namik yener görseli

Çarpma Bariyerleri,

Çarpma Bariyerleri , kullanım amacına uygun olarak trafiğin yoğun olduğu yerlerde genellikle de koridorlarda kullanılır.

Genellikle iki tür uygulaması vardır.

  1. Zeminde sabitlenmiş Çarpma Bariyeri,

  2. Panel yan duvarında sabitlenmiş Çarpma Bariyeri,

Koridorlarda genellikle transpalet ile yapılana taşımalarda yükün kontrolden çıkarak panele çarpmasını veya sürtünmeyi önlemek amacı ile kullanılır.

Zemine sabitlenen türleri genellikle yuvarlak kesitli paslanmaz boru dan yerine uygun olarak imal edilir.

Panele monte edilen türleri ise paslanmaz çelik olabileceği gibi çarpma enerjisini absorbe edecek plastik kaplı malzemeler de kullanılmaktadır. Bariyerlerin kolayca temizlenebilmesi istenir.

Endüstriyel Zeminler,

Endüstriyel zeminler , ilaç ve gıda işletmelerinde çok önemli mimari detaylardır. Görünümün yanı sıra kullanıma uygun malzemelerin seçilmesi gereklidir.

İlaç işletmelerinde zeminin silinmesi kavramı gündem de iken gıda işletmelerinde zeminin yıkanması kavramı ve alışkanlıkları ile karşılaşılırız. Su ile yıkamak eski zamanlardan kalan bir davranıştır. Bu tür yıkama ile temizliğin ,çevresel bozucu etkisi yüksektir. Bu yüzden silerek temizlemenin gündeme gelmesini arzu ederiz. Ancak bazı durumlarda su kullanılarak yapılan temizlik işlemlerinin kaçınılmaz olduğu işletme ve durumlar söz konusu olacaktır. Silme ve yıkama arasında ki bu ilişkinin çok yönlü olarak analizini gündeme getirmek isterim.

Yıkanması arzu edilen zeminlerde suyun toplanması için ve zeminde birikmemesi için eğime ihtiyacı olacaktır. Bu tür zeminlerde, zeminde ki suyu toplamak için geniş su ızgaralı kanallar ve hijyen rögarların yapılması gündeme gelecektir. Büyük kanal ve ızgaralarda ise hijyen detaylar ayrıca önem taşır. Çok sık temizlik ve bakım gerektiren yerlerdir.

Yıkama yapılan yerlerde zeminde eğim olması arzu edilir ve bu eğim % 1-5’den az olmamalıdır. Yıkama odalarında maksimumu eğim’ e ulaşır. % 5. Eğimi yüksek olduğu mahallerde self leveling ( kendiliğinden düzelen ) dediğimiz , sentetik zemin uygulamaları yapılamaz. Bu tür yerlerde taş veya çelik uygulamalar tercih edilir.

Yıkamanın veya çok su kullanarak temizlik yapmanın en büyük sakıncası, İSKİ veya benzeri çevresel kurumların ( Çevre Bakanlığı ) direktiflerine de aykırı olmasıdır. Seyreltme yasağı kuralı ihlal edilmiş olur. Kanala verdiğimiz birim su içinde bulunan, istenmeyen maddenin yüzdesel olarak miktarının az olması istenir.

Biz ne kadar fazla su kullanırsak istenmeyen madde varlığını seyreltmiş oluruz. Bu kanala temiz su akıttığımız manasına varmasına rağmen su sarfiyatı ve doğal kaynakların gereksiz tüketildiği anlamını da taşımaktadır.Bunun için en az su ile en verimli temizliğin denenmesi tercih edilmelidir. Asi takdirde kanala kontrolsüz attığımız suyu arıtma gerekmesi halinde buharlaştırıp geri almak için yapılacak tesisin işletme maliyeti onlarca kat daha fazlaya sebep olacaktır.

Çevresel etkiye duyarlı batılı ülkelerde bu sebepten hareket ile 1980 li yıllarda üretirken arıtma kavramı gündeme gelmiştir. Bu kavram atığın en az oluştuğu üretim proseslerinin yapılması ve üretirken atığın arıtılacağı ön işlemlerinde yapılmasını amaçlamıştı.

Tüm bu anlatılanlar ile zeminin bol yıkandığı eğim yerine silinerek ancak arızi durumda yıkanacağı düz zeminler kavramına değinilmiştir. Düz zeminlerin mimari için en önemli avantajı ise duvar düzlemleri ile oluşan ara kesitlerinin daha kontrollü alanlar olasıdır.

İlaç işletmelerinde zeminin mukavemet değerlerinin üretim sahalarında 3 ton /m2, ambalaj bölümlerinde 1,5 ton /m2, depolama alanlarında ise 5-7,5 ton /m2 gibi değerlerde seçilmesi uygun olur. Teknik alanlarda ise 1 ton /m2 seçilebilir. Ancak özel makine ve yüklerin gündemde olduğu zamanlarda bölgesel tedbirler alınır.

Zeminde Kaplama öncesi hazırlıklar,

Bir zemin uygulaması esnasında kullanıcı olarak talep edilmesi gereken kriterler,

  1. Kolay temizlenebilir olmalı,

  2. Mekanik darbelere karşı ,Mukavim olmalı,

  3. Kimyasal lara karşı mukavim olmalı ,

  4. Zorunlu Bakımı ve tamiri, kolay olmalı,

  5. Renk açık olmalı ve rengini muhafaza edebilmeli, (ışık’ a mukavemet )

  6. Düzgün ve dalgasız yüzeye sahip olmalı,

  7. Alt katmanlara karşı aderansı yüksek olmalı,

  8. Sert yüzeyine karşı kopma elastisitesine sahip olmalı,

  9. Bazı Atex zonları için antistatik özellikte olması, ( statik elk. İletim özelliği )

Yukarıda sayılan bazı istekler , birbirleri ile çelişiyor şeklinde yorumlanabilir. Hakikaten de öyledir. Ancak uygulamada bir mutfak zemini ile Labratuvar zemininden aynı özellikler talep edilmez. Mutfak zemini hem kolay temizlenen bir zemin olmakla birlikte , hem de iş güvenliği açısından kaymaya mani olunacak, ancak temizliği güçleştirecek detaylara sahip olmalıdır. ( Kumlandırılmış yüzeyler vs . )

Zemin de uygulanacak malzemeleri, sınıflamasını yapacak olursak , basit bölgelerde ki uygulamalardan başlanması kaydı ile ,

  1. Sertleştirilmiş beton, şap zeminler,

  2. Doğal ve sentetik taş zeminler, ( mermer, seramik vs )

  3. Sentetik malzemeli zeminler,

    1. Akrilik zeminler,

    2. Epoxy bazlı zeminler,

    3. Poliüretan bazlı zeminler,

  4. Paslanmaya karşı mukavim paslanmaz çelik zeminler,

  5. Plastik kaplı zeminler,

  6. Yükseltilmiş döşeme ve zeminler,

Sertleştirilmiş beton ve şap uygulaması yapılmış zeminler,

Bu zeminler , işletmelerin depo bölümlerinde kullanılır. Şap katmanı içerisine kimyasal olarak sertleştirici madde katılarak zeminin zerinde bulunan nispeten sert ve ağır trafiğe karşı mukavim olması istenir.

Bu zeminlerde betonun zaman içerisinde tozumasını engellemesi için tozumaz denen kimyasal malzeme ile boyanması tavsiye edilir. Bu malzeme ile 3-4 yılda bir yeniden uygulama yapılması tavsiye edilir. Görüntü amaçlı olarak bu zeminin son kat betonu dökülürken içerisine sarı, kırmızı ,yeşil , gibi renk katmanlarının da katıldığı görülmektedir. Ancak betonun kimyasına olumsuz etki yaptığını düşünen meslekdaşlarım, boyalı şap betonu dökülmesini pek tavsiye etmiyorlar.

Zemin katlardan oluşan bir inşaat uygulamasıdır. Son katın mukavemeti ve istenilen özellikte olması alt katmanlarda yapılan düzgün uygulamalar ile mümkün olur. Yani alt katmanlarda yapılan iş uygun değil ise üst ve görünen kat da istenilen özelliklerin sağlanması mümkün olmaz.

Zeminden gelen bir ıslaklık ve rutubet üst katmanda büyük tahribata yol açabilir. Rötre dediğimiz çatlaklar büyük problem yaratmaz iken olmamı arzu edilir. Ancak yapısal çatlalar istenmeyen çatlakların oluşmasına sebep olur.

Çok büyük yüzeylerde bir seferde beton ve şap dökülmesi esnasında ano dediğimiz satranç tahtası şeklinde anolama yapılarak beton dökülmesini tercih ederiz. Daha sonra bu anoların beton döküldükten 3-4 gün sonra kesilip elastik dolgu ile mastiklenmesi , çatlama kontrolünün yapılması manasını taşır.

Bu uygulama ile rötre çatlaklarının önüne geçilir. Bunun dışında yapıdan kaynaklanan soğuk derz dediğimiz yerlerde ( genellikle dilatasyon bölgesi ), hijyen uygulamaya yönelik özel derz çıtaları kullanılır.

Şap uygulamalarında , binanın alt katmanında bulunan binanın ana taşıyıcı zemini üzerine dökülen şap katmanı , şayet tek başına kendini taşıyacak ve mukavemette bir kalınlık ile dökülmesi söz konusu olur ise ( demir donatılı ve 15 cm ) alt beton katman ile aderansı gündeme gelmez. Tam tersi bu iki katmanın yapışmaması için aralarına ayrıştırıcı PE örtü ,zarf yerleştirilir. Böylece bu iki katman farklı çalışarak, bizi istenilen mukavemet değerinde tutarlar.

Bir zeminin düzgün olma talebi, inşaat da temelden itibaren dikkat edilmesi gerekli iyi uygulamaların yapılması ile sağlanır.

Yapılar yıllar içerisinde üzerine aldıkları yükler, çevresinde bulunan binaların , zeminde oluşan hidrolik hareketlerin de etkisi ile çalışır ve hareket edilirler. İyi bir proje ile bu etkiler önceden tahmin edilir ve tedbirler alınır.

Sağlıklı bir yapı ve ona ait düzgün bir zemin ile karşılaşılır. Başlangıçta alınmayan tedbirler ilerleyen yıllarda çok pahalı tedbirler ile birlikte istenilen memnuniyet seviyesinde çözülmez. Böyle durumlarda kusurlu ve kabahatli yapılar ile yaşamak zorunda kalırız.

Bu yüzden biz kullanıcılar , proje hazırlayan gruplara gerçek ihtiyaçlarımızı tam olarak belirtip, onların daha proje fazında gerekli tedbirleri almasını sağlamalıyız.

Doğal ve Sentetik Taş Zeminler,

Bu zeminler genellikle işetme içerisinde daha ziyade destek işletmeler ve alt yapı tesislerinin zeminlerinde ve ofis gibi yerlerde tercih edilir. Ancak bazı özel malzemeler ile direk üretim sahalarında da uygulama bulabilir.

Seramik zeminlerin en büyük avantajı, ihtiyaç halinde tamiratının kolay yapılıyor olmasıdır. İhtiyaç olunan bölge diğer bölgeleri huzursuz etmeden tamir edilir. En büyük dezavantajı ise malzemeler arasında oluşan ek birleşim derzleridir.

Derz çok fazladır. Bu derz yerleri ise pisliğin toplanması için uygun yerlerdir. Bu tür zeminlerin çok sık ve detaylı temizlenmesi gerekir. Bazı bilinçsiz uygulamalar da derz bırakmamak amacı ile taş malzemeler birbirine çok yakın döşenerek sıfır derz denilen teknikle yerleştirilir.

Ancak bu durum ilaç ve gıda işletmelerinde çok daha tehlikeli bir durum oluşturur. Sıfır derz dediğimiz bölgeler de göz ile görünemeyen açıklıklar içine yerleşen mikrop ve mantarlar hiçbir zaman temizlenemeyecektir.

Bu durum karşısında madem derz önlenemiyor hiç değil ise kontrol edilip temizlenecek bir genişlikte 4-6 mm genişliğinde açıklık bırakılarak döşenmelidir. Bu derz malzemeleri özel seçilmeli , epoxy bazlı özel kimyasal ile güçlendirilmiş beton yapıştırıcı malzemeler kullanılmalı. Zemin taş fugaları arasında elastik fuga kullanılması tavsiye edilmez. Çünkü uygulamada zeminin rijid bir monolotik düzlem gibi çalıştığı kabul edilir.

Taşın zemine yerleştirilmesi çok önemli bir inşaat işlemidir. Bunun için ilaç ve gıda da genellikle taş uygulamasına karar verildi ise bunun en fazla 10-12 cm genişliğinde altıgen ve en az 22 mm kalınlığında granit özelliğinde taş olması tercih edilir. Bundan daha büyük ölçüde geniş taş kullanılması tavsiye edilmez.

Çünkü üzerine gelen noktasal yükler gelen , geniş satıhlı taşların çok sık kırıldığını ve çatladığını görürüz. Bu taşlar, mukavemet açısından ne kadar abartılı kalınlıkta seçilse de endüstriyel alanda kullanılması tavsiye edilmez. Daha küçük ölçüde altıgen zemin graniti kullanılması tavsiye edilir.

Altıgen taşın en büyük özelliği yer düzleminde x ve y doğrultusunda olması gereken eğimlere taşın daha iyi adapte edilmesi sağlanır. Bu tür taş döşenen zeminlerde önce odanın komşu odalar ile olan ilişkisi ve akar noktaları ve eğimleri işaretlenir ve tespit edilir. Odanın alt izolasyonu yapıldıktan hijyen giderleri yerleştirilir.

Kimyasal katkılı nispeten kuru harç kullanılır. Taş döşeme öncelikle mahallin çevresinde süpürgelik taşları ve hemen ilk sırasında dış zarfı çizdiğimiz düz taş döşemesi ile başlar. Bu döşeme odanın merkezinde bulunan hijyen gidere doğru yönelir. Hijyen gider ve benzeri taş döşerken karşılaşılan tüm yapısal elemanların etrafın çevresel düz taş döşemesi yapılarak , altıgen taşların en az kesilecek tarz da sonlanması sağlanır.

Altıgen taşların hijyen olan duvarlar ile kesitlerinde de duvar malzemesinin yapısına bağlı olarak özel fuga seçimleri yapılır. Taş döşeme işlemi oda içerisinde tamamlandıktan sonra en son olarak el tipi taşınır , zemin vibratörü ile taşlar , yerlerine tam olarak yerleştirilir. Bu işlem sonrasında ise bu mahallin zemin fugası yapılır ve en az 2 gün üzerinde yük taşınmaz . Bir hafta sonrasında ise artık zemin kullanıma açılır.

Sentetik Malzemeli Zeminler,

Çok komponentli kimyasalların kullanım öncesi karıştırılıp daha sonra da kısa bir süre içerisinde kullanıldığı uygulamalardır. Genellikle 3-6 mm kalınlığında uygulamalar yapılmaktadır. Bu malzemeler sonsuz kompozisyonlarda üretilir.

Genellikle kuars ,silis gibi maddelerin kimyasallar le bağlanıp mukavemet sağlanması ile oluşur. Bu malzemelerde yüzey aşınmasına mani olmak için dolgu için kullanılan malzemeler çok dikkatli seçilmelidir. Dolgu arttıkça aderans azalır. Dolgu azaldıkça yüzey aşınması artar.

Bu problemin çözülmesi için beton uygulama zemini parlaklığından arındırılmalı üst yüzey taşlandırılarak yüzey pürüzlendirilmelidir. Bu işlem özel olarak hazırlanmış kum büyüklüğünde partiküllerin basınçlı hava yardıma ile yüzeye doğru püskürtülmesi ile yapılır. Pürüzlü bir yüzeye, sıvı malzeme daha derin nüfus edip daha geniş bir yüzeyden bağlanarak yapışması sağlanır.

Bu tür uygulamalarda uygulama esnasında başarılı olmak için çok soğuk 15 derece altında ve ıslaklıkta uygulama yapılmamalıdır.

Şayet çok büyük bir mekanik yük söz konusu değil ise ve mevcut bir zeminin yüzeyi ıslah edilmek istenir ise en ucuz uygulama olan Akrilik malzemeli kaplama kullanılır. Bu malzemenin aderans problemi vardır.

Poliüretan zeminler, aside ve diğer kimyasallara karşı mukavemet gerektiren, ultraviyole ışıklarına karşı dayanım talep edilen çok ağır yükler taşımayan zeminlere ilaveten çelik yapılarda elastik uygulamalarda tercih edilir. Tamiratı çok kolaydır. Gerekirse mimari motifler ile zemin üzerinde boyalı işaretlemeler de döküm ile birlikte yapılır.

Epoxy zeminler ise en yaygın kullanılan zeminlerdir. Kimyasallara karşı dayanımları azdır. Işık etkisinde zaman içerisinde renk kaybı yaşanır. Farklı uygulamaları vardır. Self leveling uygulaması ile birlikte Farmaterazzo diye isimlendirilen dekoratif ve mukavim uygulamalar ile karşılaşılır.

Epoxy uygulamalarda en hassas olunması gereken nokta, uygulanacak zeminde rutubet ve ıslanma sorunu olmamalıdır. Şayet zeminde bir rutubet sorunu var ise ne kadar işlem yapılırsa yapılsın bu zemin sıkıntı yaratacaktır. Bu yüzden rutubeti kesen kimyasal sürülen malzemeler olsa dahi bu bir kalıcı çözüm olmaz. Suyun ve rutubetin yapısal olarak kaynağında çözülmesi gerekir.

İçerisinde rutubet barındıran ancak bu rutubet sürekli değil fakat beton alt katmanlarında kaldı ise , bu tür uygulamalarda rutubet kesici aderansı yüksek epoxy astar kat kullanılabilir. Çünkü beton altına sıkışmış su arızı bir şekilde ordadır.

Kaynağı tarafından beslenmiyor ise sorun da yoktur. Bu şartlar altında kılcal yükselme ve buharlaşma etkisi sınırlı kalır. Problem rutubet önleyici ara kat ile çözülür. Ancak su ve rutubet kaynağı süreklilik arz eder ise sağlıklı bir yalıtım yapılması gerekir.

İnşaatın taşıyıcı zeminlerinde zaman içerisinde oluşan çatlamalar ve ayrılmaların epoxy uygumla öncesi tamamı ile açılıp içlerinin doldurulması ve zeminin tedavi edilmesi özellikle terazzo zeminlerde tavsiye edilir.

Terazzo zeminlerde işlem farklı Katmanların peşi sıra dökülmesi ile ede edileceği için katmanların birbiri ile aderansı göz önüne alınmalıdır. Bu tür zeminlerde kullanılan silis ve kum tanecikleri önce poliüretan ile kaplanır. Bu kaplama farklı renklerde olabilir. Zemine yerleştirilen bu kuru katmanlar dikkatli şekilde perdahlanarak zemin tesviye edilir.

Helikopter denen yüzey düzelten cihazlar kullanılır. Bu kuvars katmanı üzerine son safhada bağlayıcısı ilave edilir. Bağlayıcı ,dolgu oranı çok dikkatli olarak yapılmaladır. Pharma Terazzo ile mukavim ve dekoratif zeminler elde edilir.

Paslanmaz Çelik Zeminler,

Eğimin fazla olduğu ,su ile yıkamanın yoğun olduğu temizlik odalarında uygulanır. Bu zemin üzerinde güvenli hareket edilmesi için ızgaralı suyu rahat ileten düz ve terazide olan bölümünün altında sızdırmazlığı sağlayan tamamen kapalı ve eğimli olan alt bölümden oluşmuştur.

Bu sistem de su büyük eğim ile hijyen giderlere yönlendirilir. Genellikle AISI 304 kalite paslanmaz çelik malzemeden yapılır. Bu odaların bol havalandırılması rutubet açısından önemlidir.

Plastik Kaplı Zeminler,

Bu zeminler genellikle üzerinde ciddi taşımaların olmadığı ve nispeten kuru yerler için tercih edilmelidir. Uygulamada 60 x 60 cm genişliğinde vinyl karolar 2-3 mm kalınlığında kullanıldığı gibi halı şeklinde serilen türleri de vardır. Genelde tercih ettiğimiz karo şeklinde olanıdır. Çünkü lokal olarak tamiri daha kolaydır.

Genellikle mevcut bir zemin üzerine ucuz uygulama olarak tercih edildiği gibi ham şap betonu üzerine de yapıştırılır. Yapışmanın iyi olması için zemin iyice temizlenip pürüzlendirilir. Zemine yapıştırılan plakalar birbirleri ile de ısıtılarak yapıştırılır. Bunun için özel ısı ile yapışan yuvarlak conta kullanılır.

Labratuvarlar ve üzerinde çok yük olmayan ambalaj ünitelerinde kullanım bulur. Bu malzemenin süpürgelik uygulaması nispeten istenilen yuvarlaklıkta ( Coving ) ve temizlikte sonlandırılır. Hijyen paneller ile birleşimlerinde genellikle arzu edilen elastik yapıdadır. Bu yüzden çok tercih edilir ve medikal hastane uygulamalarında kendine yer bulur.

Bu malzeme kullanıldıkça üst katmanında bulunan parlaklığını yitirir , bunun için belirli sıklıkta özel cilası ile parlak görünümü geri kazandırılmalıdır.

Yükseltilmiş Döşeme ve Zeminler,

Bu zeminler özellikle sistem odalarında, elektrik odalarında, tümü ile havanın zeminden emildiği özel tartım odalarında kullanılır. Kullanım yerine bağlı olarak özel imalat yapılacağı gibi hazır ve standart ürünler de kullanılır.

Yükseltilmiş döşemeler genellikle modüler olarak üretilir ( 60 x 60 cm ) 4 cm kalınlığında preslenmiş ahşap üzeri lamine kaplı veya galvanize saç kaplı olarak da kullanılır. Binaların yangın dayanımında kalori değerleri yüksek olduğu için pek tercih edilmez. Kolay yanar ve yangını artırıcı özelliği vardır. Akustik ayak sesi önlenmesi için üst katman olarak 2-3 mm et kalınlığında plastik üst karo ile de sonlandırılır. Hijyen ortamlarda tercih edilmez.