<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Video &#8211; Sektörüm Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.sektorumdergisi.com/type/video/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sektorumdergisi.com</link>
	<description>Elektrik, aydınlatma malzemeleri otomasyon sistemleri dijital dergi ve sektörel haber portalı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 08:56:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/cropped-sektorum-dergisi-512-512-logo-1-32x32.png</url>
	<title>Video &#8211; Sektörüm Dergisi</title>
	<link>https://www.sektorumdergisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>X Koren Electric Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Akıl ile Röportaj</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/x-koren-electric-yonetim-kurulu-baskani-ufuk-akil-ile-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sektörüm Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 08:56:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[Video Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[xkoren elektrik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=139306</guid>

					<description><![CDATA[X Koren Electrıc’te Yöentim Kurulu Başkanı Ufuk Akıl İle Yeni Dönem Başlıyor Mayıs sayımızın önemli konuğu; alçak gerilim şalt ürünleri alanında geliştirdiği çözümlerle sektörde sağlam bir yer edinen X Koren Electric Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk AKIL oldu. Şirket, şalt teknolojilerinde yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor; yarının enerji ve kontrol altyapılarına yön veren önemli oyunculardan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>X Koren Electrıc’te Yöentim Kurulu Başkanı Ufuk Akıl İle Yeni Dönem Başlıyor</strong></p>
<p>Mayıs sayımızın önemli konuğu; alçak gerilim şalt ürünleri alanında geliştirdiği çözümlerle sektörde sağlam bir yer edinen X Koren Electric Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk AKIL oldu.</p>
<p>Şirket, şalt teknolojilerinde yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor; yarının enerji ve kontrol altyapılarına yön veren önemli oyunculardan biri olma hedefiyle yoluna devam ediyor. Bu vizyonun doğal bir yansıması olarak X Koren Electric yönetim yapısında da önemli bir dönüşüm yaşandı. Hasan Kaytan’ın liderliğinde güçlenen yapı, bugün Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Akıl ile yeni bir büyüme fazına geçiyor. Bu geçişin X Koren Electric’e neler getireceğini, şirketin yeni dönem hedeflerini, ihracat vizyonunu ve alçak gerilim şalt sektörüne ilişkin değerlendirmeleri Ufuk Akıl’dan dinledik. Keyifli okumalar..</p>
<p>Nurşah Sunay: Ufuk Bey öncelikle hoş geldiniz. X Koren Electric’te gerçekleşen bu yönetim geçişinden biraz bahsetmenizi istiyoruz. Biz bu geçişi sektör olarak nasıl okumalıyız? Bu adımı, şirketin geleceğe yönelik stratejik konumlanmasının bir parçası olarak yorumlamak doğru olur mu?</p>
<p>Ufuk Akıl: Hoş bulduk. Öncelikle şirketimize teşrif ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Aslında biz bunu bir kurumsal rönesans olarak tarif ediyoruz. Bildiğiniz gibi tarihte rönesans, eskiyi reddedip yerine tamamen yeni bir şey koymak değildir. Aksine, geçmişten gelen doğruları koruyarak, yanlışları ayıklayarak ve üzerine yeni değerler ekleyerek ilerleyen bir süreçtir. Biz de X Koren Electric’te böyle bir kurumsal rönesans gerçekleştirdik. Bu dönüşüm, Hasan Kaytan Bey’in vizyonunun gerektirdiği bir adım olarak hayata geçti. Bunu aynı zamanda şirkete gelen bir taze kan olarak da tarif edebiliriz.</p>
<p>Hasan Bey’in döneminde inşa edilen güçlü bir yapı var. Bugün X Koren Electric’in büyüme hikâyesinde bu yapı nasıl bir temel oluşturuyor? Siz aldığınız bu mirası nasıl geliştirmeyi planlıyorsunuz?</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-139308" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/05/x-koren-electric-yonetim-kurulu-baskani-ufuk-akil-ile-roportaj2.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p>Açıkçası ben zaten şirkette uzun yıllardır, özellikle dış ticaret alanında, daha çok vitrinde değil arka planda stratejist olarak görev alıyordum. Şirketin stratejik kararlarında Hasan Bey ile birlikte istişare eden, yönetim kademesinde yer alan bir pozisyondaydım.</p>
<p>Daha çok dış ticaret, ithalat, ihracat, yönetim ve organizasyon aşamalarında aktif rol aldım. Bu süreçte hem sektördeki yavaşlamayı hem rakiplerimizin durumunu hem de geleceğe yönelik ufkumuzu daha ileri taşıma ihtiyacını gördük. Bunun bir yansıması olarak Hasan Bey, yönetim kurulu başkanlığı görevini bana uygun gördü ve biz de bu sorumluluğu aldık.</p>
<p>Kendimden de kısaca bahsetmek isterim. İngiltere’de uzun süre eğitim aldım. Sağlık sistemi ve ticaret sistemi üzerine çalışmalarım oldu. Lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım, hâlihazırda doktora eğitimim devam ediyor. Dış ticaret açısından uzun yıllara dayanan bir tecrübem var.</p>
<p>Yönetim ve organizasyon alanında da şirketin hiyerarşik yapısının, organizasyon modelinin ve strateji ağının oluşturulmasında yaklaşık 18 yıllık bir deneyimim bulunuyor. Bunu Hasan Bey’in sektördeki bilgi birikimiyle harmanlayarak yeni bir hibrit model uygulamaya koymak istiyoruz.</p>
<p>Çünkü küçük bir esnaflık hikâyesinden belli bir seviyeye gelen bir yapının artık global markalarla rekabet edebilecek bir anlayışa taşınması gerekiyor. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemezsiniz. Bu nedenle yeni hamleler yapmak zorundayız.</p>
<p>Bu dönüşümün bir yansıması olarak, başta yönetim kurulu başkanı pozisyonu olmak üzere, satış ve pazarlama ekibimiz dahil olmak üzere ekibimizin yaklaşık yüzde 80’i değişti. Global oyunculardan ekibimize dahil ettiğimiz yeni isimler şirketimizde göreve başladı. Bunun yansımalarını çok yakın zamanda bizimle çalışan partnerlerimiz, müşterilerimiz ve paydaşlarımız hissetmeye başladı; daha da güçlü şekilde hissedecekler.</p>
<p>Böyle bir değişiklik varsa, önümüzdeki döneme ilişkin de mutlaka bazı planlamalar yapılmıştır. X Koren Electric’in global marka hedefine yürüdüğünü biliyoruz. Bundan sonra nasıl bir yol haritasıyla ilerleyeceksiniz?</p>
<p>Açıkçası çok kaliteli ve geniş bir ürün gamımız var. X Koren Electric’in bu bereketli ürünlerinden bugüne kadar belli bir yapı ve belli bir organizasyon faydalanıyordu. Yeni stratejimizde birinci sırada elbette Türkiye pazarı var.</p>
<p>Türkiye’de zaten bilinen bir marka algımız bulunuyor. Son iki üç yıldır markaya verilen reklam, tanıtım ve imaj çalışmalarının artık ürünlere ve sahaya daha güçlü yansımasını hedefliyoruz. Saha ekibimizle birlikte bu konumlandırmayı daha da ileri taşıyacağız.</p>
<p>Zaten Türkiye pazarında ve ihracatta başarılıydık. Bugün yaklaşık 50 ülkeye ulaşmış durumdayız. Globalde rakiplerimizin “X Koren kimdir?” diye sorduğu bir noktaya yavaş yavaş gelmiştik. Şu an itibarıyla bu yönde yeni hamleler yapacağız.</p>
<p>Ürün gamımızı daha da geliştireceğiz. Stok gücümüzü sahaya daha etkin yansıtmak için daha fazla gayret göstereceğiz. Türkiye’nin en ücra noktalarındaki müşterilerimiz dahi bizim satış ve pazarlama müdürümüzle, yönetim kurulu başkan vekilimizle, yönetim kurulu başkanımızla el sıkışacak. Ürün kalitemizi, stok gücümüzü ve fiyat avantajımızı sahada daha net hissedecekler. Kısacası X Koren Electric ile çalışan firmaların daha mutlu olduğu bir döneme evrilmek istiyoruz.</p>
<p>Anlattıklarınızdan, sahada müşterileriyle ve paydaşlarıyla daha sıcak iletişim kuran bir X Koren Electric göreceğimizi anlıyorum. Biraz da ihracat tarafına gelelim. 50 ülkeye ihracat yaptığınızı söylediniz. Bu önemli bir başlık. Son dönemde  Türk üreticilerin artık dünya pazarında gerçek oyuncular hâline gelmeye başladığını görüyoruz. X Koren Electric’i bu oyuncular arasında en başa yazdırmak için neler yapacaksınız?</p>
<p>X Koren’in ihracat atağına başlamasında Hasan Kaytan Bey’in vizyonu çok önemliydi. Ancak arka planda yıllar önce başlayan bu çalışmanın içinde benim de ciddi bir emeğim vardı.</p>
<p>Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’de doğru ihracatçının zaman zaman zorlandığı bir dönem yaşadık. Ancak geçtiğimiz hafta açıklanan teşvik ve destek paketleriyle hem ihracatçıya hem de üretici ihracatçıya sağlanan avantajlar, aslında ne kadar doğru bir hamle yaptığımızı ve emeklerimizin boşa gitmediğini bir kez daha gösterdi.</p>
<p>Biz yerli üretimin gücünün daha da yükseleceğine inanıyoruz. Ticaretin kolay tarafları olabilir; ama üretim gücü, bir şirketin sahip olduğu en önemli enstrümanlardan biridir.</p>
<p><a title="kxoren elektrik tanıtım sayfası" href="https://www.sektorumdergisi.com/xkoren-elektrik/" target="_blank" rel="noopener"><em><strong>X Koren Electric</strong></em></a>’in şalt ürünlerine çok ciddi bir talep var. Açıkçası biz bu talebe yetişmekte zorlanıyorduk. Yurt içi pazardaki yoğun ilgi, zaman zaman yurt dışı pazarını ihmal etmemize neden oluyordu. Son birkaç yıldır rotamızı ihracata doğru daha dengeli hâle getirmeye başladık.</p>
<p>Toplam ciromuz içinde ihracat oranını yüzde 50 seviyelerine ya da 60-40 dengesine getirmek gibi bir hedefimiz var. Bunun ayak seslerini de duyuyoruz.</p>
<p>Dubai, Hannover ve Frankfurt fuarlarında aldığımız geri dönüşler bize bunu gösteriyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde, her zaman yaptığımız gibi Dubai fuarında yer almayı planlıyoruz. Bu yıl ertelendi ancak yeniden düzenlendiğinde yine orada olacağız. Frankfurt fuarı ve farklı uluslararası fuarlara da katılarak ihracattaki hedeflerimizi daha iyi noktalara taşıyacağız.</p>
<p>Bahsettiğiniz ülkeler, Türk elektrik ve aydınlatma sanayisinin yoğun ihracat yaptığı bölgeler. Yine de şurası da bir gerçek ki; ticarette rekabet artık daha ağır şartlarda yapılıyor.  Katıldığınız fuarlardaki izlenimleriniz nasıl?  Bu pazarlar sizi zorluyor mu?</p>
<p>Elbette çok büyük global markalarla rekabet ediyoruz. Ancak dünyadaki trendin de değiştiğini görüyoruz. Firmalar, yalnızca büyük ve bilinen markaları tercih etmek yerine daha lokal, daha erişilebilir ve daha çözüm odaklı firmalara yönelmeye başladı.</p>
<p>Bu anlamda bize yönelik güzel bir teveccüh var. Bunun birkaç nedeni olabilir. Global markaların yaşadığı sıkıntılar, yüksek fiyat politikaları, müşteri ilişkilerini yönetmekte zorlanmaları bu nedenlerden bazıları olabilir.</p>
<p>Türkiye özelinde de rakiplerimizin uzun süredir bu işi yapıyor olmalarından kaynaklı bir yıpranma ya da süreci iyi yönetememe durumu olabilir.</p>
<p>Bunu kesin olarak söylemek doğru olmaz; ancak yaptığımız analizlere göre X Koren Electric ürünleri özellikle Avrupa’da, Doğu Avrupa’da, Afrika’da, Orta Doğu’da ve kısmen Ukrayna-Rusya pazarında ciddi ilgi görüyor.</p>
<p>Yakın zamanda çok daha iyi rakamlara ulaşacağımıza inanıyoruz.</p>
<p><strong>Sektörüm izleyicileri ve okurları bilir; röportajlarımızda genellikle yazılı olmayan bir sürpriz sorumuz olur. Şimdi bunu yöneltelim size.. </strong></p>
<p>X Koren Electric, sektörde alışılmışın dışında bir hızla büyüyüp kendine çok ciddi bir yer edindi ki; bu durumlara sektörün ilk refleksi genellikle temkinli yaklaşmak yönünde olur. Bu bakımdan herkesi şaşırtmayı başardınız ve sağlam bir yürüyüşletahminlerin ötesine geçen bir alan açtınız.</p>
<p>Ancak anlattıklarınızı dinlerken bana şunu düşündürdünüz; Aslında bu büyüme bir anda olmamış; arka planda zaten uzun zamandır çok önemli adımlar atılıyormuş, bu doğru mu?</p>
<p>Kesinlikle. Bunda Hasan Kaytan Bey’in ve ekibinin 20 yıllık tecrübesi çok önemli. Ben bunu sporla uğraşan biri olarak şöyle örneklendiriyorum; Bir üst lige çıktığınızda, sizi o lige çıkaran futbolcuların birçoğuyla vedalaşmak zorunda kalabilirsiniz. Bu, onların kötü oyuncu olduğu anlamına gelmez. Ancak bir üst lig, daha farklı bir kalite ve daha farklı bir oyuncu profili gerektirir.</p>
<p>Biz de ligleri hızlı çıktık. Ekibin bu yeni seviyeye bazı noktalarda yetersiz kaldığını hissettiğimiz anda, buna uygun bir ekiple çalışmaya karar verdik. Yaptığımız şey aslında tamamen bu.</p>
<p>Yönetim değişikliği sektör için yeni görünebilir; fakat biz bunun stratejisini ve kurgusunu yıllardır yapıyorduk. Kendimizi de buna göre geliştiriyorduk. Ben yılın belki sekiz ayını yurt dışında fuarlarda, rakiplerimizi inceleyerek, analiz yaparak geçiriyordum.</p>
<p>Son olarak Almanya devletinin davetlisi olarak Türkiye’deki 40-45 yerli firmanın CEO’larının davet edildiği bir programa katıldım. Daha doğrusu Hasan Bey davet edilmişti; ancak kendi vizyonuyla oraya beni gönderdi. Alman ekolüyle çok güzel bir eğitim aldık.</p>
<p>Orada şunu gördük: Bu işi çok daha güzel yerlere getirmek için elimizde fırsatlar var. Sadece doğru yer ve zamanda doğru yönetim-organizasyon modelini işletmek gerekiyor. Eğer eski kalıyorsak, kendimiz de dahil olmak üzere yeni bir oyuna katılmamız gerekiyor.Bunu herkes yapamaz, her firma da yapamaz. Bugün Almanya’daki şirketlerin yüzde 90’ı aile şirketi ve çoğu yeni nesle aktarılamamaktan muzdarip.</p>
<p>Bu sıkıntı bizde de var ancak Hasan Kaytan Bey bunu aşmış bir isim. Şirketin sahibi ve patronumuz olarak yenilenme gerektiğini gördü ve bu bayrağı bize devretti.</p>
<p>Biz de bu bayrağı daha yukarı taşıyacağız. Belki ileride biz de içimizden, bu işi daha iyi yapabileceğini düşündüğümüz arkadaşlara bayrağı teslim edip yeni alanlarda çalışmaya devam edeceğiz. Ancak orta vadede X Koren markasını hem Türkiye’de hem de globalde çok daha sık duyacağınızı ifade etmek isterim.</p>
<p>Sizden genel bir sektör değerlendirmesi de alalım. Şalt sektörü zor bir sektör. Ürünlerinizde hem global aktörler hem de yerli aktörler var. Sizce Türkiye bu alanda dünyada söz sahibi olabilir mi? Önümüzdeki dönemde sektörü nerede görüyorsunuz?</p>
<p>Alçak gerilim ürünlerinde üretici kimliği taşıyan firmalara baktığımızda, Türkiye’de gerçekten bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda firmadan bahsediyoruz. Ticaretin sağladığı bazı kolaylıklar var. Çin’de ya da farklı ülkelerde üretim yaptırıp belli bir süre ilerlemek mümkün olabilir. Ancak üretici kimliği her zaman çok önemli bir fırsattır.</p>
<p>Bunu maalesef yaşadığımız savaş ortamlarında da görüyoruz. Komşu ülkelerimizden başlayarak, her savaş sonrası yapılan tamir, tadilat ve yeniden yapılanma süreçlerinde yerli üretici kimliği ülkelerin yardımına koşuyor. Dolayısıyla biz bu alanda büyük bir potansiyel görüyoruz. Dünya zaten elektrikle bağlantılı ürünlere doğru gelişiyor. Elektrikli araçlardan solar sistemlere kadar pek çok alanda bu dönüşüm yaşanıyor. Biz de kendi ürün gamımızı buna göre geliştirerek iş akışımızı daha ileri taşıyabiliriz.</p>
<p>Bu niş bir sektör. Çok ciddi emek ve sermaye isteyen bir alan. Herkesin “Ben de bu işi yapayım” diyebileceği bir sektör değil. Biz bu oyuna girdik ve çok kararlıyız. Enerjimizi artırarak, vites yükselterek yolumuza devam edeceğiz.</p>
<p>Ben şimdiden başarılarınızın devamını diliyorum. X Koren Electric’i heyecanla izliyoruz. Hepimizin gurur duyduğu markalar arasında yükselişini izlemek bizim için de çok kıymetli. Umarım Türkiye elektrik sektörü için çok daha iyi işler yapacak ve biz bir dünya markasının doğuşuna şahitlik ettiğimizi göreceğiz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı Ufuk Bey?</p>
<p>Geldiğiniz ve bize bu fırsatı tanıdığınız için çok teşekkür ederim. Kendimizi ifade etmek adına ilk defa böyle bir yayın yapmış olduk. Daha çok mutfakta çalışsak da sizin gibi kıymetli insanlarla da meramımızı anlatmaktan imtina etmeyeceğiz. Okurlarınız ve izleyicilerinizi içtenlikle selamlıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HD Hyundai Electric Satış &#038; Pazarlama Direktörü Serdar Baykal Röportaj</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/hd-hyundai-electric-satis-pazarlama-direktoru-serdar-baykal-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sektörüm Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 19:20:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[Video Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=138293</guid>

					<description><![CDATA[“Hd Hyundai Electric Olarak Global Kalitemizi Stok Gücümüzle Birleştirip Kesintisiz Güven İnşa Ediyoruz..” Enerji altyapısı ve ağır sanayi teknolojilerinde dünya devi olan HD Hyundai Electric, küresel gücünü Türkiye pazarındaki dinamizmiyle birleştirmeye devam ediyor. Markanın satış ve pazarlama süreçlerinde son dönemde hissedilen vizyon değişiminin arkasındaki isim ise Satış ve Pazarlama Direktörü Serdar Baykal. Göreve gelişiyle birlikte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>“Hd Hyundai Electric Olarak Global Kalitemizi Stok Gücümüzle Birleştirip Kesintisiz Güven İnşa Ediyoruz..”</em></strong></p>
<p>Enerji altyapısı ve ağır sanayi teknolojilerinde dünya devi olan HD Hyundai Electric, küresel gücünü Türkiye pazarındaki dinamizmiyle birleştirmeye devam ediyor. Markanın satış ve pazarlama süreçlerinde son dönemde hissedilen vizyon değişiminin arkasındaki isim ise Satış ve Pazarlama Direktörü Serdar Baykal. Göreve gelişiyle birlikte saha operasyonlarına hız kazandıran ve bayi ilişkilerinde yeni bir dönem başlatan Baykal ile HD Hyundai Electric’in pazardaki yeni stratejilerini ve gelecek hedeflerini konuştuk.</p>
<p><strong>Nurşah Sunay: Serdar Bey’in gelişiyle birlikte marka algısında ciddi bir dönüşüm sinyali almaya başladık. Serdar Bey hoş geldiniz, HD Hyundai Electric ile hikayeniz nasıl başladı?</strong></p>
<p><strong>Serdar Baykal:</strong> Göreve geldiğimde ilk refleksim ‘neyi değiştireceğiz’ değil, ‘neyi doğru yapıyoruz ve neyi eksik anlıyoruz’ sorusunu sormak oldu. Türkiye pazarı sadece rakamlarla değil; reflekslerle, alışkanlıklarla ve duygularla hareket eden çok canlı bir yapı. Biz bu dönemde markayı bağırarak büyütmek yerine, anlaşılır kılarak güçlendirmeyi tercih ettik. Sahaya indik, dinledik ve hataları not aldık. Bugün konuşuluyor olmamız bir atılım değil, altyapıyı sessizce kurmamızın bir sonucudur.<strong> </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-138295" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2026/01/hd-hyundai-electric-satis-pazarlama-direktoru-serdar-baykal-roportaj-1.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p><strong>Hyundai Electric son dönemde saha temaslarını inanılmaz artırdı. Bayilerinizle kurduğunuz bu yeni nesil iletişim modelinin temelinde ne var?</strong></p>
<p>Biz pazarlamayı sadece bir kampanya bütünü değil; satıştan servise, bayiden son kullanıcıya kadar uzanan bir deneyim zinciri olarak ele aldık. Kampanyaları merkezde tasarlayıp sahaya anlatmak yerine, sahada şekillendirip merkeze taşıyoruz. Böylece bayilerimiz sadece uygulayıcı değil, rekabet stratejisinin bir parçası haline geliyor. Biz sahaya inip sadece markayı anlatmıyoruz; sahayı dinleyip markayı içeriden güçlendiriyoruz.</p>
<p><strong>Sektörde sizi rakiplerinizden ayıran temel farkı nasıl tanımlarsınız?</strong></p>
<p>Biz hiçbir zaman sadece &#8220;hızlı büyüme&#8221; peşinde olmadık. Birçok yapı sadece kişilerle ayakta durur; biz ise kişiler değişse bile tıkır tıkır çalışan bir sistem kurmaya odaklandık. Hyundai markası bize şunu net söylüyor: &#8220;Kalite bir iddia değil, bir süreçtir&#8221;. Biz sektöre üç temel değer kazandırmaya çalışıyoruz: Standart, Şeffaflık ve Sürdürülebilirlik.</p>
<p><strong>Özellikle stok gücünüz ve proje odaklılığınız son dönemde çok konuşuluyor. Silivri’deki dev deponuz ve büyük projelerdeki varlığınız markayı nereye taşıyor?</strong></p>
<p>Şalt pazarında global gücü yerel reflekslerle birleştiriyoruz. Silivri&#8217;deki 50 bin metrekarelik tesisimizle fiyat listemizdeki ürünlerimizin %99&#8217;unu stoklarımızda  her an hazır bulunduruyoruz.</p>
<p><strong><em>Büyük Projeler Büyük Disiplin İster</em></strong></p>
<p>Aslında işin özeti şudur: HD Hyundai Electric olarak global kalitemizi stok gücümüzle birleştirip projelere kesintisiz tedarik güveni inşa ediyoruz. Kamu ihaleleri ve büyük ölçekli projelerde yer almak bizim için bir prestij değil, bir yeterlilik göstergesidir; çünkü büyük projeler büyük cümle değil, büyük disiplin ister.</p>
<p><strong>Serdar Bey, geriye dönüp baktığınızda &#8220;iyi ki böyle yapmışım&#8221; dediğiniz şey nedir ve sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p>&#8220;Kolay olanı seçmemek&#8221; diyebilirim. Herkes büyümek ister ama herkes beklemeyi bilmez; biz doğru insanları ve doğru zemini bekledik. Geleceğe gelince; artık slogan dönemi bitiyor. Marka, ‘ben buradayım’ demek zorunda kalmamalı; doğru yerde, doğru dille ve doğru zamanda zaten fark edilmeli.</p>
<p><strong>Serdar Bey, bu vizyoner paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz. 2026&#8217;da HD Hyundai Electric&#8217;in sahadaki etkisini daha da güçlü hissedeceğiz gibi duruyor. Son olarak paydaşlarınıza ve okurlarımıza söylemek  istedikleriniz var mı?</strong></p>
<p>Ben teşekkür ederim. Sizlerin vesilesiyle buradan, bana duydukları güven ve ilk günden  bu yana desteklerini hiç esirgemeyen Yönetim Kurulumuzun her bir üyesine ve sektördeki tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Birlikte daha büyük başarılara ulaşacağımıza inanıyorum.  HD Hyundai ekibi adına, her zaman isteklerine kulak vermeyi taahhüt ettiğimiz müşterilerimize ve tüm okurlarınıza  da selamlarımı iletiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Global Yükselişte Bir Türk Markası, Sigma Elektrik&#8217;in İhracat Vizyonu</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/global-yukseliste-bir-turk-markasi-sigma-elektrikin-ihracat-vizyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sektörüm Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 22:14:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[Video Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sigma Elektrik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=137893</guid>

					<description><![CDATA[Sektörüm Dergisi Özel Röportajı Türkiye elektrik sektörünün köklü markalarından Sigma Elektrik, global pazarlarda elde ettiği başarı grafiğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Enerji dağıtım ürünlerinden endüstriyel çözümlere uzanan geniş ürün gamıyla yalnızca ulusal değil, uluslararası arenada da gücünü kanıtlayan Sigma&#8217;nın ihracat stratejilerini ve geleceğe yönelik iddialı “, İhracat Müdürü Sayın Mehmet Kalyon ile masaya yatırdık. Röportaj Konuğu: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sektörüm Dergisi Özel Röportajı</strong></p>
<p>Türkiye elektrik sektörünün köklü markalarından <strong>Sigma Elektrik</strong>, global pazarlarda elde ettiği başarı grafiğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Enerji dağıtım ürünlerinden endüstriyel çözümlere uzanan geniş ürün gamıyla yalnızca ulusal değil, uluslararası arenada da gücünü kanıtlayan Sigma&#8217;nın ihracat stratejilerini ve geleceğe yönelik iddialı “, İhracat Müdürü Sayın Mehmet Kalyon ile masaya yatırdık.</p>
<p><strong>Röportaj Konuğu: Mehmet Kalyon, Sigma Elektrik İhracat Müdürü</strong></p>
<p>Mehmet Kalyon, elektrik sektöründe 15 yılı aşkın deneyimiyle Sigma Elektrik&#8217;in global yolculuğuna yön veriyor. Marmara Üniversitesi Elektrik Bölümü mezunu olan Kalyon, akademik kariyerini New York Dowling College&#8217;da işletme yüksek lisansıyla taçlandırdı. Kariyeri boyunca satış, pazarlama, proje yönetimi, fiyatlandırma ve denetim gibi birbirinden farklı alanlarda önemli görevler üstlenen Kalyon, hem saha tecrübesi hem de strateji geliştirme becerileriyle tanınıyor. Kalyon ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda, Sigma Elektrik&#8217;in büyüme hedeflerini, uluslararası rekabet avantajlarını ve Türkiye&#8217;nin elektrik sektöründeki küresel konumunu değerlendirdik.</p>
<p><strong>Global Büyüme ve Hedefler</strong></p>
<p><strong>Sektörüm Dergisi:</strong><strong> Sigma Elektrik, Türkiye&#8217;nin sektördeki öncü markalarından biri olarak ihracatta kaydettiği ciddi başarı grafiğiyle dikkat çekiyor</strong><strong>. Şirketinizin mevcut ihracat vizyonunu ve global pazardaki konumunu nasıl tanımlarsınız? </strong></p>
<p><strong><em>Mehmet Kalyon:</em></strong><em> Sigma Elektrik İhracat ekibi olarak, bugün yaklaşık 90 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısını gösterdik</em><em>. Bu ülkelerden yaklaşık 50 tanesi ile düzenli olarak ticari faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu düzenli ihracatı bayi kanalımız ve düzenli proje partnerlerimizle çalışarak sağlıyoruz. Öncelikli hedefimiz, düzenli çalıştığımız müşteri sayısını daha da artırmak ve mevcut marka değerimizi global çapta daha da yukarılara taşımaktır.</em></p>
<p><strong>İhracatta varmak istediğiniz nihai nokta neresi? Sigma kendini global pazarda nerede konumlandırmak istiyor</strong>?</p>
<p><em>Elbette, global pazarda yer alan pek çok güçlü oyuncu var ve biz de bu oyuncular arasında yer almak istiyoruz</em><em>. Bugün 50 ülkeye düzenli satış yapıyor olmak yeterli değil; zira dünya üzerinde yaklaşık 200 ülke bulunuyor. Amacımız daha fazla noktaya erişim sağlamak ve düzenli büyümemizi sürdürmektir. Bu yılın sonu itibarıyla %15 ila %18 arasında bir büyüme gerçekleştirmeyi öngörüyoruz. İleriye dönük en iddialı hedefimiz ise 2026 yılı için yaklaşık <strong>%30&#8217;luk bir büyüme</strong> kaydetmektir.</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-137894" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/11/sigma-elektrik-ihracat-muduru-mehmet-kalyon-ile-soylesi.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p><strong>Pazar Dinamikleri ve Hedef Bölgeler</strong></p>
<p><strong>Global ve siyasi değişimlerin ticaret dinamiklerini yeniden şekillendirdiği bir dönemden geçiyoruz</strong><strong>. Bu yeni dinamikler ışığında Sigma&#8217;nın en aktif olduğu ve potansiyel gördüğü hedef pazarlar hangileri? </strong></p>
<p><em>Sürekli değişen pazar süreçlerini yakından takip ediyoruz</em><em>. Şu an en başarılı olduğumuz ve satış gerçekleştirdiğimiz pazarlar olarak <strong>İngiltere&#8217;yi</strong>, <strong>Kuzey Afrika&#8217;yı</strong> ve güçlü pazar payına sahip olduğumuz <strong>Ortadoğu</strong> bölgesini öne çıkarabiliriz.</em></p>
<p><em>Yeni dönem stratejimizde ise Avrupa&#8217;daki varlığımızı kararlılıkla artırmak istiyoruz. Mevcut kıymetli pazarlarımızdan biri olan <strong>Polonya&#8217;nın</strong> yanı sıra, hacmimizi artırmak istediğimiz spesifik nokta hedeflerimiz <strong>İtalya, Almanya</strong> ve <strong>İspanya&#8217;dır</strong>.</em></p>
<p><strong>İhracatta en çok talep gören ve başarı kazanan ürün gruplarınız nelerdir?</strong></p>
<p><em>Global pazarda en çok rağbet gören, başarılı olan ve beğenilen ürünlerimiz arasında <strong>otomatik sigortalarımız</strong>, <strong>şalterlerimiz</strong> ve <strong>akım trafolarımız</strong> yer almaktadır.</em></p>
<p><strong>Bir İhracat Müdürü olarak iş geliştirme ve operasyonel süreçleri yönetirken, müşteri memnuniyetini tesis etme adına en çok önem verdiğiniz kriterler nelerdir?</strong></p>
<p><em>Operasyonel süreçlerdeki birincil kriterimiz, müşterilerimize söz verdiğimiz sürede ürün teslimatını gerçekleştirmektir. Bu, Sigma&#8217;nın marka değerini korumasındaki en büyük ve en önemli faktördür.</em></p>
<p><strong>Uluslararası müşterilerinizden aldığınız geri bildirimlerde Sigma&#8217;yı öne çıkaran temel özellikler nelerdir?</strong></p>
<p><em>Müşterilerimizin en çok takdir ettiği yönümüz iletişimdir. Doğrudan muhatap bulabilmeleri, sorunlarını dile getirdiklerinde çözümlerin maksimum derecede üretilebiliyor veya net bir şekilde ifade edilebiliyor olması, aldığımız en somut geri bildirimdir. Bu durum, iç pazardaki başarı felsefemizle de paralellik göstermektedir.</em></p>
<p><strong>Kurumsal Gelişim ve Pazar Faaliyetleri</strong></p>
<p><strong>Global marka algınızı güçlendirmek ve uluslararası iş ortaklarınızla ilişkilerinizi derinleştirmek adına hangi adımları atıyorsunuz?</strong></p>
<p><em>Global bir marka olabilmek için birçok kurum ve idareden onay almak hayati önem taşır. Bu kapsamda birçok idare için onay süreçlerimizi başlattık; şu an onay aldığımız ve süreçleri devam eden idarelerimiz var. Global bilinirliğimizi bu süreçlerle artırmak istiyoruz. Ayrıca partnerlerimizle birlikte katıldığımız fuarlarımız, onlara sağladığımız pazarlama destekleri ve uyguladığımız kapsamlı kalite yönetim süreçleri ile global markamızı inşa etmeye çalışıyoruz.</em></p>
<p><strong>Yurt içindeki yoğun pazar faaliyetlerinizin, yurt dışı fuar katılımlarına ve projelere yansıması nasıl oluyor?</strong></p>
<p><em>Yurt dışında birçok önemli fuara katılıyoruz. Bu seneyi tamamlayacağımız İspanya&#8217;daki <strong>Matelec</strong> fuarına katılacağız. Önümüzdeki dönemde ise Almanya Frankfurt&#8217;taki <strong>Light &amp; Building</strong>, Dubai&#8217;deki <strong>Middle East</strong> ve Polonya&#8217;daki fuarlar temel katılım noktalarımız olacak. Ayrıca partnerimizle birlikte Pakistan&#8217;daki <strong>Pakistan Electricity Fuarı&#8217;na</strong> da katılıyoruz. Ülkemizi ve markamızı global fuarlarda olabildiğince temsil etmeye çalışıyoruz.</em></p>
<p><em>Yurt dışındaki bayilerimizle iş geliştirme süreçleri yürütüyor; onlarla beraber eğitimler, seminerler, müşteri ve kurum ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Pazarlama ve promosyonel ürün desteklerimizle iş geliştirme taleplerini değerlendiriyoruz.</em></p>
<p><em> </em><strong>Yatırımlar ve Yeni Ürün Serileri</strong></p>
<p><strong>Şirket yatırımlarının ihracat potansiyelinize katkılarını nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p><em>Şirket yatırımlarımızın ihracata doğrudan etkisi bulunmaktadır. Otomatik sigorta ve kaçak akım için yaptığımız <strong>test otomasyon süreçleri</strong> ve yeni yatırımlarla artıracağımız üretimdeki <strong>otomasyon seviyesi</strong>, bizi hem kapasite artırımında hem de kalite süreçlerinde bir adım daha öne çıkaracaktır.</em></p>
<p><strong>Sektöre duyurmak istediğiniz yeni ürün veya çözümleriniz var mı?</strong></p>
<p><em>Elbette, yeni ürünlerimiz var. Özellikle son yılların yükselen trendi olan solar sektörüne yönelik <strong>Soligma serimiz</strong> mevcuttur.Genel geri dönüşler oldukça <strong>pozitif</strong>. Solar sistemlerde, yani güneş enerjisi kullanılan sistemlerde, panolarda ve kesme istenilen noktalarda AC ve DC olarak kullanılan ürünleri içeren <strong>Soligma serisinin</strong> yerli bir üreticiden geliyor olması önemli bir avantaj sağlıyor. Bu, yerel ve yerli bir çözüm arayışında olan sektör için önemli bir eksikliği tamamlıyor.</em><strong> </strong></p>
<p><strong>Sayın Kalyon, değerli görüşleriniz ve vaktiniz için teşekkür ederiz. Son sözlerinizle almakla birlikte, Sigma Elektrik&#8217;e global hedeflerinde başarılar diliyoruz.</strong></p>
<p><em>Daha fazlasını başarmak, daha fazla büyümek ve global bir marka olmak istiyoruz. Sigma bu vizyona sahip ve biz de bu yolda kararlılıkla yürüyeceğiz. Buradan tüm sektör paydaşlarına sevgilerimi, kurumunuzun tüm çalışanlarına ise teşekkürlerimi sunuyorum.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekonomist Hikmet Baydar ile Halka Arz Süreçlerine Derinlemesine Bakış</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/ekonomist-hikmet-baydar-ile-halka-arz-sureclerine-derinlemesine-bakis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sektörüm Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 20:06:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=137155</guid>

					<description><![CDATA[Sektörüm Dergisi olarak, ekonomist ve dergimizin değerli köşe yazarlarından Hikmet Baydar ile şirketler için halka arz süreçlerini tüm detaylarıyla ele aldığımız özel bir röportaj gerçekleştirdik. Elektrik aydınlatma sektöründe halka arz olan ve olmayı planlayan şirketlerimizin merak ettiği birçok soruyu en doğru ağızdan yanıtlarını bulduk. Değerli yazılarıyla üreticilerimize ve endüstriyel sektörlerdeki firmalarımıza yön gösteren, hedeflerini doğru [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sektörüm Dergisi olarak, ekonomist ve dergimizin değerli köşe yazarlarından Hikmet Baydar ile şirketler için <strong>halka arz süreçlerini</strong> tüm detaylarıyla ele aldığımız özel bir röportaj gerçekleştirdik. Elektrik aydınlatma sektöründe halka arz olan ve olmayı planlayan şirketlerimizin merak ettiği birçok soruyu en doğru ağızdan yanıtlarını bulduk.</p>
<p>Değerli yazılarıyla üreticilerimize ve endüstriyel sektörlerdeki firmalarımıza yön gösteren, hedeflerini doğru yere konumlandırmalarını sağlayan Hikmet Baydar, bu kapsamlı görüşmede <strong>halka arzın öneminden</strong>, karar verme aşamasında dikkat edilmesi gereken kritik faktörlere, finansal ve kurumsal hazırlıklardan, yatırımcıların nelere dikkat etmesi gerektiğine kadar pek çok konuyu masaya yatırdı.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki halka arz süreçlerinde karşılaşılan zorluklar, bu sürecin nasıl daha verimli hale getirilebileceği, halka arzın şirket yönetim yapısı ve kurumsal kimliğine etkileri ile gelecekteki halka arz trendleri de röportajımızın önemli başlıkları arasında yer aldı. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için halka arzın cazip bir seçenek olup olmadığına dair önemli ipuçları da bulacaksınız.</p>
<p>İşte Sektörüm Dergisi&#8217;ne özel, Ekonomist Hikmet Baydar ile gerçekleştirdiğimiz o önemli röportaj, keyifli okumalar.Dilerseniz, sayfadaki YouTube ikonu ile röportajı video formatta izleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Nurşah Sunay:</strong><strong> Hikmet Bey, hoş geldiniz. Bir kez daha okurlarımız adına yazılarınız ve emeğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-137158" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/08/ekonomist-hikmet-baydar.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p><strong>Hikmet Baydar:</strong> <em>Hoş bulduk efendim. Bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum aslında.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Çok teşekkür ederiz. Şimdi hızlıca konuya gireceğim. Biliyorsunuz sektörümüzde birçok isim halka arz sürecinde, bazıları da bu süreci tamamladı. Çok merak edilen sorular var, öncelikle onlardan başlamak istiyorum. Halka arz şirketler için neden önemli? Önce bunun önemine değineceğimiz kısa bir bilgi isteriz sizden.</strong></p>
<p><strong>HB:</strong> <em>Tabii, şirketler halka arz edilmeden önce <strong>sermaye piyasası kanununa tabi olacaklarını</strong> unutmamaları lazım. Yani burada yükümlülükleri de artıyor. Ancak halka arzla beraber elde ettikleri avantajları sırayla sayayım.. </em><em> </em></p>
<p><em>Birincisi; <strong>kurumsallaşma.</strong> Şirketler Sermaye Piyasası Kurulu&#8217;nun (SPK) istediği normlarda çalışmaya başladıkları için bir miktar kurumsallaşmaları gerekiyor. Dolayısıyla kurumsallaşma en önemli kriterlerden biri.</em></p>
<p><em>İkincisi <strong>likidite sağlama.</strong> Sonuçta borsada birincil pazardan satışa sunulan hisse senetlerini alanlar, o şirketin hisse senedi sermaye artırımı yoluyla halka arz yapılmışsa (ortak satışı değilse), doğrudan şirkete bir kaynak aktarımı söz konusu oluyor. Dolayısıyla şirketler kendilerine ortak alarak büyüme yolunu seçmiş oluyorlar.</em></p>
<p><em>Bu neden çok önemli? Yarın öbür gün <strong>krediyle büyüyen şirketler</strong> ciroları düştüğü zaman bankayla karşı karşıya kalıyor ve kredi taksitlerini ödeyemez duruma gelebiliyorlar. Oysa hisse senedi alan, borsa yoluyla şirkete ortak olanların böyle bir şey yapma şansları yok. Dolayısıyla şirket yanına ortak alıyor, <strong>sermaye yapısını güçlendiriyor.</strong> Böylece kredi gibi yarın öbür gün cirolar düştüğü zaman karşılarına problem olarak çıkabilecek diğer enstrümanlardan da kurtulmuş oluyorlar.</em></p>
<p><em> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-137157" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/08/muhasebe-finans.jpg" alt="" width="696" height="378" /></em></p>
<p><em>Bunun yanında başka bir faydası daha var. O da şu; halka arz edilmiş şirketler <strong>tahvil ihracı gibi, kar zarar ortaklığı belgeleri ihracı gibi diğer başka borçlanma araçları da ihraç edebiliyorlar.</strong> Dolayısıyla bu şirketler bu tarz ihraçlarla piyasa faizleriyle uygun orantılı bir faizle borçlanma araçlarını rahatlıkla arz edebilirler. Kısaca bu üç başlıkta toplayabiliriz.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Peki, bir şirketin halka arz kararı alırken göz önünde bulundurması gereken en kritik faktörler nelerdir, nelere dikkat etmeliler?</strong></p>
<p><strong>HB:</strong> <em>Bir şirket bugün halka arz kararı alsa bile bugün halka arz edilemeyebiliyor. Çünkü şirketler genelde Türkiye&#8217;de minimum vergiyi ödemek üzerine, vergiyi en az ödeyecek şekilde yapılarını oluşturmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla halka arz edilecek şirketin <strong>karlılık oranı</strong> çok önemli. Özellikle brüt karlılığı son derece önemli. Kar etmeyen bir şirket görüntüsü varsa o şirketin halka arzına kimse iştirak etmez.</em><em> </em></p>
<p><em>Burada şirketlerin öncelikle <strong>karı paylaşma eğilimine hazır olmaları lazım.</strong> Aksi takdirde, karı paylaşmayacaklarsa yatırımcı bunu zaten daha önceki kar rakamlarıyla çok daha rahat görüyor. <strong>Temettü verimi</strong> en önemli konu, yatırımcının hisse senedine gelmesi için. Ayrıca <strong>sektör</strong> çok önemli bir konu. </em><em> </em></p>
<p><em>Büyüyen bir sektörde ise geleceğe yönelik yatırımlar yapmak isteyenler bu şirketin hisse senetlerine girip alabiliyorlar. Dolayısıyla şirketler için bence en önemli husus <strong>%100 resmi çalışıyor olmalarıdır.</strong> </em></p>
<p><em> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-137156" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/08/para-borsasi-grafik.jpg" alt="" width="696" height="378" /></em></p>
<p><em>Kayıt dışı işlem yapan şirketlere borsa pek uygun bir yer değil. Bilançodaki ağırlık oranları çok düşük görünecekleri için de bu şirketlere zaten yatırımcının da pek fazla talep gösterme ihtimali yok. O yüzden de mümkün olduğunca, %100 resmi çalışan, büyümekte olan bir sektörde eğer ortak ihtiyacı varsa bu şirketler kesinlikle borsadan hisse senetlerini arz etmeliler.</em><em> </em></p>
<p><em>Bu sayede, topladıkları kaynaklarla istedikleri gibi yatırımlarını yapabilirler, büyüyebilirler. Çünkü bu parayı geri ödeme yükümlülükleri hiçbir zaman yok. Ama bu işleri yaparken bir kar ederlerse o elde ettikleri kardan da temettü dağıtmaları gerekir. Eğer temettü verimi yüksek olursa o şirkete sürekli yeni yatırımcı gelmek ister ve hisse senedinin piyasa değeri yüksek olur.</em></p>
<p><em>O yüzden de şirketlerin halka arzlarda bu tür konularda ciddi kararlar vermesi lazım: <strong>Karı şeffaf bir şekilde paylaşacak mıyız? %100 resmi çalışacak mıyız? SPK mevzuatına da tabi olmak istiyor muyuz?</strong> gibi soruların cevabını vermeleri lazım. Eğer karlılığı yeterli değilse, brüt karlılığı, özellikle faaliyet karlılığı yeterli değilse o şirketler halka arza çıksa bile yatırımcı çok fazla ilgi göstermeyecektir.</em></p>
<p><em>Bunun yanında halka arz edilecek değer çok önemli. Bu değerin de gerçekçi tespit edilmesi lazım. Bu konuda halka arza aracılık eden kurumlar çalışmalar yapıyor ama SPK&#8217;nın da buna onay vermesi lazım. &#8220;Bu fiyat uygundur&#8221; demeden o fiyatla şirket hisse senedinin halka arz edilmesi mümkün değil. O yüzden de gerçekçi bir fiyatla (buna bilanço ve gelir tablosuna bakılarak bu değerler tespit ediliyor) halka arz yapılabilirse o şirket topladığı sermayeyi orta ve uzun vadeli yatırımlarında çok rahatlıkla değerlendirebilir.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Peki, halka arz öncesinde şirketler böyle bir karar almışlarsa, finansal ve kurumsal yapılarında nasıl bir ön hazırlık süreci yapmalılar?</strong></p>
<p><strong>Hikmet Baydar:</strong> <em>Tabii, şirkete yatırım yapmak isteyen yatırımcı o şirketin bilançosunun dengeli olup olmadığına bakar. Bu firma borç kapatmak için mi halka arz oluyor? Büyümek için mi halka arz oluyor? Büyümek için yapacağı yatırımların karşılığında geri dönüşü çok yüksek bir verimlilikte olur mu? Bunlara bakıyor yatırımcı. </em></p>
<p><em>Dolayısıyla bir halka arz karar verilirken eğer geç kalınmışsa &#8220;ben sadece para bulayım da borçları kapatayım&#8221; diyorsanız, o zaman tabii yatırımcı bunu görecek. O yüzden de bu hisse senetlerine girip almayabilirler.</em><em> </em></p>
<p><em>Şirketler halka arz yapacaklarsa buradan aldıkları parayla <strong>büyümeyi, yeni yatırımlar yapmayı, şirketi büyütmeyi hedeflemeliler.</strong> &#8220;Borç ödeyeceğim&#8221; diye para toplamak istiyorum moduna girerlerse çok başarılı bir halka arz olmaz, değeri de çok düşük olur zaten. Bu şirkete kimse getirip parasını yatırmak istemeyeceği için de değer olarak çok düşük, aşağıdan bir talep söz konusu olabilir, hatta yeterli talep gelmeyebilir bile.</em></p>
<p><em>O yüzden bu şirketler halka arz kararı veriyorsa öncelikle halka arzdan gelen parayla yapacağı yatırımları (ki SPK bunu zaten istiyor), bu yatırımlarla beraber gelecekte nereye gelmek istediğine dair hedeflerini çok iyi bir şekilde raporlamaları gerekiyor. Bu konuda SPK bu raporlamalara göre halka arz iznine onay veriyor veya vermiyor.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Peki bir de diğer taraftan bakarsak, yatırımcılar açısından bakarsak olaya… Yatırımcılar yeni halka arz olan şirketlerle ilgili hisse senedi alımlarında neye dikkat etmeliler, nelere baksınlar?</strong></p>
<p><strong>Hikmet Baydar:</strong> <em>Şimdi tabii bir şirket halka arz edilirken oluşturulan bilanço ve gelir tablosu yatırımcıya cazip hale gelmiş demektir. Dolayısıyla bunun daha önceki bilançolarına, gelir tablolarına, o sürece nasıl geldiğine iyi bakmak lazım. Yatırımcı bu kadar iyi bir mali analizi yapabilecek diye düşünmüyorum. O yüzden de işlemi yapacakları <strong>aracı kurumun bilgilerine müracaat etmeleri lazım.</strong></em></p>
<p><em>Bu şirket gelecekte bana bu istediğim karlılığı, temettüyü verir mi? Öncelikle şirketin <strong>temettü veriminin yüksek olması</strong> çok önemli. Çünkü bir şirketin hisse senedi piyasa değeri ne olursa olsun temettü verimi yüksekse, zaten piyasada o hisse senedine belli bir kabul vardır ve muhakkak talep gelir.</em></p>
<p><em>O yüzden de yatırımcı şuna dikkat etmeli: Benim alacağım hisse senedi piyasadaki rakiplerine göre ucuz mu, pahalı mı? <strong>Piyasa değeri, defter değeri, fiyat kazanç</strong></em><strong> <em>oranı</em></strong><em> gibi teknik bazı oranları karşılaştırmaları gerekiyor. Bu oranlar sonucunda karar vermeleri lazım ama şu gerçeği unutmayalım: <strong>Sektör çok önemli. Firma sahipleri çok önemli. Firma yönetenler çok önemli.</strong> </em></p>
<p><em>Bunlar doğru kişilerse, doğru sektörse o şirket zaten koşacak demektir. Çünkü Türkiye büyüyen bir ülke. Bu büyümenin içerisinde her sektörden olan firmaya yer var, yeter ki doğru yönetilsin. Varlık yönetimi, yükümlülük yönetimi, bilanço yönetimini doğru yapan şirketlerin zaten gelir tablosu da iyi çıkıyor.</em></p>
<p><em>O yüzden de bu şirketlere yatırım yaparken yatırımcının dikkat etmesi gereken en önemli konu; <strong>şirket sahibinin ve yöneticilerinin geçmişi nasıl?</strong> Bu şirketleri yönetmeye ehil mi ve bu şirketler gelecekte bana iyi temettü verebilir mi? Gelecekte bu şirketler yatırımlar yapıp büyüyecek mi? Planlamaları ne? Bunlara bakması lazım.</em><em> </em></p>
<p><em>Borsa orta ve uzun vadeli yatırım yeri diyoruz ama bir hisse senedinin tahtası kapatıldığında uzun vadede artık sonsuza kadar o senedin sahibi olarak zararlı bir şekilde borsadan payımızı almış oluruz. O yüzden de şirketin <strong>mali karlılığı, finansal faaliyet karlılığı</strong> son derece önemli. Şirketin iyi yönetilmemesi durumunda hangi sektörde olursa olsun o şirketin batacağı da unutulmamalı.</em></p>
<p><em>Dolayısıyla, yatırımcının dikkat edeceği konular: <strong>Şirket sahipleri bu işi yapabilir mi? Şirket varlık ve yükümlülükleri dengeli yönetiliyor mu? Şirket yatırım yapıp büyüyecek mi? Sektör buna müsait mi ve temettü verimi olabilir mi bu şirkette?</strong> Bunların hepsine dikkat etmesi lazım. Bu yüzden de aracı kurumundan destek almasında fayda var.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Çok çok önemli bilgiler verdiniz, teşekkür ederiz. Peki, halka arz sonrası şirketlerde büyümenin sürdürülebilir olması ve devam etmesi en önemli başlıklardan bir tanesi. Bu anlamda halka arzı olmuş şirketler yatırımcılarının güvenini korumak için sonraki süreçte nelere dikkat etsinler? Onlara neler tavsiye edersiniz?</strong><em> </em></p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Tabii ki faaliyetleri hakkında sık sık yatırımcıları bilgilendirmesi lazım. Özellikle karlılıklarını, yatırımlarını etkileyecek, büyümelerini etkileyecek bütün faaliyetleri hakkında yatırımcıları muhakkak bildirmeleri lazım. Ve artı <strong>Insider Trading&#8217;e (içeriden öğrenenlerin ticareti) fırsat vermemeleri gerekiyor.</strong> </em></p>
<p><em>Yani bir diğer deyişle; içten bilgi alarak bunu karlılığa çevirmek, daha sonra da yatırımcılar öğrendikten sonra onların üzerinde karı realize edecek bir pozisyon alacak kişilere izin vermemek gerekiyor.</em></p>
<p><em>Bir manipülasyon olan tahtada, hisse senedinde yatırımcı orta ve uzun vadeliği ne kadar düşünürse düşünsün, çok ters zamanda alınmış hisse senedini çok iyi bir geleceği olsa bile manipülatif bir </em><em>hareketle</em><em>, çok sert spekülatif hareketlerle ciddi paralar kaybedebilir. </em><em> </em></p>
<p><em>O yüzden de biraz evvel söylediğim <strong>piyasa değeri, defter değeri, temettü verimi, fiyat kazanç oranı</strong> gibi teknik verileri karşılaştırmak o anki piyasa şartları içerisinde o şirketin diğerlerine göre kıyaslamayla iyi olduğunu gösterir belki ama acaba primli bir borsada mı alım yapıyoruz yoksa çok değerleri düşmüş bir haldeyken mi borsaya</em> <em>giriyoruz? Bu da çok çok önemli bir faktör. O yüzden de temettü verimi burada çok önemli bir rol üstlenmiş durumda. Yatırımcı şirketi yönetenler doğru olduğu sürece, sektör doğru olduğu sürece bu tür dalgalanmalardan kısa vadede zarar edebilir ama orta ve uzun vadede şirketin büyümesiyle birlikte güzel karlar edebilir diye düşünüyorum.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Peki, Türkiye&#8217;de halka arz süreçlerinde en çok karşılaşılan en büyük zorluklar neler? Şirketlerimiz bu süreci nasıl daha verimli ve daha kolay bir hale getirebilirler?</strong></p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Şirketler halka arzı daha çok ekstra yeni bir kaynak olarak görüp bununla mevcut finansal sıkıntılarını giderme yoluna gitmek amacıyla kullanmaya çalışıyorlar. İşte bu durumda kimi zaman SPK onay vermiyor. </em></p>
<p><em>Bazen de SPK&#8217;nın onayladığı hisse senedinde halka arz tarihinden sonra o halka arz fiyatı bir daha görünmeyecek şekilde belki de bir sene iki sene çok düşük fiyatlardan işlem görebiliyor hisse senedi. Bunun da iyi sorgulanması lazım. Yani SPK&#8217;nın ve Borsa Başkanlığı&#8217;nın sürecin yönetiminde çok dikkatli olması gerekiyor. </em></p>
<p><em>Halka arz fiyatını bir daha görmemiş bir hisse senedinin düşük fiyatlardan işlem görmesi acaba bir ortak satışından mı yoksa SPK gereksiz bir şekilde fazla yüksek bir fiyata mı onay verdi? Burada bir teknik hata mı var? Bunların iyi irdelenmesi lazım.</em></p>
<p><em>Burada ben bazen sorunlar görüyorum. Çünkü bazı hisse senetleri var, halka arz fiyatını bir daha hiç görememiş. Düşmüş aşağı olduğu gibi orada kalmış. </em></p>
<p><em>Daha sonra bakıyorum bazı şirketler halka arzdan elde ettikleri gelirlerle yatırımlarını yapmamış. Onun yerine borçlarını kapatarak yola devam etmeye çalışıyor. Bu da büyüme olmayacağı anlamına geliyor. İşte bu tür problemler şirketlerin gerek büyüme hedeflerinin gerçekçi olmaması, yatırımcıyı cezbetmek amacıyla bazı verilerin düzenlenmiş olması, piyasaya olan güveni de sarsıyor.</em></p>
<p><em>Bununla beraber hisse senedinin piyasasında hisse senedi sahibinin ne kadar işlem yaptığı çok önemli. Burada manipülasyona yol açabilecek bir fiyat hareketine yol açmamaları gerekiyor. <strong>Piyasanın derinliği</strong> çok önemli. Yatırımcı aldığı hisse senedini rahatlıkla satabilmesi şartlarını kontrol eder. Dolayısıyla 3-5 lot işlem gören bir hisse senedinde binlerce lot alım yapmak risklidir. Çünkü satmaya kalktığınız zaman karşınızda alıcı bulamazsınız.</em></p>
<p><em>Dolayısıyla derinlik çok önemli. Halka arz yapılacak olan şirketlerde halka arz bir sonuç değil bakın, halka arz bir <strong>başlangıç&#8230;</strong> Şirket bir başlangıca giriyor. Yani böylece hisse senedinin piyasadaki fiyatı, performansı o şirketin yöneticilerinin performansını da yansıtmaya başlıyor. Bu çok önemli. Süreç içerisinde o şirketin borsadaki değeri aşağı düşerken şirket kredibilite kaybeder. </em></p>
<p><em>O yüzden de dikkatli olmak lazım. Artı şirket hisse senetleri teminat olarak kullanıldığında ve şirket hisse senedinde bir manipülatif hareket olduğunda şirket tahtası kapatılırsa o zaman o şirket hissesini teminata koyan birçok insanın batması bile söz konusu olabilir. Bu tür konular bizim borsamızda dönem dönem karşımıza gelen konular.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Çok da ciddi tehlikeler içeriyor aslında tahta kapatma, haklısınız. Peki, halka arz olmuş bir şirketin, yönetim yapısı ve kurumsal ilerlemesinde uzun vadeli ne tür etkiler olur?</strong></p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Şimdi tabii SPK mevzuatına tabi olacağını benim başında söylemiştim. Bu mevzuata göre de bazı <strong>kurumsallaşma ilkelerine uyum sağlaması</strong> gerekiyor. Bu ilkelere uyum sağladığı zaman, hem <strong>şeffaf olması</strong> gerekiyor, <strong>kamuyu zamanında ve doğru bir şekilde bilgilendirmesi</strong> gerekiyor. </em></p>
<p><em>Bunları yapmazsa ceza alacaklar, bu da çok önemli. Artı <strong>bağımsız dış denetim</strong> yaptırması gerekiyor. <strong>Uluslararası muhasebe standartlarını</strong> uygulaması gerekiyor. Bu yükümlülükler var. Dolayısıyla biraz evvel o yüzden dedim; %100 resmi çalışmayacaksa, şeffaf olmayacaksa borsa onlara göre bir yer değil. Ama borsaya girecekse bu yükümlülükleri almak zorundalar. Bunu yapmadıkları takdirde tahta kapamaya kadar giden bir cezayla karşılaşırlar.</em></p>
<p><em>Tabii ki tahta kapama aynı zamanda borsada bu hisse senedini güvenerek alanların da zarar görmesi anlamına geliyor. O yüzden <strong>kurumsallaşma</strong> son derece önemli. <strong>Yönetim yapısı, organizasyon, iç denetim, ilgili birimlerin verimli çalışması.</strong> Bunlar son derece önemli konular. Dolayısıyla bu tür bir organizasyon yapısı içinde olan şirketler, gelecekte topladıkları bu sermaye ile de çok daha iyi yerlere geleceklerdir diye düşünüyorum.</em></p>
<p><strong>NS:</strong> <strong>Önümüzdeki yıllarda Türkiye&#8217;de halka arz trendleri size göre nasıl şekillenecek ve son olarak küçük ve orta ölçekli işletmelere halka arzı cazip bir seçenek olarak sunar mıydınız? Neler söylersiniz?</strong></p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Aslında küçük ve orta ölçekli şirketlerin halka arzı son derece ilgi çekici olabilir ama onların ne kadar şeffaf olabilecekleri, ne kadar tüm bilgileri yayınlayabilecekleri, ne kadar kurumsal oldukları tartışma götürür. </em><em> </em></p>
<p><em>O yüzden de küçük KOBİ tarzı şirketlerin <strong>önce kurumsallaşması lazım.</strong> Bunları yapabilecek duruma gelmesi gerekiyor. Dolayısıyla SPK&#8217;nın belirttiği kurumsallaşma ilkelerine uygun bir yönetim sergileyebilecek duruma gelmedikten sonra ölçek büyüklüğü ne olursa olsun bu şirketlerin kalkıp borsada satılması, işlem görmesi mümkün değil. Çok ciddi cezalar bile alabilirler. O yüzden de zarar görürler. Bu şirketler önce kurumsallaşmalı, bu kurumsallaşmanın sonucunda halka arzı planlayabilmeli ve SPK&#8217;dan onay alabilmelidir.</em></p>
<p><em>Bununla beraber bu şirketler için şunu söyleyebilirim. Türkiye&#8217;de bu tür kaynaklarla karşılarına bir banka &#8220;hadi borcunu öde&#8221; demeyeceği için halk çok önemli bir enstrüman. Dolayısıyla yanlarına ortak alarak büyüyecekler ama bunun tek koşulu var: <strong>Paylaşmak şart.</strong> </em></p>
<p><em>Yani paylaşmadan bu iş olmuyor. Yanınıza ortak alıyorsanız paylaşmayı da bileceksiniz. Paylaşma alışkanlığınız yoksa halka arz size uygun değil demektir. Çünkü en kısa zamanda ikinci bir halka arza gittiğinde şirket bu konuda başarılı bile olmayabilir. O yüzden de bu konuda dikkatli olmaları lazım. Küçük KOBİ tarzı firmalar önce kurumsallaşmalı, sonra halka arzı yapılmalı ve şeffaf ve bağımsız denetime uygun hale gelmeli.</em></p>
<p><em>Bunun dışında büyük şirketlerde nasıl bir değişim olabilir? Bir kere globalleşebilirler. Bütün dünya, borsadaki hisse senedi fiyatlarından bunları görüyor. Dolayısıyla bu şirketler kendilerinin tanıtım avantajını elde etmiş oluyorlar borsa kanalıyla. Bu büyük bir avantaj. </em></p>
<p><em>Dolayısıyla SPK&#8217;da işlem gören bir şirketin kredi bulması daha kolaylaşıyor. Daha düşük bir maliyetle kredi bulabiliyor. Yanına yabancı ortak bulması daha kolaylaşıyor. Halka arz üzerinden yabancıya doğrudan satım yapabiliyor. </em></p>
<p><em>Bu şirketler şeffaf, öngörülebilir, planlı ve verimli yönetildiği varsayımıyla (çünkü SPK mevzuatı bunu şart koşuyor) bu şirketlere biraz daha güveniyorlar. Yani bir şirket yanına ortak alacaksa halka arz edilmişse değeri daha yüksek olur. Halka arz edilmemişse değeri daha düşük olur, aynı işi yapsalar bile.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Hikmet Bey, sorularımı bitirdim bu arada. Siz bu alanlarda danışmanlık da veriyorsunuz. Hala bu yoğun tempoda devam ediyor musunuz bilmiyorum ama..</strong></p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Aslında şirketlere üç ana konu üzerinden danışmanlık veriyorum. Birisi şirket yönetiminde <strong>verimliliğin artırılması.</strong> Bu konuda çok ciddi zaaflar var Türkiye&#8217;de. Diğeri <strong>finansal sürdürülebilirlik.</strong> </em></p>
<p><em>Bu firma yani bir denge kuruyorsa, tedarikçi ve müşteri arasında üretim ve stok sürelerini de dikkate alarak bir denge kurmuyorsa muhakkak finansmana ihtiyaç duyacak demektir. Bu dengenin iyi sağlanması lazım finansal sürdürülebilirlik için. Üçüncü aşamada <strong>denetim.</strong></em><em> </em></p>
<p><em>Şirketi kurdunuz her şey saat gibi çalışıyor ama denetlemezseniz hem performans düşer hem de firma içerisinde bazı art niyetli hareketlere de göz yummak durumunda kalabilirsiniz. O yüzden de üç ana konu üzerinde çalıştığım için, halka arzda bu üçünün olmadığı bir yerde halka arz mümkün değil zaten.</em></p>
<p><em>O yüzden bunları bir arada götürebiliyor olmak lazım. O yeteneğe erişen firmalarımız zaten bu sürece girdiler bile. Bu süreci biz zaten bir ekiple yapıyoruz. Yani yanımızda bizim hesap uzmanı var. Borsada SPK&#8217;da görev almış arkadaşlar var. Borsa Başkanlığı&#8217;nda görev almış arkadaşlar var. </em></p>
<p><em>Yani bu işi profesyonelce yönetecek bir ekiple yapmamız lazım. Çünkü firmaya şunu söylemeliyiz: &#8220;Evet, senin şirketin halka arza uygundur&#8221; veya &#8220;değildir.&#8221; Halka arza uygun değilse de oturup o şirketi halka arza hazır hale getirmemiz gerekiyor. Bu da bir süreç. Bazen 5 yılı bile bulabiliyor.</em></p>
<p><em>Ama şunu unutmayalım. Borsadaki bir şirketin <strong>defter değeri 39, 40 kat yukarıda olabiliyor.</strong> Defter değerinin 40 kat üzerinde bir değere çıkabiliyor. Dolayısıyla şirkete baktığınız zaman eğer değerinin artmasını istiyorsanız, borsada işlem görmesini sağlamanız lazım. Bunun da yolu, biraz evvel belirttiğim o süreçleri başarılı bir şekilde geçmesidir. Bu da bir profesyonel ekiple ancak olabilir.</em></p>
<p><strong>NS:</strong><strong> Buradan biz izleyicilerimize ve dergimizin okurlarını da duyuralım. Çünkü biliyorsunuz çok fazla elektrik aydınlatma sektöründen, üretim yapan fabrikalarımız, onların karar vericileri, yetkilileri, CEO&#8217;ları bizi izleyecek ve okuyor. Onların her birine bu niyeti olan firmalarımız bize ulaşabilirler. Hikmet Bey&#8217;den bu danışmanlığı alabilirler. Bunu da arada belirtmiş olalım. </strong></p>
<p><strong>Hikmet Bey aslında sorularımızı tamamladık ama ben sormadan edemeyeceğim bir soru daha var. Yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte, borsayla ilgili de biliyorum ki bu tip röportajları izleyen herkesin aklının kenarında mutlaka bu soru vardır. </strong></p>
<p><strong>Borsanın gidişatı ile ilgili kısa ve orta vadeli öngörüleriniz nelerdir? Biliyorsunuz bu sene altına kıyasla beklendiği gibi değer sağlamadığı yönünde yatırımcıların şikayet ettiğine dair haberler çok dolaşıyor. Bu sene borsanın yaşadığı dalgalanmayı nasıl yorumlarsınız? Kısa ve orta vadede neler öngörüyorsunuz?</strong><strong> </strong></p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Şimdi olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Hem jeopolitik riskler çok yüksek hem Amerika kimsenin öngöremediği davranışlarda bulunuyor; Trump&#8217;tan bahsediyorum. FED bile ne yapacağını bilecek durumda değil şu an. Dolayısıyla bu dengesizlikler içerisinde altına talep gelmesi son derece normal. Yani dolardan bir kaçış var. </em></p>
<p><em>Dolar endeksi bunu gösteriyor zaten, 98&#8217;lerde şu an. Son yılların en yüksek faizini vermesine rağmen Amerikan tahviline satış geliyorsa, dolardan çıkışın nereye gideceğini öngörmek o kadar zor değil. Dolayısıyla altına talep geliyor. Şu an ons altında 3386&#8217;lar var. O seviyelerden işlem görüyordu yurt dışında ve yukarı trend devam edecek altında da.</em></p>
<p><strong><em>Ama borsa için şunları söyleyebilirim:</em></strong><em> Türkiye&#8217;de çok ilginç bir yapı var. Türkiye hızla büyüyen bir ülke. Nüfus artış hızı çok iyi. Dolayısıyla, bulunduğu konum, jeopolitik konum itibarıyla da çevre ülkelere ciddi satış yapabilme potansiyeline sahip bir ülke. Dolayısıyla burada doğru yönetilen, doğru sektöre yatırım yapmış olan firmalarda bir 5 yıl sonra bu fiyatlarla, şöyle söyleyeyim; siz bir evin 10&#8217;da 1&#8217;ini alıyorsanız, belki 5 yıl sonra o evin tamamını satın alabilir duruma gelebilirsiniz. </em></p>
<p><em>Bakın evle kıyaslıyorum. Neden? Çünkü bu şirket çalışıp para kazanıyor ve çalışıp para kazanırken büyüyor. Büyürken hem enflasyona karşı değeri artıyor (nominal diyoruz biz buna, nominal bazda değeri artıyor) hem de çalışarak kar yazıyor. Buradan da bir temettü verimi veriyor. İki tane verim veriyor. </em></p>
<p><em>Dolayısıyla buradan bu şirketin bölünmesinde, temettü vermesinde, bu şirkete o aldığınız paraları tekrar geri yatırdığınızda bir 5 yıl sonra bakın, bugün bir evin %10&#8217;unu alıyorsanız belki 5 yıl sonra o evin tamamını alabilir duruma gelebilirsiniz. Tabii ki; konjonktür borsanın aleyhine yeni bir gelişmeler, olumsuz gelişmeler oluşturmazsa&#8230;</em></p>
<p><strong>NS</strong><strong>:</strong><strong> Çok teşekkür ediyorum verdiğiniz değerli bilgiler için. Bu sorular bize çok geliyordu. Çok merak edilen şeyleri konuştuk. Bütün sektör adına size çok teşekkür ediyorum vakit ayırdığınız için. Bir sonraki yayında diğer uzmanlık alanlarınızla ilgili de ikinci, üçüncü videoları yapmak üzere belki yeniden görüşürüz. Çünkü sizin bize anlatacağınız çok şey var.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>HB</em></strong><strong>:</strong> <em>Ben de bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyor, izleyici ve okurlarınızı selamlıyorum.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Opaş Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi Atakan Obuz ile Röportaj</title>
		<link>https://www.sektorumdergisi.com/opas-elektrik-yonetim-kurulu-uyesi-atakan-obuz-ile-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sektörüm Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 19:36:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Elektrik Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[opaş elektrik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sektorumdergisi.com/?p=136914</guid>

					<description><![CDATA[“Gelenekten Geleceğe Kaliteyi Açan Şalterler Üretiyoruz” Değerli okurlarımız, Sektörüm Dergisi olarak Temmuz sayımızda sizlere Türkiye Elektrik Sanayisi&#8217;nin parlayan yıldızlarından, anahtarlama ve şalterin lideri OPAŞ Elektrik&#8216;in başarı hikayesini sunmaktan gurur duyuyoruz. Bu sayımızda, markanın 3. nesil yöneticilerinden ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Atakan Obuz ile bir araya geldik. Kendisi, OPAŞ Elektrik’in geniş ürün yelpazesini, Türkiye pazarındaki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Gelenekten Geleceğe Kaliteyi Açan Şalterler Üretiyoruz”</strong></p>
<p>Değerli okurlarımız, Sektörüm Dergisi olarak Temmuz sayımızda sizlere Türkiye Elektrik Sanayisi&#8217;nin parlayan yıldızlarından, anahtarlama ve şalterin lideri <a title="opas firma tanıtım" href="https://www.sektorumdergisi.com/opas-paket-salterler-imalaturetim-firma-tanitim-sayfasi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>OPAŞ Elektrik</strong></a>&#8216;in başarı hikayesini sunmaktan gurur duyuyoruz. Bu sayımızda, markanın 3. nesil yöneticilerinden ve <strong>Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Atakan Obuz</strong> ile bir araya geldik.</p>
<p>Kendisi, OPAŞ Elektrik’in geniş ürün yelpazesini, Türkiye pazarındaki tartışmasız liderliğini, AR-GE’ye yapılan dev yatırımları ve inovasyon odaklı vizyonunu bizlerle paylaştı. Hazırsanız, geleceğin enerjisine yön veren bu lider markanın yeteneklerini, hedeflerini ve marka vizyonunu Sayın Obuz&#8217;dan dinleyelim..</p>
<p><strong>Sektörüm Dergisi: Opaş Elektrik olarak uzun yıllara dayanan bir sektör tecrübeniz var. Markanızı bugünkü konumuna taşıyan bu yolculuğu sizden dinleyebilir miyiz?</strong></p>
<p><strong>Atakan Obuz:</strong> Opaş Elektrik&#8217;in 3. nesil yöneticilerindenim. 12 yıldır AR-GE&#8217;den satışa kadar pek çok departmanda aktif olarak görev aldım.  Son 3 yıldır da yönetim kurulu üyesi olarak sorumluluk üstleniyorum. Opaş, 1982 yılında İstanbul&#8217;da kuruldu ve kuruluşundan itibaren paket şalter üretimiyle sektörde yerini aldı. Günlük 100-200 adetlik üretim kapasitesinden bugün yıllık 1 milyon adete ulaşan bir üretim hacmine geldik.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-136917" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/07/opas-elektrik-fabrika.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p>Ana ürünümüz olan paket şalterin yanı sıra, DC anahtarlama çözümleri ve pano uygulamaları için yük ayırıcı kesici şalterler de üretiyoruz. <strong>Bugün pazarda ihtiyaç duyulan çeşitlerin %95&#8217;ini kendi tesislerimizde yerli olarak üretebiliyoruz.</strong></p>
<p><strong>SD: Bu üretim kapasitesine AR-GE ve inovasyonun katkısı büyük olmalı. Süreçlerinizden bahseder misiniz?</strong></p>
<p><strong>AO:</strong> Elbette. Teknolojik gelişimi mühendisliği yakından takip eden yetkin AR-GE ekibimiz sağlıyor. Onlara güvenerek inisiyatif tanıyoruz, bu da hem motivasyonu artırıyor hem de hata payını neredeyse sıfıra indiriyor. Ekibimiz yurtdışı fuarlardan seminerlere kadar her kaynaktan besleniyor. Edindikleri bilgiyi yeni ürün tasarımlarına aktarmakta oldukça başarılılar. Teknoloji trendlerini izliyor, dünya ile birlikte gelişiyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-136916" src="https://www.sektorumdergisi.com/wp-content/uploads/2025/07/opas-elektrik-pazarda-ihtiyac-duyulan-salterleri-kendi-bunyesinde-yerli-imkanlarla-uretebiliyor.jpg" alt="" width="696" height="378" /></p>
<p><strong>SD: Peki toplumsal sorumluluk anlamında Opaş&#8217;ın benimsediği ilkeler neler?</strong></p>
<p>AO: Sadece teknik gelişime değil, toplumsal katkıya da önem veriyoruz. <strong>Kadın istihdam oranımız %50 seviyesinde</strong> ve bu konuda pozitif ayrımcılık yaptığımızı söyleyebilirim. Bu oranı korumaya çalışıyoruz. Aynı zamanda çevre dostu yaklaşımları benimsiyor, ürünlerimizde yerli ve milli sermayeyle çalışıyoruz.</p>
<p><strong>SD: Son dönemde sektöre kazandırdığınız yatay kesici şalterden de biraz bahseder misiniz?</strong></p>
<p><strong>AO:</strong> Paket şalterdeki uzmanlığımızı ileriye taşımak istedik ve <strong>Türkiye&#8217;de bir ilki gerçekleştirerek yatay kesici şalteri yerli imkanlarla ürettik</strong>. Elektrik dağıtım panolarında, raylara uygulanan bu şalterlerin kullanımına dair sektörde karşılığı tam oturmuş bir isim yoktu. Biz de kendi adımızla, bu ürünü <strong>&#8220;yatay şalter&#8221;</strong> olarak tanımladık ve şu anda müşterilerimiz tarafından da bu şekilde kullanılıyor. Bu başarının bizim için ayrı bir gururu var.</p>
<p><strong>SD: Opaş olarak yurt dışında da görünürlüğü olan bir markasınız. Global hedeflerinize dair neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p><strong>AO:</strong> Evet, yerel liderliğimizi global pazara taşıyoruz. Avrupa pazarına girmiş durumdayız. Katıldığımız yurtdışı fuarlarda Opaş ürünlerini Avrupa makinelerinde görmek bizi gururlandırıyor. Ürünlerimizin ulaşmadığı nokta neredeyse kalmadı. Elbette bu yayılımda yerli paydaşlarımızın katkısı çok büyük. Onlarla birlikte emin adımlarla ilerliyoruz.</p>
<p><strong>SD: Gelecekte hangi alanlara odaklanmayı planlıyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>AO:</strong> Enerji dünyasında yenilenebilir kaynaklara yönelik talep artıyor. Biz de bu alanda gerekli anahtarlama ekipmanlarını geliştiriyoruz. Orta ve uzun vadeli planlamalarımızı bu trend üzerine kurguladık. Müşterilerimizle birlikte yön bulup, sorunlara özel çözümler üretmek üzere yola devam edeceğiz.</p>
<p>Opaş, gelenekten geleceğe kaliteyi taşıyan bir şalter markası. Bugün geldiğimiz noktada bize destek olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bizi izlemeye devam edin!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
