir. 2003-2023 yılları arasında, yani son 20 senede [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20.yüzyılla birlikte tüm dünyada ve ülkemizde insan popülasyonu ciddi şekilde artmıştır. Özellikle ülkemizde 2000 yıllından itibaren yapı sektöründe, ciddi bir yatırımlar olmuştur.</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göz önüne alındığında; <strong>TOKİ tarafından son 20 yılda, 120 milyar USD yatırımla yaklaşık 1,2 milyon adet konut inşa etmiştir. </strong></p>
<p><strong>2003-2023</strong> yılları arasında, yani son 20 senede verilere göre ülkemizde toplamda yaklaşık <strong>10 milyon adet konut üretilmiştir.</strong></p>
<p><strong>Türkiye’de toplam 23 milyon adet hane</strong> üzerinden gidilirse, sıfır ile onbeş yaşında bina sayısı yaklaşık %43,5 olmuştur.</p>
<p>Kentte yaşam %78,3 civarında olduğuna göre, <strong>kentsel dönüşüm potansiyelinde bekleyen yaklaşık 5 milyon konut stok</strong> gözükmektedir.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu&#8217;nun (TÜİK) 2011 yılına ilişkin Nüfus ve Konut Araştırmasına göre, Türkiye&#8217;deki hane sayısı 19 milyon 481 bin 678, ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 3,8 oldu.</p>
<p>Ülkemizde 2023 yılında ise yaklaşık hane sayısı 23 Milyon olduğu hesaplanmaktadır.</p>
<p><strong>2023 de ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 3,57 olmuştur.</strong> 2050 yılında hanehalkı büyüklüğü ise 3,01 olacaktır. <strong>2050 yılına kadar Türkiye&#8217;mizde toplamda 10 milyon konut üretilmesi gerekmektedir. </strong></p>
<p>Uygun mekanizmalar geliştirdiği taktirde, <strong>5 milyon konut yenilenmesi/yapılması</strong> (kentsel dönüşüm) potansiyel mevcuttur.</p>
<p>İnşaat/yapı sektörü; mekanik, <strong>Mimari, Statik, Elektrik, Altyapı, Otomasyon ve Peyzaj olmak üzere 7 adet ana disiplinden</strong> (multi-disiplin) oluşmaktadır.</p>
<p>Yapı Sektörü/İnşaat sektörü; <strong>189 adet farklı sektörü tetiklediği</strong> gerçeğini bir kez daha vurgulamak isterim. 2050 yılına projeksiyon tutulduğundan; <strong>8 milyar dünya nüfusu 10 milyar 85 milyon Türkiye’mizin nüfusu 100 milyon olacaktır</strong>. Nüfus artışı yapı artışıyla doğru orantılıdır.</p>
<p>Bu veriler ışığında, inşaatla ilgili bilinmesi gereken bazı kavramlarını sizlere aktarmak planlayarak bu teknik yazıyı kaleme aldım.</p>
<p><strong>Mülk sahiplerinin hakim olması gereken pek çok emlak terimi var.</strong> Bu terimlerin hepsine hakim olmak zor ama bilgi sahibi olmak önemli bir avantaj sağlayacaktır.</p>
<h2><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif; font-size: 14pt;"><strong>Gabari</strong></span></h2>
<p>Fransızca “gabarit” sözcüğünden türetilerek dilimize giren <strong>GABARİ, ebat ve ölçü anlamlarını taşıyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134022" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/gabari-nasil-hesaplanir.jpg" alt="gabari-nasil-hesaplanir" width="696" height="378" />Daha sıklıkla karayolları ile ilgili süreçlerde köprü ve tüneller için kullanılan bir terim olsa da gabari aynı zamanda beyaz eşya ve gayrimenkul alanlarında da karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Ev sahiplerini ilgilendirecek bağlamda ele alındığında ise gabari, <strong>bir arsa üzerinde inşası yapılmak istenen ya da yapılması planlanan binaların ön görülen maksimum yüksekliğini</strong> tanımlamak amacı ile kullanılan bir terim.</p>
<p>Binaların azami yüksekliği için gabari belirleme işlemi, binanın bağlı olduğu belediyenin yönetiminde.</p>
<h3><span style="font-size: 14pt;"><strong><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Gabari Belirlemenin Amacı Nedir?</span> </strong></span></h3>
<p>Belediyelerin yapılması planlanan binalar için gabari belirlemesindeki başlıca sebep, düzenli yapılanma sağlamak. Böylece binanın güvenlik gibi çeşitli kriterlere uygun ve yapısal anlamda düzenli olarak inşa edilmesi amaçlanıyor. Belirleme tamamladığında binanın kaç katlı olarak inşa edilebileceği de hesaplanmış oluyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134023" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/binanin-gabari-ve-emsali-nasil-hesaplanir.jpg" alt="binanin-gabari-ve-emsali-nasil-hesaplanir" width="696" height="378" /></p>
<h3><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif; font-size: 14pt;"><strong>Gabari Nasıl Hesaplanır?</strong></span></h3>
<p>Gabari belirlenirken yapının zemini yani kaldırım düzeyi ile en tepe noktası yani çatısı arasındaki yükseklik hesap ediliyor. Aynı zamanda binanın inşa edileceği arsanın yüz ölçümü de hesap ediliyor.Bu süreçte sıklıkla karşımıza çıkan emsal kelimesiyle gabarinin genellikle iç içe kullanıldığını görebiliriz. Peki, emsal ne demek?</p>
<h2><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif; font-size: 14pt;"><strong>Emsal</strong></span></h2>
<p>Emsal bir arsanın üzerine inşa edilecek binanın kaç metrekare olacağını yani kesin ve net sınırlarını belirlemek için kullanılan bir değer. Tapuda KAKS (Kat alanı kat sayısı) olarak belirtilen emsal bir binanın tüm katlarındaki alanlarının toplam metrekaresinin parsel alanına oranı bulunarak hesap ediliyor.</p>
<p>Emsal hesaplanırken arsa üzerinde yer alan tüm alanlar dahil edilmeden hesaplama işlemi yapılır. Bu hesaplama işleminin tam olarak anlaşılabilmesi için öncelikle KAKS sayısı yani emsal üzerinde etkili olan faktörlere bakmak gerekir.</p>
<p>Katlar alanı; bodrum kat, asma kat, çatı arası piyesi ve açık/kapalı çıkmalar dahil olmak üzere kullanılabilen tüm katların, katlar alanına dahil edilmeyen alanları çıktıktan sonra kalan toplam alandır.</p>
<p><strong>Emsal oranları ise 0.20 – 0.30 – 0.40 – 1.00 – 1.5 – 2.0 – 2.07 – 2.5 ve 3.0 arasında değişkenlik gösterir</strong>. İnşaatın yapılacağı arsa için belirlenen emsal oranı ve arsa alanının çarpılması sonucunda ise kat alan sayısı elde edilir.</p>
<p>Örnek verecek olursak; <strong>Parsel alanı 1.000 metrekare olan bir arazide</strong> inşa edilecek bir binanın <strong>emsal değerinin 0,5</strong> olarak belirlendiğini düşünelim.  Bu durumda yapının inşaat alanı <strong>1.000 x 0,5 = 500</strong> <strong>metrekare</strong> olacaktır.</p>
<p><strong>Emsal ve Gabari Nedir?</strong></p>
<p>Tapu süreçlerinde birbirleriyle sürekli karıştırılan iki terim olan gabari ve emsal arasındaki farkı özetleyelim:</p>
<p><strong>Gabari bir inşaatın en fazla kaç katlı olacağını </strong>ifade ederken, <strong>emsal bu katların arsanın alanına oranla toplam inşaat alanını</strong> belirtmede kullanılan bir ifadedir.</p>
<p>Örnek<strong><u>;</u></strong></p>
<p><strong>Arsanın Metrekaresi X Emsal Değeri = Toplam İnşaat Alanı Gabari – Çatı Katı </strong></p>
<p><strong>Farkı (0.50) / 3 = Kat Sayısı</strong></p>
<p><strong>Toplam İnşaat Alanı / Kat Sayısı = Kat Başına Toplam İnşaat Alanı</strong></p>
<p>Örneğin gabari 9.50 terimiyle karşılaşmışsınızdır. Eğer bu değer 9.50 ise, emsal değer 0.5 olarak hesaplanmışsa ve arsanın 3.000 metrekare olduğunu düşünürsek:<br />
<strong>3.000 x 0.5 = 1.500 metrekare toplam inşaat alanı</strong></p>
<p><strong>9.50 – 0.50 / 3 = 3 kat</strong></p>
<p><strong>1.500 / 3 = 500 metrekare bir katın toplam inşaat alanı olarak sonuca ulaşabiliriz.</strong></p>
<p><strong>Gabari Sınırlaması Nedir?</strong></p>
<p>Gabari sınırlaması, belediyelerin söz konusu arsa üzerine inşa edilecek binanın yüksekliği için belirttiği kesin limittir. Bu demektir ki inşaat şirketleri binayı istedikleri yükseklikte inşa edememektedir.</p>
<p><strong>H Serbest Nedir?</strong></p>
<p>Gabari değerinin bulunmadığı yani belediyelerin belirlediği azami yüksekliğin yer almadığı tapularda bina yüksekliği için H serbest ifadesi ile karşılaşabilirsiniz. Bu, binanın inşaatı yine şirketler ya da bireyler tarafından özgürce belirlenebileceği anlamına gelmez.</p>
<p>Örneğimiz üzerinden gidecek olursak; <strong>3.000 metrekarelik bir arsada 0.5 emsal</strong> değeri ile 1.500 metrekare net inşaat alanı mevcuttur. <strong>Bu inşaat için imarda H serbest ifadesi geçtiğini varsayalım. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu durumda 1.500 metrekarelik net inşaat alanına 100 metrekarelik 15 katlı bir bina inşa edebiliriz. Aynı şekilde 250 metrekare alanına sahip 6 katlı bir bina da olabilir.</p>
<p>Fakat her şekilde 1.500 metrekare toplam inşaat alanı sınırı geçilemez.</p>
<p>Örneğin gabarisi 12.50 olarak belirlenen bina için 1.000 metrekare arsa alanı var diyelim. Bu şartlarda 0.50 emsal üzerinden toplam inşaat alanı 500 metrekaredir. Bu durumda yine kat başına toplam inşaat alanı maksimum değer yani gabari üzerinden hesap edelim.</p>
<p><strong>12.50 – 0.50 / 3 = 4 kat</strong> sonucu elde ederiz. Yani kat başına toplam inşaat alanı 125 metrekaredir. Bu alana sonradan ihtiyaç fazlası veya bütçe yetersizliği gibi sebeplerle 3 katlı bir binalar yapılabilmektedir.</p>
<p>Bu durumda yine kat başına toplam inşaat alanı 125 metrekareyi geçemez.</p>
<p><strong>Gabari ve Emsale İtiraz Mümkün Mü?</strong></p>
<p>Direkt itirazlar gerçekleştirilemiyor olsa da uygulama imar planına itiraz etmek mümkün. İtirazınızı imar planını düzenleyen kuruma gerçekleştirebilirsiniz. Aynı şekilde bu planlar için idare mahkemelerine dava açabilirsiniz.</p>
<p><strong>TAKS:</strong> Taban alanı kat sayısı anlamına gelir.</p>
<p><strong>KAKS:</strong>  Kat alan kat sayısı demektir.</p>
<p>İmar hukukunda ‘TAKS’ ifadesi, yapının arsa üzerindeki toplam taban alanının arsa alanına oranını, ‘KAKS’ ise inşaatın toplam kat alanının arsa alanına oranını temsil eder.</p>
<p><strong>Gabari ve Emsal Nasıl Hesaplanır?</strong></p>
<p>Gabari ve Emsal değerlerinin birçok farklı hesaplama formülü vardır. Bu formüller kullanılarak yapılacak hesaplama işleminin ardından ilgili değerlere ulaşılması mümkündür. Gabari ve emsal nasıl hesaplanır sorusuna bazı sabit formüllerle cevap verilebilir.</p>
<p><strong>Gabari değerinin hesaplanması için sırasıyla şu adımlar uygulanmalıdır;</strong></p>
<ul>
<li>Arsa x Emsal Değer = Toplam İnşaat Alanı</li>
<li>Gabari – Çatı payı ( 0,5 / 3,3 )</li>
<li>Kat başına ayrılabilecek olan inşa alanı için toplam inşaat alanı / Kat Sayısı</li>
</ul>
<p>Bu şekilde gabari değerlerinin hesaplanması mümkündür. <strong>Emsal değerini hesaplamak için ise aşağıdaki formüller kullanılır;</strong></p>
<ul>
<li>Gabari formülü ile KAKS (Kat Alanı Kat Sayısı) bulunur.</li>
<li>İnşaat Alanı = Arsanın Büyüklüğü x KAKS</li>
</ul>
<p>Formüllerini uygulayarak emsal değerine ulaşabilir. İnşaat alanlarında bu hesaplamaların yapılması projenin sağlıklı ilerleyişi açısından büyük bir önem taşır. Kolayca hesaplanabilen kat alanı kat sayısı ile inşaat alanı içerisinde yapılabilecek kat sayısını hesaplamak mümkündür.</p>
<p><strong>Muvakkat Yapı Yapılanma Şartları Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Toplam yapı inşaat alanı maksimum. 250 m<sup>2</sup> olabilir.</li>
<li>Kat adedi maksimum 2 katlı olacaktır.</li>
<li>Bina yüksekliği maksimum 7,50 m olacaktır.</li>
<li>Tabii zeminden kotlandırılır.</li>
<li>Bodrum kat düzenlenemez.</li>
<li>Sökülebilir malzemeden ve buna uygun bir sistemle inşa edilecektir.</li>
<li>Yapı tamamlandığında geçici yapı kullanma izin belgesi alınarak kullanılır.</li>
<li>Yapı izinleri maksimum <strong>10 yıllık</strong> süre için verilir.</li>
<li>Yapı izni ilgili idare encümeni kararıyla verilir.</li>
<li>Yapı sahibince, yapıyı süresi sonunda veya imar planı tatbik olunduğunda tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde yıkacağı ve maksadının dışında kullanmayacağı, hiçbir hak talebinde bulunmayacağına dair muvaffakat verilir.</li>
<li><strong>5 yıllık</strong> imar programına dâhil olmayan taşınmazlara muvakkat yapı izni verilebilir.</li>
<li>Muvakkat yapıların hangi maksatla kullanılabileceği encümen tarafından belirlenir.</li>
<li>Yasal süresi içinde yapı sahibince yıkılmayan yapılar ilgili idaresince yıkılarak kaldırılır. Yıkım masrafı <strong>%20</strong> fazlasıyla yapı sahibinden tahsil edilir.</li>
<li>İmar yoluna mahreci bulunmayan ve komşu parsellerin yapılaşmış olması nedeniyle tevhit imkânı kalmayan parsellerde imar yoluna geçiş hakkı bulunması şartıyla muvakkat yapı yapılabilir.</li>
</ul>
<p>Ancak bitişiğindeki bu parselle tevhidi mümkün yapılaşmamış parseller varsa bu parsel diğer parsellerden ile tevhit edilerek yola cephe kazandırılmadıkça diğer parsellere de izin verilmez.</p>
<ul>
<li>Uygulama imar planının tatbik olunmaması durumunda bu süre, plan tatbik oluncaya kadar kendiliğinden uzar.</li>
<li>Yapı izni verilmeden önce; ilgili idare encümeni kararının tarih ve sayısı, muvakkatlık süresi, kullanım amacı ve gerekli yapılaşma bilgileri ile birlikte, tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık süresi, tapu kaydına şerh verildiği günden itibaren başlar.</li>
<li>İmar planı ile kapanan yollarda, Kanunun ilgili hükümleri uygulanamadığı ve yapı yapılmasına müsait bir durum elde edilemediği takdirde, kamulaştırılıncaya kadar sahiplerince olduğu gibi kullanılmaya devam olunur.</li>
<li>Yapı yapılması yasaklanan alanlarda (imar planlarıyla veya afet nedeniyle) muvakkat yapı yapılmasına izin verilmez.</li>
<li>Kamulaştırılması gerektiği halde kamulaştırma kararı alınmayan, uygulama imar planına göre üzerinde yapı yapılması mümkün olan taşınmazlarda, malikinin talebi üzerine ilgili yatırımcı kamu kuruluşunun izni ve projeler hakkında uygunluk görüşü alınarak özel tesis olarak işletilmek üzere yürürlükteki imar planının yapılaşma ve kullanım kararlarına uygun yapı inşa edilebilir.</li>
</ul>
<p>Planda idari tesis alanı, resmi kurum, resmi bina veya tesisler alanı olarak belirlenen alanlarda, büro ve hizmet binası yapılabilir. Bu durumda bu maddedeki azami ölçülere uyulma zorunluluğu aranmaz. <strong>Ancak, bu yapılarda kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis edilemez.</strong> Bu alanlar kamulaştırılırken üzerindeki yapılarla birlikte kamulaştırılarak hizmetin kesintisiz sürdürülmesi sağlanır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-134024" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2024/05/anayasada-mulkiyet-hakki.jpg" alt="anayasada-mulkiyet-hakki" width="696" height="378" /></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Türkiye’de Mülkiyet Hakkı</strong></span></p>
<p>Mülkiyet hakkı, <strong>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 35. Maddesi’nde</strong> düzenlenmiştir. “Mülkiyet hakkı” başlılık madde şu şekildedir:</p>
<p>“Madde 35 – (1) Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. (2) Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. (3) Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”</p>
<p><strong>1982 Anayasası’nın mülkiyet hakkını düzenleyen</strong> 35. maddesinin ilk fıkrasında herkesin mülkiyet ve miras hakkına sahip olduğu belirtilerek özel mülkiyet esas olarak kabul edilmiştir.</p>
<p>Bundan dolayı 1982 Anayasası’nın mülkiyet anlayışı ister kapitalist mülkiyet anlayışı, isterse sosyal mülkiyet anlayışı olarak kabul edilsin, özel mülkiyetin tanınması Anayasa’nın en temel gereğidir.</p>
<p>Anayasa’nın 35. maddesinde koruma altına alınan mülkiyet hakkı sadece taşınır ya da taşınmazları değil; marka ve patent hakları, fikri mülkiyet hakları, alacak hakları gibi maddi bir varlığı olmayan hakları da kapsamaktadır.</p>
<p>Bunlardan fikri mülkiyet hakları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, sınai mülkiyet hakları ise Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmiştir. Taşınmazlar açısından mülkiyet hakkı ise <strong>Türk Medeni Kanunu’nun 683. Maddesi’nde</strong> ve devamında düzenlenmiştir.</p>
<p>Mülkiyet, hak sahiplerinin sayısına göre tek başına mülkiyeti ve birlikte mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılır. Birlikte mülkiyet de kendi içinde paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti olarak ikiye ayrılmaktadır.</p>
<p>Mülkiyet hakkı, Türk Medeni Kanunu’na göre ancak maddi varlıklar üzerinde kurulabilmekte olup taşınır ve taşınmaz mülkiyeti olarak ikiye ayrılır. Bu ayrımın önemi özellikle mülkiyet hakkının devrinde, rehninde kendini gösterir.</p>
<p>Taşınmaz mülkiyetinin devri geçerli bir borçlandırıcı işlem ve tapu sicilinde tescil istemi ile tescilden oluşan tasarruf işleminin yapılması ile gerçekleşirken taşınır mülkiyeti geçerli bir borçlandırıcı işlem ve zilyetliğin devri ile gerçekleşir.</p>
<p>Taşınmaz rehninin kurulması tapu sicilinde tescile bağlı iken taşınır rehni taşınır malın teslimine bağlıdır.</p>
<p>Mülkiyet hakkı, Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak bir hak olduğundan, malikin mülkiyeti altındaki nesneyi başkalarının haksız saldırılarından koruyabilmesi için malike bazı yetkiler tanımıştır. Kanun’un 683. Maddesi’ne göre malik, “malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı” istihkak davası veya haksız el atmanın önlenmesi davası açabilir.</p>
<p>Geçerli bir kamulaştırma yapılmaksızın mülkiyet konusu taşınmaz mala el atılması mülkiyet hakkının ihlali olmakla birlikte Türk Medeni Kanunu’nda kamulaştırmasız el atmaya karşı etkili hukuksal yollar olmadığından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bu konuda sıklıkla başvuru yapılmaktadır.</p>
<p>Mülkiyet hakkını, hukuksal olarak korunan eylemli durum olan zilyetlik ile karıştırmamak gerekir. <strong>Türk Medeni Kanunu’nun 973. Maddesi’ne</strong> göre “Bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir”.</p>
<p>Söz edilen fiili hakimiyetin hukuk düzeni sınırları içerisinde olması gerekmediği gibi (örn. bir hırsız eşya üzerinde fiili hakimiyeti bulunduğu sürece çalmış olduğu malın zilyetliğine sahiptir) nesnenin maliki de fiili hakimiyetten yoksun bırakıldığı sürece zilyetliği kaybeder. Örneğin bir hırsızın çaldığı eşyanın maliki bu kapsamda incelenir.</p>
<p>Bununla birlikte Türkiye’de yaşayan gayrimüslimlere dair taşınmaz mülkiyetlerin hukuku, genel hukuka göre değişiklik göstermektedir.</p>
<p>Yabancı uyruklu gerçek kişilerin <strong>2644 Sayılı Tapu Kanunu</strong> (Tapu Kanunu) uyarınca Türkiye’de taşınmaz edinimi mümkündür. <strong>Tapu Kanunu’nun eski 35. maddesi uyarınca, yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi için gereken karşılıklılık şartı 6302 Sayılı Kanun ile kaldırılmıştır.</strong></p>
<p><strong>Özetle</strong></p>
<p><strong>Mülkiyet hakkı</strong>, kapitalist ekonomik kurallarının hakim olduğu bölge, sistem veya devletlerde; <strong>taşınır</strong> (menkul) ya da <strong>taşınmaz</strong> (gayrimenkul) bir eşya üzerinde <strong>hak sahibine</strong> <strong>kullanma</strong> (usus), <strong>yararlanma</strong> (fructus) ve <strong>tasarruf</strong> (abusus) yetkisi veren, hukuk düzeninin sınırları içinde kullanılabilen, mutlak ve ayni bir haktır.</p>
<p>Mülkiyet hakkına sahip kişi (malik) mülkiyetinde olan nesneyi kullanma, başkalarına devretme, tahrip etme, nesnenin ürünlerinden yararlanma yetkisine sahiptir.</p>
<p>Bu hak mutlak nitelikte olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir. Mülkiyet hakkı günümüz hukuk sistemlerinde pek çok sınırlamalara uğramıştır ve bu nedenle dokunulamaz değil sınırlandırılabilir bir hak olarak kabul edilir.</p>
<p>Özellikle komünist devletler özel mülkiyeti kaldırmışlar ve bu mülkiyet türünü tüm halka yararlı olacak şekilde düzenlemişlerdir.</p>
<p>Görüşmek dileğiyle..</p>
<p>Kaynakça</p>
<p><strong>1-</strong> Gabari Nedir ve Nasıl Hesaplanır?</p>
<p><em><u>https://www.missafir.com/gabari-nedir/</u></em></p>
<p><strong>2-</strong> Gabari Nedir?</p>
<p><em><u>https://www.dengedegerleme.com/gabari-nedir/ </u></em></p>
<p><strong>3-</strong>  Muvakkat Yapı Yapılanma Şartları Nelerdir?</p>
<p><em><u>https://imarvetapu.com/2018/05/03/muvakkat-yapilarda-yapilanma-sartlari/</u></em></p>
<p>4- Dünya’yı ve Türkiye’yi 2040 Yılında Neler Bekliyor ?</p>
<p><em><u>https://www.sektorumdergisi.com/dunyayi-ve-turkiyeyi-2040-yilinda-neler-bekliyor/</u></em></p>
<p><strong>5-</strong> Mülkiyet hakkı</p>
<p><em><u>https://tr.wikipedia.org/wiki/Mülkiyet_hakkı#:~:text=Mülkiyet%20hakkı%2C%20kapitalist%20ekonomik%20kurallarının,mutlak%20ve%20ayni%20bir%20haktır.</u></em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
