TCMB yurtdışında USD’nin değer kazanmasına bağlı olarak Türk Lirası’nın da döviz sepeti bazında değer kaybını dikkate alarak söz konusu değer kaybının enflasyon üzerinde baskı oluşturmaması için bir dizi tedbirler almaya başlamıştır.

Bilindiği gibi ilk tedbir günlük olarak sattığı döviz tutarını yukarı çekmiş ve piyasaya gerektiğinde daha fazla da satabileceği mesajını vermiştir.

Daha sonra TL likiditesinde sınırlamaya giderek piyasanın TL alımında biraz daha elinin yanmasına yol açmış, dolayısıyla spekülatif amaçlı döviz alımlarının cazibesini azaltmıştır.
Kurdaki ateşin sönmemesi üzerine 09 Mart günü yaptığı döviz depo faiz oranlarında faiz indirimine gittiği açıklaması ise bankaların TCMB’den daha ucuz döviz borçlanmasının önünü açmıştır.

Böylece bankalar Merkez Bankası’ndan aldıkları döviz borcuna daha az faiz ödeyecekler. Öyle ki faiz indirimleri USD için %7.5’dan %4.5’a Avro için %6.5’dan %2.5’a olmak üzere oldukça ciddi indirimlerdir.

Daha sonra açıklanan bir kararla 13 Mart günü rezerv opsiyon katsayılarının değiştirilmesiyle sisteme 1.5 milyar USD döviz likiditesi sağlanacağı açıklanmıştır. Böylece spekülatif amaçlı alımlara karşı piyasada serbest döviz miktarı artırılarak dalgalanmanın şiddetinin azalması sağlanmış olacaktır.

Bunun yanında yabancı para zorunlu karşılıklarının artırılmasıyla döviz cinsi mevduatların TCMB’de tutulan kısmı artırılarak 1.3 milyar döviz girişi de planlanmış görünüyor.  Şimdilik TCMB alternatif yöntemleri kullanarak gerek faiz silahını kullanmad