sirketlerde-verimlilik-icin-yapimasi-gerekenler

Türkiye gibi hızlı büyüme performansı içerisinde olan bir ülkede talep de büyümeye bağlı olarak artmaktadır.

Bu talebi karşılamak için de ya fabrikalar daha fazla üretmekte ya da daha fazla miktarda ticaret hacmi oluşmaktadır.

Peki O Zaman Büyüyen Bir Ekonomide Şirketler Neden Batar?

Şirket sahiplerine baktığınızda ya satış kökenli, ya üretim kökenli ya da sermaye kökenlidir.

Kısacası her biri de sisteme belli bir açıdan bakar. Her birinin de bakış açılarında eksiklikler olduğundan farklı riskleri üstlendiklerini fark etmezler bile.

Burada konumuz şirket batma sebebi olduğundan bakış açılarını daha fazla konuşmayacağız.

Şirketler büyüme süreci içerisinde daha fazla talep geleceği varsayımıyla yatırım yaparlar.

Ya sabit sermaye yatırımı ya da malzeme stoğu ile varlıklarını likit olandan daha az likite doğru değiştirirler.

Hızını alamayanlar bunu dış finansmanla da ciddi olarak artırırlar.

Peki Sonra Neler Oluyor?

Hesaplanan cirolar yakalanamayabiliyor. O zaman sabit giderler ve faiz yükü tüm karları götürüyor.

Şirket taahhütlerini karşılayamazken bir anda bankalar risk limitine kredi limitlerini indiriveriyorlar.

Böylece firma nakit döngüsünü sağlayamadığı için ya çekleri yazılıyor ya da kredilerde temerrüde düşüyor ve kredibilitesini sıfırlıyor.

Bu süreç çok hızlı yürüdüğünden firma kontrolü tamamen kaybedip kısa vadeli çözümlerle

günü kurtarsa da artık bataklığa düşmüştür bir kere. Sonrası malum.

Firmalara soruyoruz şirket yönetirken aslında bilanço yönettiklerinizin ne kadar farkındasınız diye. Maalesef çoğunlukla farkında değiller.

Birilerinin likidite riskini, default riskleri, analiz edip tahminlerde bulunması gerekiyor.

Genellikle hayati öneme sahip böyle bir konuda kimse görev üstlenmemiş oluyor.

Örmeğin tahsilat ve ödeme planlaması yapan bir şirket ya kasasına ve bankasına bakıyor,

ya da cari bakiyelere bakarak müşteri araması yapmaktadırlar.

Oysa yaşlandırma ve borç vade raporlarıyla müşteri ve tedarikçilerin iyi analiz edilmesi lazım.

Bu raporlarda müşteri davranışları açıkça göründüğü gibi ne zaman ne tahsil edilebilir bunu net

bir şekilde görmek mümkün.

Türkiye’de şirketler nakit dengesini tutturamadığından batıyor. İşin acı tarafı iş işten geçtikten

sonra farkına varılıyor. Oysa çözümü çok basit..

Saygılarımla,

Hikmet Baydar

CEO

  1. Göz Danışmanlık

Sektörüm Dergisi 67. sayı