sirketleri-gelecege-tasimak

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yeni bir yıla umutlarla birlikte giriyoruz. 2020 yılı her şeyin hayırlısını getirsin diyerek yazımıza başlayalım.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre; Türkiye’de 2018 yılının ilk 11 ayında 10.515 ve 2019 yılının ilk 11 ayında ise 10.996 şirket kapanmıştır.

Bunların yerine ise 7 kat fazla şirket kurularak piyasadaki boşluk giderilmiştir.

Sistem içerisinde başarısız olan şirketler birer birer devre dışı kalırken, mevcutlar büyümeye devam etmekte ve yeni şirketler kurularak hemen boşluk kapatılmaktadır.

Kapanan şirketlere baktığımızda, ya pahalı ürettiği için fiyat tutturamayan, ya nakit akımını iyi kontrol edemeyen, ya da tüketici davranışlarında veya teknoloji gibi unsurlardaki değişimi yakalayamayıp, ayak uyduramayanlar olduğunu görüyoruz.

Peki şirketler bu ölümcül hataları neden yaparlar?

En önemlisi şirket tepe yönetiminin tavrı ve yaklaşımıdır. Tek kişi tarafından yönetilen, bilgi paylaşımı yapılmayan, daha çok ”ben ne dersem o olur, ben her şeyi iyi bilirim” tarzında yaklaşımda bulunan yöneticilere sahip şirketler stratejik bir kararda hata yaptıklarında, kendi sonlarını da hazırladıklarını görememektedirler.

Zaman içerisinde sermaye eridikçe, rekabet avantajını kaybettikçe, hizmet kalitesi düşmekte ve önemli müşterileri kaybetmektedirler.

Daha sonra ise mevcut gelirler giderleri karşılayamaz duruma gelmekte ve firma faaliyetlerini durdurma noktasına getirmektedir.

Bu kaçınılmaz sonu yaşamamak için neler yapmamız gerekli?

Öncelikle kurumsallaşmalıyız. Yani aşağıdan yukarı bilgi, yukarıdan aşağı karar akışının en sağlıklı şekilde yapılabilmesi için gerekli sistem kurulmalıdır.

Kurumsallaşmanın bürokrasi ve hantallaşma olmadığını iyi bilmek gerekiyor. Bahsettiğimiz şekilde düşünenler gerçek anlamda kurumsallaşamamışlardır.

Daha sonra her birimde çalışan kişilerin kariyer planlaması olmalıdır. Firma büyüdükçe bu kişilerin de başarı basamaklarını adım adım çıkabilmesi için eğitilmesinin yolu açılmalıdır.

Yönetimde adalete çok önem verilmelidir. Başarı kriterleri herkes tarafından kabul edilen tarzda olmalı ve başarı kolay ölçülebilmelidir.

Bir satın alma etkin çalışamazsa, satış başarılı olamaz.Bir finansman zamanında doğru nakit dengesini sağlayamazsa, çalışanlar maaş alamaz.

Görüleceği üzere tüm birimler başarılı olmadan toplam başarıdan bahsedemeyiz. Kaldı ki kısmi başarılar sürekli olamamaktadır.

Çalışanları ekip haline getiremezsek, küçük aile fertlerine firmayı sevdirip bir ucundan tutarak firmanın başarısı için çaba gösterecek hale getiremezsek, gelecekte o kapanan firmalardan birisi olmaya adayız demektir.

Sanıldığının aksine, başarı için paradan ziyade, başarılı yönetim olmazsa olmazdır. Aksi halde mevcut kaynaklar bir gün tükenecektir.

2020 yılının hepimize sağlık huzur ve başarı getirmesi dileğiyle…

HİKMET BAYDAR 1984 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olmuştur. CNBC-E, TRT, SKYTÜRK, vb televizyon kanallarında ekonomi ile ilgili programlara katılarak güncel verileri yorumlamıştır. Muhtelif gazete ve dergilerde ekonomi ile ilgili yazıları yayınlanmıştır. Bankalarda ve Bankalar Birliğinde bankacılık eğitimi vermiştir.