kucukarslanlar-bakir-imalat-firmasi-reklam-gorseli
kucukarslanlar-bakir-imalat-firmasi-reklam-gorseli

KÜÇÜKARSLANLAR BAKIR

1968 yılında Mustafa KÜÇÜKARSLAN tarafından Trabzon Değirmendere Sanayiinde bakır imalatı na başlanmıştır. 1981 yılında kapasitesini arttırarak Trabzon Şana mevkiindeki 2500 m²'lik fabrikasına taşınmıştır.

Küçükarslanlar Bakır Hakkımızda

1968 yılında Mustafa KÜÇÜKARSLAN tarafından Trabzon Değirmendere Sanayiinde bakır imalatı na başlanmıştır. 1981 yılında kapasitesini arttırarak...

Bakır Ürün Grupları

Bakır Lama, Bakır Boru Profil, Bakır Boru Taslak, Bakır Boru Kangal, Bakır Boru Düz, Bakır Çubuk, Bakır Tel, Yassı Tel, Örgülü Bakır Tel, Özel Kesit Bakır Mamüller, Seyir Teli – Kontak, Alem, Bakır Levha, Çinko Levha, Kurşun Levha,

Küçükarslanlar İletişim

Çarşı Mahallesi Kazancılar Sokak No:13 TRABZON- 0462 321 69 04 - 326 50 38 0462 321 49 42 [email protected]

Bakır Ürün Çeşitleri ve Görselleri

BAKIR LAMA

Bakır Lama Çeşitleri

bakır lama

bakır lama

bakır lama

BAKIR BORU

Bakır Boru Çeşitleri

BAKIR BORU

BAKIR BORU

BAKIR BORU

DÜZ BAKIR BORU

Bakır Boru Çeşitleri

BAKIR BORU

düz bakır boru

düz bakır boru

ÖRGÜLÜ BAKIR TEL

Bakır Tel Çeşitleri

Örgülü Bakır Tel

Örgülü Bakır Tel

Örgülü Bakır Tel

örgülü bakır tel

BAKIR ÇUBUK

Bakır Tel Çeşitleri

BAKIR ÇUBUK

BAKIR ÇUBUK

BAKIR ÇUBUK

BAKIR ÇUBUK

BAKIR YASSI TEL

Bakır Tel Çeşitleri

yassı tel

BAKIR YASSI TEL

bakır yassı tel

SEYİR TELİ KONTAK

seyir teli kontak

BAKIR LEVHA

bakır levha

KURŞUN LEVHA

kursun levha

BAKIR BORU-PROFİL

Bakır Boru - Profil

Bakır Nedir, Nerelerde Kullanılır, Nasıl İmal Edilir Genel Bilgi

Bakır, periyodik cetvelde Cu sembolü ile gösterilen, atom numarası 29, atom ağırlığı 63,54 olan 8,93 gr/cm3 yoğunluğa sahip, doğada az miktarda , genellikle sülfürlü, oksitli ve kompleks halde bulunan 1B geçiş gubu elementidir.

alem-urun-gorseli
Alem

Bu elementin eksi değerliği bulunmamaktadır. Kararlı izotoplarının kütle numaraları 63 ve 65’tiı’. Radyoaktif izotoplarının kütle numaraları ise 58, 59, 60, 61, 62, 64, 66, 67 ve 68’dir. 1083 0C de ergimeye başlar ve 2300 °C de kaynama sıcaklığına ulaşır. Bakır, kırmızı ve kahverengi görünümlü bir metaldir. Hidrojenden pasif olup, civa, gümüş, altın ve platin elementlerinden aktiftir.

bakir-lama-gorsel-a
Bakır Lama

Bakıra oksijensiz asitler etki etmez, oksijenli asitler ise yükseltgen olarak etki eder. Bakır atmosferik şartlara oldukça dayanıklıdır. Mukavemeti düşük, döküm ve kaynak kabiliyeti iyi değildir. Kübik yüzey merkezli kristal yapısı sebebiyle soğuk olarak şekillendirilebilir. Bir başka değişle kolay dövülüp işlenebilen bir metaldir.

Kimyasal etkinliği düşüktür. Atom yarıçapının küçük olması ve çekirdeğinin aşırı yüklü olması buna neden olmaktadır. Açık ortamda uzun süre kalması sonucunda, içinde bulunduğu bölgenin hava şartlarına göre yüzeysel oksitlenme ve paslanmaya uğrayabilir.

Doğada içerisinde farklı konsantrasyonlarda bakır içeren yüzlerce mineral bulunmaktadır. Bir mineral, içerisinde %6 dan fazla bakır bulundurur ise zengin sayılmaktadır. Başlıca üretim yapılan mineraller; kuprit, kalkosit. kovellit, kalkopiı’it, bornit, tetrahedrit, tenorit, malahit,
azurit ve tennantit’dir

Başlıca Bakır Mineralleri

bakir-nedir-bakir-mineralleri-tablo

Türkiye Bakır Yatakları

Doğada bakırın yataklanma şekilleri, porfiri, ağsal-saçınımlı, damar ve masif olmak üzere dört ana tiptir. Literatürde bilinen bakır yataklarının en önemlilerini ağsal-saçınımlı ve masif tip yataklar oluşturmaktadır. Ağsal-saçınımlı tip yataklardaki esas bakır minerali kalkopirittir ve genellikle piritle beraber kuvars gang içinde izlenir (Çakmakkaya). Bazen bu yataklarda önemli miktarda olmamakla birlikte sfalerit de izlenir (Murgul ve Espiye-Kızılkayalar). Bu yataklarda cevher mineralleri daha iri tanelidir.

Türkiye’de başta MTA olmak üzere yerli ve yabancı sermayeli şirketler tarafından etüt edilen 650 civarında bakır mostrası bulunmaktadır. Genellikle magmatik kökenli olan cevherleşmeler, jeolojik özelliklerle kayaç türlerine göre köken ve parajenez yönünden farklılıklar gösterirler.

Bakır ve pirit cevherleri genellikle, ya bakır-pirit ya da Cu-Pb-Zn-Pirit zuhurlarıyla birlikte bulunmaktadır. Bakır yataklarımız jenetik olarak şu şekilde sınıflandırılabilir;
1. Porfiri yataklar,
2. Masif sülfit yatakları,
3. Hidrotermal damarlar ve kontak metasomatik yataklar.

Hidrotermal ve kontak metasomatik yataklar sayıca fazla olmasına rağmen rezerv bakımından büyük değillerdir. Porfiri tip yataklar ise rezerv ve tenör yönünden işletilebilir düzeyde değillerdir.

Buna karşılık masif sülfit yatakları ülkemizin bakır madenciliği açısından önemlidir. Murgul, ÇayeliMadenköy, Lahanos, Ergani, SiirtMadenköy, Cerattepe ve Küre ülkemizde bilinen en önemli masif sülfit bakır yataklarıdır.

Alp orojenik kuşağında yer alan Türkiye’de, bakır yatakları dört ana metalojenik provens içerisinde görülür. Bunlardan birincisi ve en önemlisi Makedonya-Balkanlar’dan gelerek Istranca’dan sonra Karadeniz’den geçerek Sinop yakınlarından itibaren Doğu Karadeniz boyunca devam eden, Kafkaslar ve İran üzerinden Himalayalara doğru uzanan kuşaktır.

Bu kuşakta porfiri bakır yatakları ve Kuroko tipi masif sülfit yatakları yaygındır. İkinci sırada, Kıbrıs üzerinden gelerek İskenderun-Hakkâri arasında devam eden ve daha sonra İran’a geçen Güneydoğu Anadolu Ofiyolit Kuşağı yer alır.

Bu metalojenik provenste Kıbrıs tipi masif sülfit yatakları bulunur. Üçüncü metalojenik provens, Kıbrıs tipi masif sülfit yataklarının yer aldığı Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki Küre yöresidir.

Asidik plutonizmaya bağlı hidrotermal damar ve kontak metasomatik Cu-Pb-Zn yataklarının bulunduğu Kuzeybatı Anadolu Bölgesi dördüncü metalojenik provensi oluşturur.

Türkiye’de işletilen ve ekonomik olduğu belirlenen yatakların tümü bu metalojenik bölgeler içinde yer almaktadır. Diğer bölgelerimizdeki değişik tipteki cevherleşmeler düşük tenörlü ve küçük rezervlidir.

Pb-Zn yataklarında bulunan bakır cevherleşmeleri ikinci derece olup, bunlar Balya, Sisorta, Şavşat, Asarcık, Bulancak, Gölköyde olduğu gibi, genellikle asidik plütonizmaya bağlı damar ve saçınımlar şeklindedir.

Üst Kretase ile Eosen-Oligosen yaşlı dasitik, andezitik volkanizmayla ilgili lav ve tüflerde oluşan bazı yataklar özellikle Kuzey Anadolu fayına paralel doğu batı doğrultusu boyunca görülmektedir.

Çorum ve Çankırı illerinde Üçoluk, Konaçköy, Hacıosman ve Tahtalıköy’de bulunan zuhurlar jipsli Oligo Miyosen serilerinde yer alan sedimanter kökenli sekonder oluşuklar olup, yumrular halinde dağılmış çok önemsiz oluşuklardır.

Değerlendirme

Sanayileşme hedefine yönelmiş bir ülke için bakırın hayati bir önemi vardır. Ülkemizin bakır cevherleri yönünden son derece umut verici bir jeolojik yapıya sahip olduğu bilinmektedir.

Ülkemiz blister ve özellikle katot seklinde yarı mamul ithal ederken, işlenmemiş hammaddeyi (konsantre) ihraç etmektedir. Madencilik ve metalürji faaliyetlerinde hem döviz tasarrufu hem de istihdam yaratacak faaliyet seviyelerine erişmek için yurtiçi potansiyelimizin tespit edilerek
değerlendirilmesi bir zorunluluktur.

Bu nedenle ülkemizdeki bakır için potansiyel alanlar göz önüne alınarak buraların hem devlet ve hem de özel sektör eliyle yeni yöntem ve teknolojiler kullanılarak aramaların sürdürülmesi gerekmektedir.

Maden aramacılığında yapılacak çalışmalarındaki harcamaların en iyi şekilde gerçekleştirilebilmesi için her aşamada ekonomik değerlendirmeler yapılmalıdır. Bu değerlendirmeler arama çalışmalarının durdurulması veya devam edilmesi kararının
verilmesine yön verecektir.

Böylece günün koşullarında ekonomik olması mümkün gözükmeyen sahalardaki arama çalışmaları durdurulacak ve buraya harcanacak kaynaklar daha olumlu gözüken sahalardaki arama çalışmalarına aktarılacaktır. Böylece kaynak israfı
olmayacaktır.

Blister bakır ihtiyacının ülkemizde üretimini sağlamak için mevcut izabe tesislerinin kapasitesi artırılmalı ve Doğu Karadeniz bölgesinde yeni bir bakır izabe tesisi kurulmalıdır. Metal madenciliğinin entegrasyona gidebilmesi, dolayısıyla güçlenmesi için rafine ve elektrolitik bakır üreten firmaların maden-konsantre ve izabe tesisi kuracak şekilde organize olmalarına olanak sağlayacak şekilde teşvik edilmesi gerekmektedir. Ekonomik değerlendirmelerde madencilik sektörünün yüksek orandaki sosyal etkileri göz ardı edilmemelidir..

Derlenen’alıntılanan’ metinin kaynağı: Maden Tetkik ve Arama-Hazırlayanlar:

İbrahim Hakan ÜNAL, Jeoloji Yüksek Mühendisi
Serpil TUNCEL, Jeoloji Yüksek Mühendisi
Muhammed Bayram YÜCEL, Maden Yüksek Mühendisi
Birnigar YOLERİ, Maden Yüksek Mühendisi
Murat ARSLAN, Jeoloji Mühendisi

FİZİBİLİTE ETÜTLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Eylül 2016