leitwind
leitwind

LEITWIND’in Türkiye’deki kuruluş hikayesi ve çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye, yatırımcıların istediği 7 ila 7,5 civarındaki rüzgar gücü ile yenilenebilir enerji için güçlü bir lokasyon. Bu durum yatırımcıların bu konuya ilgi göstermesini sağlıyor. Özellikle İtalya’da lisanssız segmentte lider olan ve en kazançlı geri dönüşü sağlayan firma olarak 2015 yılında Türkiye’deki pazarlama faaliyetlerimizi hızlandırma kararı aldık ve ilk olarak Leitner Bursa ofisimizi açtık.

Ardından 2016 yılında İstanbul kontak ofisimizi, 2017 yolında da Ankara ofisimizi açarak pazarda daha aktif hale geldik. Uzun zamandır Türkiye pazarında olan ana firmamız Leitner ropeways’in de desteği ile müşterilerimize hizmet ve destek vermeye devam ediyor; ofislerimiz, çalışanlarımız, kurulum, servis ve bakım hizmetleri altyapımız ile rüzgar enerjisi sektörü için 7/24 müşteri odaklı bir servis sunuyoruz.

Türkiye’de lisanssız segmentte en fazla deneyime sahip olan firmamız aynı zamanda birçok ilki de gerçekleştirdi. Tokat İl Özel İdaresi, Çorum Belediyesi, Aliağa Organize Sanayi ihalelerini kazandık.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen ICCI 2018 fuarı kapsamında sektöre sunduğunuz yeni ürün ve hizmetleriniz var mı?

Rüzgar enerjisi alanında bu sene fark yaratacağını düşündüğümüz yeni ürünümüz LTW90 1MW’ı ICCI’da tanıttık. Geniş rotar çapına sahip LTW90 1MW, sahip olduğu rotor çapı büyüklüğü sayesinde yatırımcılarımızın yaptıkları yatırımın geri dönüşünü kısa sürede almalarını sağlıyor.

Aynı zamanda yPuglia__Italy_2_fullscreenatırımın geri dönüşü sonrasında rakiplere nazaran %30 ila 40 arasında daha fazla enerji üretimi gerçekleştiriyor. Bunun yanı sıra DirectDrive teknolojisi sayesinde sürtünmeyi azaltıyor, yıpranmayı minimuma indiriyor ve verimliliği artırıyoruz.

Bu sayede bakım maliyetlerini düşürürken bileşenlerin modülerliği bölgede inşaat yapılmasına izin veriyor. Buna ek olarak nakliye ve kurulum masrafları da düşüyor. LEITWIND ürünlerinin sonucu, dikkat çekici bir güvenilirlik ve enerji üretimi ve sonrasında gelen optimum kârlılık.

Bunun yanı sıra ICCI 2018’de sunduğumuz 90,3m rotor çapı ile LTW 90 1MW, Lisanssız segmentte üretim ve kârlılık olarak rakipsiz bir ürün olarak algılandı.

Bunun yanı sıra Almanya’nın en önemli enerji firmasıyla hazırladığımız bir iş birliğinin artık son kısmına geçtik. Özel üretim olan türbinimizin ilk prototipi yıl sonuna doğru Almanya’da kurulacak. Bu ürünümüz Türkiye Lisanssız pazarı için de düşünülen ve yatırımcılarımız tarafından çokça tercih edilecek bir ürün olarak 2019 yılından itibaren Lisanssız segmentte yerini alacak.

Türkiye’de rüzgar enerjisi pazarını nasıl değerlendirirsiniz?

Ülkemizde gelecek kuşakları da dikkate alarak kalkınmayı sürdürülebilir kılmamız gerekmektedir. Yaşam kalitesini koruyarak sürdürülebilir ekonomik büyümeyi gerçekleştirmeli ve refah seviyesini yükseltmeliyiz. Bunun için de rüzgar enerjisinde ülkemizin gerçek potansiyelini değerlendirmemiz önem arz etmekte.

Türkiye’de rüzgar enerjisi potansiyelimiz 130.000 MW’a kadar çıkıyor. Bugüne kadar yapılan yatırımlarla geldiğimiz toplam güç 7000 MW. 2023 yılında sektörde hedefimiz bu rakamı 20.000 MW’lara taşımak.

LTW101_in_Lelystad__Netherlands_fullscreen

Bu hedeflere ulaşabilmek için yatırımcıların özellikle bürokratik işlemler açısından çok önemli reformlara, bağlantı kapasiteleri ile ilgili yatırımlara, özellikle dağıtım ve sistem işletim bedellerinin tekrar gözden geçirilmesine ihtiyaçları var.

Biz de bu konuda direkt olarak yatırım yapmaya karar veren kişileri doğru yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bunun için fizibilite çalışmalarının gerçekçi ve transparan olması lazım. Kurulum yapılan noktaların iyi seçilmesi lazım.

Yatırım yapmaya karar veren kişilerin bu alanda tecrübeli danışmanlık firmalarıyla çalışmaları öncelikli tavsiyemiz. Kurulum yapılacak yerin belirlenmesi noktasında devlet kurumları, özel firmalar, bilgisayar yazılımları yardımcı oluyor.

Kurulum öncesinde önem verdiğimiz konulardan biri de yatırım maliyet hesapları. Eğer bu çalışmalar düzgün bir şekilde yapılmazsa kurulum aşamasında yatırım bedellerinin üzerine çıkılabiliyor, iyi bir rüzgar analizi yapılmadığından beklenen güç elde edilemiyor.