argesys-firma-sahibi-aleks-seyis-roportaj

ARGESYS ‘Alex Seyis ARGESYS’yi Anlatıyor’..

Alex SEYİS sektöre yaklaşık 40 yılını vermiş ve aydınlatmada ismiyle marka olmayı başarmış bir isim. ARGESYS Elektronik yeni kurulmuş, henüz 1 yıllık geçmişi olan bir bir firma. Öncelikle tüm aydınlatma sektörü adına Alex bey ve ekibine hayırlı olsun diyelim.

Bu söyleşimizde kendisinden markanın doğuş serüvenini, yeni bir oluşum fikrinin nasıl ortaya çıktığını dinleyeceğiz. Yeni diyorum ama aslında durum pek de öyle değil..

Yani ARGESYS ELEKTRONİK’in ardında aslında koskoca bir tecrübe var.

Alex Seyis bey, tam da sektörü bıraktığınızı düşünürken nereden çıktı bu ARGESYS, anlatır mısınız ?

Aslında bu firmayı Ar-Ge yapabileceğim bir şirket olarak hobi amaçlı kurmuştum. Sektördeki talepler bizi çok farklı bir yere sürükledi.

Müşterilerin istek ve baskıları sonrası üretime başlama kararı aldık ve 1 yılı geride bıraktık.

Bu süreçte sadece Ar-Ge yapalım derken bir anda 50’nin üzerinde sektöre hitap eden ürün gamına sahip olduğumuzu fark ettik.

Aslında bunun önemli sebeplerinden bir tanesi de ARGESYS Elektronik ekibinin de Ar-Ge tabanlı olmasıydı. Bu süreç çok zor olmasına rağmen 38 yılın verdiği tecrübeyle daha da kolaylaştı.

Rahat bir başlangıç yaptınız diyebilir miyiz o halde?

Bu kişiye ve bakış açısına göre değişir. Ben hiç de rahat biri değilim. Üretimde ve kalite anlayışında çok fazla şey istiyorum.

Aksine yoğun bir tempo oldu. Kimi zaman 24 saat çalıştık desem abartmış olmam.

Bir yılı geride bıraktınız. Peki önümüzdeki bir yılı devirdiğimizde ARGESYS‘yi nerede göreceğiz, hedefleriniz neler?

Geçtiğimiz yılı tamamen Ar-Ge ile harcadık. Bundan sonra yapacağımız şey üretim ayağını güçlendirmek olacak.

Full otomasyon bir üretim bandı hayal ediyorum. Çalışan sayısı 50’yi geçmeyecek şekilde, gelişmiş makine parkuruyla güçlendirilmiş bir firma olacak ARGESYS.

Elektronik komponent hariç %100 yerli ürün yapmayı hedefliyoruz.

Komponent , aydınlatma firmaları tarafından üretim hedefleri anlatırken hep hariç tutulan bir ürün.

Neden böyle, Türkiye’de üretimin hiç mi şansı yok?

Komponent çok ileri teknoloji gerektiriyor. Bu ileri teknoloji tabanı 1970-80’li yıllar arasında dünyada bazı firmalar tarafından kuruldu.

Bu yatırımın büyüklüğü, teknolojik zorunluluk, bunu başarsanız bile markalaşma süreci ve zorluğu komponent üretimini neredeyse olanaksız kılıyor.

Bir dönem Türkiye’de birkaç firma üretim yaptı ama ne yazık ki Çin’in devreye girmesiyle yok olup gittiler.

Bu örnekte de görüyoruz ki, konu üretimse teknolojik alt yapı her konuda en önemli başlıktır. O yüzden bizim için Ar-ge herşeydir. Ar-Ge’si olmayan firmanın istikbali de olmaz.

Peki ARGESYS Elektronikte tasarım aşamasının yol haritası neye göre belirleniyor? 

Nurşah hanım bu sorunuzun cevabı tamamen pazarlama stratejisiyle alakalı.

Oysa ben mühendisim. İyi bir mühendis, iyi bir pazarlamacı değildir. Biz tasarlarken kendi beğeneceğimiz ürünü yaparız.

Son 3 yıl içinde gerçekleştirdiğimiz tüm tasarımlar diğerlerinden oldukça farklıdır.

Hem ekonomik hem de hayran kalınacak ürünler üretiyoruz. Artık ustalık dönemimdeyim ve bundan böyle yaptığım her ürün başka olacak.

İddialı giriş yaptığınızı düşündüğünüz ürünler ve sektörler hangileridir Alex Bey?

Tıp sektörü de dahil olmak üzere 20’ye yakın sektöre uygun ürünlerimiz var.

Bununla beraber ARGESYS en iddialı girişi aydınlatma sektörüne yaptı.

Bu dönemde gerekli gördüğümüz, benzin istasyonu aydınlatma uygulamalarına yönelik ürünler yaptık.

Yanı sıra cephe bina aydınlatmasına yönelik wallwasherlarımız var ki, bunlar benim tasarladığım en güzel ürünler oldu diyebilirim.

Ve tabi ki iç mekan aydınlatma ürünlerimiz…

Daha çok teknik aydınlatma olmasına rağmen aynı zamanda dekoratifler de…

Hedef kitleye ulaşırken yönteminiz ne olacak?

Bel kemiğini bayiler mi, pazarlamacılar mı oluşturacak?

Hiçbir zaman bayi sistemiyle çalışmadık. Bundan sonra da seçenekler arasında olmayacak.

Geçmişte, 40 yıllık tecrübemizle kulaktan kulağa firmamızı büyütmüştük. Bu defa böyle olmayacak.

Dijital platformlar ve medyayı aktif olarak kullanmak istiyorum.

Hedefim dünyaya açılmak ve bu hedef için zamanı doğru kullanmak zorundayım.

Önümüzdeki 3 yıl içinde bu hedefe ulaşır, yıllardır yanımda çalışan arkadaşlara firma yönetimini devreder ve sırtımı döner giderim.

Benim için nihai mutluluk işte bu olacak.

Bu markanın Türkiye’de çok kısa sürede en tepeye geleceğinden eminim. Geçmişimde Rusya, Güney Asya, Ortadoğu, Afrika’nın kuzeyi zaten var.

Şimdiki yöneldiğim coğrafya, bu markayı Avrupa’ya oradan da Amerika’ya taşımak.

Orta doğu, Kuzey Afrika ya da Balkan ülkeleri genelde elektrik aydınlatma sektörünün rahat ulaşabildiği yerler.

Oysa Avrupa ve Amerika’ya ihracat kulağa ilginç geliyor.

O zaman Avrupa kalitesiyle yarışabilecek bir firmadan bahsediyoruz diyebilir miyiz?

Evet Nurşah Hanım, tam olarak bundan bahsediyorum. Türkiye’de her boyutta iş yaptım ve hepsinin en iyisini yaptım.

Avrupa ve Amerika bugüne kadar bizim hedef dahilimizde değildi.

Başarabilirsek bunu yapmak istiyoruz. Türkiye, son 5 senede kalite ve fiyat açısından çok gelişti. Endüstri oturdu, insanlar çok emek sarf etti.

Zaten ben geçmişte de hiçbir zaman Çin mallarıyla rekabet etmedim, etmem de. O kalitede ürün yapmıyorum, farklı kulvardayız.

”Dijital pazarlamayı daha ağırlıklı kullanacağım” dediniz.

Bu ya da diğer kanallar, işi hızlandırabilir gibi görünüyor.

Peki ARGESYS bu hızlanan talepleri ne kadar karşılayabilecek durumda?

Ürün stoğunuz var mı?

Üretim yeri ve ekip yeterli mi?

Hayatımda hiçbir zaman görmediğim bir yola adım atmadım.

Hep işi aldım, sonra firmayı büyüttüm. Yine böyle olacak. Bütün paramı yatırayım, sonra satarım yolu bence yanlış bir yol.

Ben her zaman önce işi aldım sonra makineyi aldım.

Beni yurtdışında isim olarak bilirler ve bu strateji 38 yıldır bu adı hiç lekelemedi.

Şu anda 1400 m2 de 30 kişilik bir ekibiz.

Lütfen not edin…

6 ay sonra sizi tekrar misafir edelim ve bu kriz ortamında neler yaptığımızı o gün birlikte tartışalım.

Yeni senede Sektörüm Dergisi, memnuniyetle misafiriniz olacaktır…

Peki bu kadar Ar-ge ve tasarımın içinde, üstelik alınabilecek birçok destek de varken, bunun için neden hiç hamle yapmıyorsunuz?

Belki de hata yapıyoruz ama ben uzun vadeli desteklerin dönüşü için işi bekletmeyi sevmiyorum.

Bir destek almak 6 ay ile 1 sene arası değişiyor. Üretmeye başladığınız zamansa, bir o kadar süre daha kaybedeceksiniz.

Bu sektör moda olan bir sektör. Moda olan bir şeyi iki sene bekletmek, sizi çok geriye götürür. Artık müşteri size istediği ürünü tanımlıyor.

Son sorumuz yine ürünlerlerinizle ilgili olsun.

Sektöre ”tasarım ve fiyatta yarışırım” diyebilen ciddi bir firma girdi diyebilir miyiz?

Kesinlikle!..

Standart wallwasher’ın neredeyse yarı çapında, incecik bir ürün yaptık.

Estetik olarak çok güzel. Doğru aydınlatmada bina ve çevresinde ışığın kaynağını görmek istemezsiniz.

Siz bunu ne kadar ince, küçük yaparsanız o kadar şık olacaktır.

İşte tasarım iddiası.

LED’i her yere sığdırırsınız ama güç kaynağını, kontrol sistemini nereye, nasıl koyacaksınız?

Bugün en düzgün wallwasher estetik açıdan 5-6 cm yüksekliğindedir.

Biz 3 cm’de bu estetiği yakalamayı başardık. Şu an Türkiye ve Dünya’da bu ölçüde, bu güçlerde bir ürün yok.

Elbette kalitenin daima bedeli vardır. Ama ARGESYS bu üst kaliteyi, olabilecek en minimal fiyat sınırlarında tutma çabasında bir firma.

Bundan sonrası tamamen pazarlama yeteneğinin sonucu olacak. Sohbetimizin arasında söylediğim gibi; ben mühendisim.  En iyi ürünü tasarladığımı biliyorum.

İhtiyaç olanı estetikle buluşturmak kullanıcıya sunulabilecek en biricik hizmettir.

Bence bu ifadenizle söyleşinin manşetini attınız.

Alex bey, bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyor, başarılarınızın artarak sürmesini diliyorum.

Ben de ziyaretiniz ve elektrik, aydınlatma sektörüne hizmetleriniz için şahsınızda tüm ekibinize teşekkür ediyorum.

Sektörüm Elektrik Aydınlatma Dergisi‘nin Tüm paydaşlarına sevgiler…

Röportaj : Sektörüm Dergisi Nurşah SUNAY