hikmet-baydar-sektorum-dergisi-e1515758095877

31/07/2017 günü Türkiye İstatistik Kurumu Haziran 2017 dış ticaret istatistiklerini yayınladı. Bu bültene göre; ihracat 2017 yılı Haziran ayında, 2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13 milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak 19 milyar 177 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu veriler ışığında Haziran 2017 ayında dış ticaret açığı da %9.1 azalarak 6 milyar USD civarına düşmüş oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı da bu verilerle %68.7’ye yükseldi. Bu oran 2016 Haziran ayında %66.1 idi.

Bu veri son derece önemlidir. Dış ticaret açığı arttıkça Türkiye’nin döviz ihtiyacı artmakta, dış ticaret açığı düştükçe de azalmaktadır. Türkiye’nin yumuşak karnı olan kurlarda ekonomi kaynaklı yükseliş olmaması için ihracatın ithalatı karşılama oranının da yükselmesi gerekiyor. Yoksa aradaki farkı döviz borçlanarak kapatmak durumunda kalıyoruz.

Bu arada size bir soru yöneltmek istiyorum? Haziran ayında Irak, Suriye, Azerbaycan, Gürcistan gibi komşu ülkelerle sınır ticaretinde kayda girmemiş 6 milyar USD değerinde bir ticaret yapılmış olabilir mi? Benim şahsi kanaatim olduğu ve hatta geçtiği yönünde. Eğer böyle olmasaydı dövizde 6 milyar USD talep gelir ve açığı kapatmaya çalışırdı. O zaman da döviz yükselirdi.

İhracat dağılımına baktığımızda; Almanya’ya yapılan ihracat 2017 Haziran ayında 1 milyar 301 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 896 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 886 milyon dolar ile ABD ve 808 milyon dolar ile İngiltere’nin takip ettiğini görüyoruz. Oysa komşularla ticaret bundan daha fazla olamaz mı? Onlar ilk baş- larda yer almıyor. Kısacası rakamlar fiili ne kadar doğru yansıtıyor iyi analiz etmek lazım. Örneğin İstanbul Laleli’ye gidip bir izleyin. O zaman dış ticaret verilerini bir daha düşünün. Farkı daha iyi hissedeceksiniz.

Kısacası Türkiye dış ticarette 6 milyar dolar açık verseydi kurlar uçar giderdi. Bu açık görünmeyen bir elle değil görünmeyen sınır ticaretiyle kapatılıyor. Ancak rakamlar sanki yurtiçi talep için alım yapılı- yormuş gibi bir hava yaratıyor. Bu konuyu iyi irdelemek lazım.

Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle..

Sektörüm Dergisi 80. Sayı

HİKMET BAYDAR 1984 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olmuştur. CNBC-E, TRT, SKYTÜRK, vb televizyon kanallarında ekonomi ile ilgili programlara katılarak güncel verileri yorumlamıştır. Muhtelif gazete ve dergilerde ekonomi ile ilgili yazıları yayınlanmıştır. Bankalarda ve Bankalar Birliğinde bankacılık eğitimi vermiştir.